3.BÖLÜM:ANNE İYİ(M)

1244 Words
Koridorda yankılanan tekerlek sesleri ile bir kaç baş sesin geldiği yöne döndü. Ufacık bir kız bütün gücünü kullanarak tekerlekli sandalyede oturan kadını itmeye çalışıyordu. Zorlandığı çok belliydi.Ama pes edeceğe de benzemiyordu.Koridordaki herkesin dikkatini çekmiş olan bu minik kız bir şeyler söylüyordu.Herkes sanki ne dediğini duyabilmek için sessizliğe gömüldü.Ve kızın naif sesi koridorda yankılandı. 'Anne iyi.Anne iyi.Anne iyi.Anne iyi'' İnsanların yüzüne acı bir hüzün oluştu.Demek sandalyede ki kadın annesiydi. Kadın kafasını olabildiğince öne doğru etmişti ve bu yüzden yüzü pek belli değildi. Bacaklarına bir battaniye örtülmüştü ve elleri de battaniyenin altındaydı.Kız yavaşça sandalyeyi itti ve insanlardan en uzak olan koltuğa oturdu. Yorulmuştu yüzünden belliydi.Göğsü hızla inip kalkıyordu.Alnında biriken teri elinin tersiyle kuruladı.Arkasına yaşlanıp gözlerini yumdu.Daha 10 yaşında olmalıydı.Ama kıyafetlerine ve hareketlerine bakılırsa otuzların sonlarına varmak üzereydi.Bütün insanların yüzünde acı bir ifade vardı.Kimisi cüzdanın para çıkarıp kıza uzattı kimisi yanında oturan çocuğuna ne kadar şanslı olduğundan bahsetti, kimisi kıza sorular sordu.Ama küçük kız hiçbirine cevap vermedi.Ne uzatılan parayı ,ne yeni yapılmış kaşarlı tostu,ne de ona sorulan soruların hiç birine cevap vermedi.Sadece yüzüne kızgın bir ifade yerleştirip insanlara ters ters baktı.Annesinin önüne geçip kafasını kaldırdı ve fısıldadı. 'Anne iyi.Anne iyi.Anne iyi.' Küçük yanakları hafifçe iki yana kıvrıldı.Annesinin saçlarını düzeltip geri eski yerine oturdu.Beş dakika sonra karşılarında duran kahverengi kapı açıldı içeriden saçları sımsıkı bir topuz yapılmış beyaz gömlek siyah etek giymiş orta yaşlı bir kadın çıktı ve elindeki kağıda baktı. 'Azra Soyay' Küçük hız öne doğru atıldı.Sanki okuldaydı ve öğretmeni bir soru sormuştu. İşaret parmağını hızla yukarı kaldırıp salladı.Koridordaki insanlar küçük kıza bakıp gülümsedi.Siyah upuzun saçları vardı ve at kuyruğu yapmıştı.Üstü başı pek yeni kıyafetlerle donanmamıştı zaten annesini hastaneye onun getirmesinden durumlarının kötü olduğu belliydi.İnsanların yürekleri sızladı. 'Biziz.' Sekreterin dikkati küçük kıza kaydı.Gözleri uzun uzun kızın üzerinde gezindi.Kıza doğru bir iki adım atıp onun önünde eğildi.Kızın başını okşayıp gülümseyerek ona baktı ama karşısında ki kız oldukça ciddi duruyordu.Hatta belki saçının okşanmasından biraz rahatsız bile olmuş olabilirdi.Sekreter eteğinin açılmamasına dikkate ederek ayağa kalkıp kızdan uzaklaştı.Boğazını temizledi.Gözleri hala karşısında duran küçük kızdaydı. 'Azra Soyay sen misin?' Küçük kız başını olumsuzca salladı.Bu sırada sandalyenin kilidini açmaya çalışıyordu.Küçük elleri sandalyenin takılı kilidini zorluyordu.Dudaklarını sıkıca birbirine bastırmış kaşlarını çatmıştı.Zorlandığı belliydi ve nefes nefes e kalmıştı.Sonunda başarmıştı. Sandalyenin bir tekerinin kilidini açmayı başarmıştı ve daha bir kilit daha vardı.Diğer kilide yönelip onu da zorladı.Yüzünde yine yanı ifade vardı.Dudaklarını sıkıca bastırmıştı zorlandığını belli eden bir ses çıkarıyordu.Onda diğer kilitte zorlandığı kadar zorlanmadı.Hafifi bir tık sesi geldiğinde gülümsedi.Koca bir adam edasında ellerini birbirine sürtüp sirkeledi. Yavaşça başını kaldırdı. 