Maraldan... Yavuz kocaman bedeninin içinde uslanmaz bir çocuk taşıyor sanki.. Adama gece bana zaman ver dedim sabah bir demet daha önce hiç görmediğim Siyah renk güllerle kapıda beklediğini mesaj attı... Sonrası nasıl oldu anlamadan O'na tamam dedim... İçindeki yaralı kız çocuğu o kadar sevilmeye muhtaç ki Yavuz'un gözlerinden içime akan sıcaklık kalbimin kafese sıkışan kuş gibi çırpınmasına sebep oluyordu zaten birde üstüne verdiği sözler duvarlarımı yıktı geçti... Umarım pişman olmam... O gün akşama kadar ayaklarım yere basmadı sanki. Ne söylenenleri anladım ne de mantıklı bir cevap verebildim. Halimi bir tek Kürşat bey anladı çünkü O'nun da benden hiç bir farkı yok.. Akşam Hilal'le bu durumu konuşurken kız onu bunu bırakta elti sayılırız artık yada Kürşatla Yavuz bacanak dedi... Ya

