Gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı güzel olan gökyüzüne dalıp gitmiştim. Geceleri dolunay çıktığında çok mutlu olurdum. O kadar güzeldi ki. Odamdaki pencere büyük olduğu için ay ışığı o kadar güzel yansıyordu ki yüzüme daha fazla dayanamadım ve mışıl mışıl uyuyan Umuta bakıp yerimden kalktım. Aradan dakikalar belki de bir yarım saat geçmesine rağmen gözüme gram uyku girmemişti. Umut hemen uyumuştu. Uykusu vardı tabi çocuğun. Gece gece benimle uğraşmak zorunda kalmıştı. Dediğine göre bağırışlarıma uyanıp gelmiş yanıma. Sürekli "Hayır hayır!"diye bağırıp duruyormuşum. Oda kabus gördüğümü anlayıp beni kaldırmış. Rüyam oldukça saçmaydı zaten. Yok baloya gidiyorum, yok Umut durup dururken benden nefret ettiğini söylüyordu. İşin komikliği buradaydı aslında. Pek bağdaşmıyordu zaten şu an ki halimi