'Hayır annem.' Sekreter kafasını salladı arkasını dönüp yüksek topuklarını tıkırdatarak kapıya ilerledi  ve kapıyı sonuna kadar açtı..Küçük karnını sandalyeye yaslamış annesini itiyordu..Kız annesini olanca gücüyle itmeye başladı koridordaki herkes sessizce kızın direnişini ve mücadelesini izliyordu.Akıllarda tek bir cümle vardı;hayat herkese adil değildi.Tıpkı bu kıza da adil olmadığı gibi.Okulda olması gerekirken annesini hastaneye getirmişti bunu yapacak ondan başka kimse yok muydu da bu küçük kıza kalmıştı bu görev. 'Yardım etmemi ister misin?' Küçük kız sonunda kilidi açmayı başarmıştı gerisini de elbette hallerdi.Annesinin önüne geçip gülümsedi.Minik ellerini annesinin yüzünde dolaştırdı .Alnına yapışan saçlarını geriye attı ve başını olumsuzca salladı.Annesinin arkasına geçip bütün gücüyle onu itmeye koyuldu.Odaya girmeden önce koridorda ki herkeste gözlerini kısa süreliğine gezdirdi ve kapıyı kapattı.Sekreter masasına geçmiş bilgisayarda bir şeyler yazıyordu.Doktorsa elindeki telefondan bir şeylere bakıp gülüyordu.Sanki odada kimse yoktu .Küçük kız sandalyeyi kilitledi ve annesinin saçlarını düzgün olmasına rağmen düzeltti ve annesine doğru fısıldadı. 'Anne iyi.Anne iyi' Annesinin bacaklarımda örtülü olan battaniyeyi de düzelttikten sonra doktora döndü.Yüzünde yaşından büyük bir gülümseme vardı.Doktorun gözleri kızın üzerinde gezindi.Bu küçücük kız buraya tek başına mı gelmişti yani.Kendisinin de bu yaşlarda bir kızı vardı ve evde tabletinden başını kaldırmıyordu..Gözleri elinde tutuğu telefona kaydı.Hastaları ile ailesini karıştırmamalıydı. Derin bir nefes aldı. 'Merhaba.' Doktorun ilgisini çekmeyi başarmıştı.Elindeki telefonu bırakıp küçük kıza döndü.Doktor gözlerini ufacık kızda gezdirdi.Küçük elleri annesinin ellerini sıkı sıkı kavramış duruyordu.Doktorun yüzünde buruk bir tebessüm oluştu.Hayat ne acıydı ne yazık ki herkese adil olmuyordu hayat. 'Merhaba küçük hanım.' Küçük kız bir yetişkin edasıyla hafifçe gülümsedi.Doktor hafif öne doğru eğildi.Gözü sürekli annesinin elini tutan küçük ellerine kayıyordu.Ellerinin üzerinde çizikler vardı bir anda bu çiziklerin nereden geliğini ya da nasıl olduğunu merak etti.Bu kıza yardım etmek istiyordu fakat biliyordu ki karşısında duran bu güçlü kız yardım kabul etmeyecek kadar da cesurdu. 'Kaç yaşındasın sen?' Doktor şaşkınca karşısındaki kıza bakıyordu.Büyük ihtimalle kendi kızıyla yaşıttı. Büşra'sı onun biricik kızıydı ama babasına pek de düşkün değildi doğrusu şimdiki gençler ya da çocuklar aile hayatına biraz soğuk oluyordu.Daha çok teknoloji ile yakın oluyorlardı.Kızı içinden elinden geleni yapıyordu ama bezen yetemiyordunuz .Ne yapsanız ne etseniz de yetemiyordunuz. 'On iki' Kaşları yukarı kalktı.Tam da tahmin ettiği gibi kızı ile yanı yaştaydı.Karşısında ki kıza uzun uzun baktı. Nereden gelmişti bu küçücük haliyle nereden getirmişti annesini buraya.Ya da nasıl getirmişti.Küçücük elleri ,güçsüz çelimsiz bedeni ile tekerlekli sandalyede ki annesini nasıl getirmişti ta buralara kadar. 'Annenin buraya sen mi getirdin?' Kız başını onaylarca salladı.Kıza acıyordu ve bir insana acımak bazen ne kadar iyi olsa da bezen kötü olabiliyordu.Aslında acımak o insana merhamet duymaktı ama nedeni bilinmez günümüzde pek de hoş karşılanmıyordu. 