TELEFON

2890 Words

BEKTAŞ: Çalışmak artık hiçbir sorunu çözmüyordu; ne neşterin keskinliği içimdeki düğümü çözebiliyor ne de ameliyathane ışıklarının o acımasız parlaklığı zihnimin karanlığını dağıtabiliyordu. O gittiğinden beri hastanede girmediğim ameliyat, el atmadığım vaka kalmamıştı; sanki kendimi yorgunluktan tükenmenin eşiğine sürüklersem düşünmemeyi başaracakmışım gibi, her gün biraz daha fazla yükleniyor, her gün biraz daha geç çıkmanın bahanesini yaratıyordum. Eve gitmemek için bulduğum her yol, ertesi gün daha ağır bir sonuca dönüşüyordu ve ben bu kaçışın içinde yoruldukça yoruluyordum. Onu özlemekten, pişmanlıklarımla boğuşmaktan, kendi kendime kurduğum mahkemede her gün yeniden yargılanmaktan tükenmiştim; dilime dolanan o tek kelime, “Keşke,” geceleri yastığıma, gündüzleri duvarlara çarpa çarpa

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD