MARAL: Uygar hoca bahçeye gelip beni çağırdığında aklıma Bektaş asla gelmemişti. Hocanın yanına gittim. Aklımda sadece dersler vardı. Uygar hoca her zamanki efendi gülümsemesiyle bana bakıyordu. Saatini kontrol etti, bana bakıp: "Seninle konuşmayı çok isteyen biri var Maral, şu anda heyecanla beklediğine eminim. Konuşmak ister misin?" İstemez miydim hiç. Onu yatakta uykunun koynunda bırakıp çıktığım günden beri sanki kanım damarlarımda hiç akmamıştı. İçimde bitiremediğim savaşların kurbanıydık ikimiz de. Kendimi bir kenara koydum Bektaş'tan neyin intikamını aldığımı bilmiyordum. Evet Bektaş da beni çok kırmıştı. Ona duyduğum akıl almaz sevgi bu kırıkları görmemi engelliyordu ama o gün bütün yaralarım açıktaydı. Herkesi birbirinin aynısı olarak görüyordum daha da acısı artık insanların y

