Ulaş'tan... İlk acısını babasıyla yaşayan biri olarak, etrafımdaki insanları da bu çemberden seçip kendimi o çemberin ortasına bırakmıştım. Görkem ile tanıştığımda on altı yaşındaydım. Serserilikten uzak, zengin ama gösterişsiz bir hayatım vardı. Aslında ben hiç serseri olmamıştım. Yalnızca katil olmuştum. Görkem'i ilk gördüğümde Batak'a yakın bir ara sokakta iki kişiyle dalaşıyordu. O zamanlar ilk kez amcamın mekanına gidecektim. Yanımda Taner dışında kimse yoktu. Görkem'i kavga ederken görünce ayırmak istemiş, Taner ile birlikte üçünün arasına dalmıştık. O gün bir kardeşe sahip olmuştum. Kavga bittikten sonra benim tişörtümün sırtı yırtılmış, Taner'in ise kaşı patlamıştı. Belki de Batak'a gitmemem için bir işaretti ve ben o işareti takip edip Batak'a gitmedim. Akşama kadar üçümüz birlik