'Tek başına mi?' Kız tekrar kafasını salladı.Tek başına nasıl getirmişti bu çocuk annesini.Kız annesinin dizlerinde duran battaniyesini düzeltti.Ellerini annesinin yüzünde gezdirdi.Annesinin kısacık kesilmiş olan saçlarını güzelce,özenle geriye taradı.Doktor ve sekreteri hayranlıkla kızı izliyorlardı.Kız ise izlendiğinden bi haber annesiyle ilgilenmeye devam ediyordu. 'Peki annenin neyi var?' Küçük kız önce annesine dönüp tebessüm etti sonra doktora döndü.Annesinin üzerindeki battaniyeyi aldı.Bacaklarının açılmamasına dikkate itti.Bu kız bu terbiyeyi bu ilgiyi nereden almıştı.Doktorun gözleri küçük  kızın annesine kaydı.Başını yana yatırmış öylece kızını izliyordu. 'Annemin bacakları tutmuyor.Fizik tedavi gördü ama taşındığımız için yarıda kaldı.' Doktor kafasını salladı.Uzun bir çubuğu eline alıp annesinin önüne geçip çömeldi.Başında dikilmiş annesinin bacaklarına örttüğü battaniyeye sıkı sıkı sarılmış kıza bakıp tebessüm etti.Sanki büyümüş de küçülmüş gibi bir ifade vardı yüzünde.Gözleri koca bir adam gibi bakıyordu.Konuşması kendisinden emin çıkıyordu oysa ki daha on iki yaşında küçük bir kızdı o.Nasıl bu kadar güçlü olabilirdi ki? Bacaklarınıza vurucam bir şeyler hissettiğinizde lütfen bana söyleyin. Küçük kız doktorun omzuna yavaşça dokundu.Küçük parmaklar doktorun omzuna iki kere vurup hızla çektiğinde doktor yavaşça kıza döndü.Kız sanki annesinden saklamak ister gibi ona doğru eğildi.Elini ağzının kenarına koydu.Gözleri çok kısa bir an annesine kaydı ardından  tekrar doktora döndü.Küçük kafasını olumsuzca salladı. 'Annem sizi duyamaz.' Doktorun gözleri büyüdü.Annesi işitme engelli miydi?Üstüne üstelik bir de işitme engelli miydi?Doktor arkasında duran sekreterine döndü.Onun da gözleri dolmuştu.Bu kızın hikayesi yürek parçalıyordu ,küçücük çocuğun omuzlarına bu kadar ağır bir yük bu yaşta nasıl binmişti?Babası falan yok muydu bu kızın,eşi,dostu,akrabası falan yok muydu bu ailenin de bütün yük bu kızın omuzlarına kalmıştı. 'İşitme engeli de mi var?' Kız başını salladı.Korkarak annesine baktı.Annesinden saklıyor olmalıydı fakat annesine biliyor olmalıydı.Küçük kız minik kalbiyle annesinin iyiliğini düşünüyordu fakat annesi bunu biliyordu ama çok şanslı bir kadındı.Ona bu kadar güzel bakan yaşını ,gücünü umursamadan onunla ilgilenen koca yürekli bir evlada sahipti. 'Peki tamam sen annene söyleyebilir misin dediklerimi.' Kız başını sallayıp annesine döndü.Kafasını kaldırıp kendisine bakmasını sağladı.önce yüzünde hafif bir tebessüm oluştu ardından elleri hareket etmeye başladı.Elleri durduğunda doktor yavaşça kadının bacaklarına vurmaya başladı.Küçük kız annesinin tepkilerini ölçebilmek adına gözlerini yüzünden ayırmıyordu.Ama annesinin yüzünde tek bir mimik bile hareket etmiyordu. 'Annenin daha önce fizik tedavi gördüğünü mu söylemiştin?' Küçük kız kendisine yöneltilen soruyla hızla kafasını salladı.Daha önce fizik tedavi görmüştü fakat doktorun şiddetli vurmaları karşısında hiç tepki göstermiyordu?Doktor yavaşça küçük kıza döndü.Annesi hiç tepki vermiyordu ve küçük kız da merakla ona bakıyordu. 'Haftaya aynı günde anneni tekrar getir ve tedavisine başlayalım.' Kız geldiğinden beri ilk defa kıkırdadı. Ellerini çenesinin altında birleştirdi gözlerini sıkıca yumdu ve fısıldadı. 'Anne iyi.'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD