Şahidim, kocam olacak

1298 Words
ATEŞ Birden telefonum çaldı. Arayan konağın korumasıydı. Önemli olmasa aramayacağını bilir. Hemen açtım, anam feryat edip korumanın silahını kapmış. Yaren'in yanına gider, belli vuracak. Siktir, ben bilmez miyim o kahpeyi vurmayı. Arabaya atladığım gibi vardım konağa. Girmez olaydım, anamın anlattıklarını duyduğumda artık ben, ben değildim. Lan kızımın odasına adam almış. Birde tehdit etmiş kızımı kardeşin ölür diye. Yaren'i nasıl yere çarptım farkında değilim. Ağzından kan geliyordu. Tuttum saçlarından o an eli karnına gitti. Bıraktım, fırlatmamak için kendimi zor tuttum. Adem geldi yanıma "Ağam Güven'i getirdiler. Ağalarda gelmeye başladı, napalım?" dedi. Ben "Atın" dedim. Elime alsam sağ bırakmam. Tüm aşiret ağaları toplanmıştı. Adar Ağa, ağaları tehdit etmiş, içi rahat. Tüm dostlarım yanımda sanır şerefsiz. Düşman görünen dostlarımda vardır. Oğlunu sürgün ettirmeye çalışıyor. Ben de oyununu oynamaya karar verdim. Onlara öyle bir ceza verecektim ki, Taşkınlar 7 cihana rezil olacaktı. İstediğim gibi de oldu. Sürgün lafı geçtiği an "Siz ne dersiniz, namusuma göz dikti o köpek. Cezası ölümdür" dedim. Şehmuz Ağa "Haklısın Ateş Ağa cezası ölümdür. Ama unutma karın hamiledir. Güven'e verilecek ceza ona da verilecek. Sen evladının ölmesini mi istersin" dedi. Adar, şerefsizi sırıtıyordu. Oyununu bilmediğimi sanır. Biraz daha zorlamaya karar verdim. İstediğimi almak için onları daha da zorlamam lazımdı. Başka çareleri kalmamalı, kararıma uymak zorunda kalmalılar. "Ne bebeği dersiniz, bebek benim değildir. Adar Ağa'nın torunudur" dedim. Adar Ağa birden hiddetlendi, bunu beklemiyordu işte "Yalan söylüyorsun, öyle bir kahpe benim torunumu doğuramaz" dedi. Aslan Ağa "Ateş Ağa emin olmasa böyle birşey söylemez" dedi. Ben "Doğru dersin Aslan Ağa. Hastane de test yaptırdım. Benim değil. Hakları ölümdür" diye bastırdım. Kazım Ağa "Öyle bilem olsa orta da bebe vardır. Gebe kadını öldüremeyiz, töreye uymaz. Sürgün edilsinler" diretmeye devam etti. Çoğunluk sürgünden yanaydı. İyice keyiflendim, ama belli etmedim. Adar Ağa gözümün içine bakıyor. Kazandım diye bas bas bağırıyor şerefsiz. Sen görüceksin birazdan Ateş Kadim'in kim olduğunu. Elimi havaya kaldırdım "Yaren hamiledir, o zaman kararı töreye göre verelim. Töremiz ne der ağalar? Kız gebeyse, karar nikahtır der" dedim. Herkesin gözleri açıldı. Babam bana ne edersin oğul diye bakarken, onu susturdum gözlerimle. Adar Ağa "Ben o namusuzu gelinim diye almam, töbe almam" dedi. Hasan Ağa "Yaren senin nikahlı karındır, karını başka ada..." elimi kaldırıp sözünü kestim Hasan Ağa'nın. Elimi cebime sokup "O gün boşadım Yaren'i. Bu da boşanma kağıdıdır. Hem dinen, hem de resmen Yaren benim karım değildir" dedim. Adar Ağa diyecek söz bulamadı. Oğlunu kurtarmak istiyorsa, alacaktı o kahpeyi gelinim diye. Tüm ağalar ne diyeceklerini bilemez hale geldiler. Kazım Ağa "Sen dersin, dersin ama bakalım Dağlılar ne der. Karın namussuzluk yaptıysa da onların soyudur. Onlar olmadan karar verilemez" dedi. Ben "Dedemle de dayımla da konuştum. Bizim Yaren diye kızımız yok, karar senindir dediler. Onlarda Yaren'in ölmesini isterler, ama siz karşı çıkarsınız ağalar. Şimdi siz söyleyin bakalım nikah mı olacak, yoksa cenaze mi" dedim. Adar Ağa "Çocuk senin değilse, oğlumun mu olur? Kimbilir kimlerin altına yattı orospu kar..." dediği gibi yerimden kalktım. Adar denen şerefsizin boğazına sarıldım. Kollarımdan tutup, elimden almaya çalıştılar ama nafile. Öldürücem, sadece Güven denen soysuzu değil, tüm Taşkın aşiretini. Elimden zor da olsa aldılar. Belimden silahı çektim, babam elimi tuttu "Naparsın oğul" dedi. Artık sinirden delirmiş durumdaydım. Ya oğlu ölecekti, ya da o namussuzu nikahına alacaktı. Ömür boyu o kahpenin namussuzluğuyla yaşayacak. Her kafasını çevirdiğinde şimdi kimin koynuna girmeye çalışıyor diye düşünecekti. Bebek işine gelmiştir kesin. Ne de olsa oğlu yok, oğlansa soyu olur. Ama bir kahpeden. "Sizde söyleyin söylücenizi artık, ya cenaze ya nikah. Yoksa ağa mağa dinlemem kanınö dökerim şerefsizin" dedi. ................. Bir yanda Berivan hanımağa dövünüp duruyordu "Bir yosma yüzünden oğlum, Güven'im yandı. Ne yaptın oğul, değer miydi bir kahpe için" diye ağıt yakıyordu. Diğer yanda ise gelini Alaca iki yanında 2 kızı feryat ediyordu "Güven, Güven. Bu muydu bana reva gördüğün? Bizi düşünmedin, kızlarını da mı düşünmedin? Bir fahişeye kurban ettin bizi. Allah'ınızdan bulun, çocuklarımı babalarından ettin. Sen de yan Yaren, gün yüzü görme, cehennem kuyularında can ver emi. Gitti, gitti. Bir fahişeye kurban edecekler kocamı" diye beddua ediyordu. Yukarıda bir hareket başladı. Ağaların odasının kapısı açıldı. Koruma koşarak aşağıya indi. Herkes anladı, karar verildi. Korumalar Güven Ağa ve Yaren'i avluya getirdi. Ağalar aşağıya inmeye başladı. Berivan hanımağa kocasının önüne durdu hemen "Söyle hele oğluma, oğluma ne olacak ağam" dedi. Adar Ağa gelinine baktı, gözlerini kapattı "Güven ve Yaren nikahlanacaklar" dedi. Berivan hanımağa "Ne dersin sen ağam? Bu orospuyu nasıl gelin diye alırız" dedi. Adar Ağa gelinine döndü "Alaca kumayı kabul etmezsen, kocan ölür. Çaremiz yok, kuma alıcaz" dedi. Alaca halen sessiz duruyordu, birden gülmeye başladı. Öyle bir gülme ki, herkes ona bakıyordu. Avluya getirilen Güven karısına bakıyordu. Alaca'yı hiç böyle görmemişti. Karısı kahkaha atıyordu, hem de ne kahkaha. Alaca "Güven, Güven o kahpeyi koynuna aldığın yetmedi, bir de kuma mı yapacaktın bana. Sana 2 evlat verdim, bu muydu karşılığı" dedi. Alaca birden yerinden fırladı. Yaren'i saçından yakaladı. Korumalar onu durdurmaya çalışıyordu. Ama nafile Alaca "Çekilin dokunmayın bana. Öldürücem, kendi ellerimle öldürücem orospuyu. Bırakınnn" diye feryat ediyordu. Alaca yere çöktü, dizlerini dövmeye başladı. Berivan hanımağa, gelinin yanına geldi "Çare yoktur bûke. Oğlumu bir yosmaya kurban etmem. Yaren kuma gelecek" dedi. Alaca halen gülüyordu "Ya kocam ölücek ya da kuma gelecek. Gelsin ana gelsin. Kocam için kumaya da razı olurum. Ama bilin ki, gün yüzü göstermem. Kocamın altına yattığın güne lanet edeceksin. O konaktan ölün çıkacak Yaren. Sana yemin olsun, duysun tüm Mardin duysun. O konaktan senin cenazeni kendi ellerimle çıkarıcam. Duy, duy Mardin duy" diye feryat figan etti. ATEŞ Karar verildiğine göre nikaha geçebiliz. Öfkem, öfkem dinmese de Alaca'ya üzüldüm. Hiçbir kadın böyle birşeyi haketmez. Ama yapılacak başka birşey yoktu. Kocası ölümü haketmişti. Kararı önceden bildiğimden imamı hazır etmiştim. Yaren kararı duyunca yüzüme şaşkınlıkla baktı. Böyle bir karar beklemiyordu. Alaca'nın saldırmalarına bile karşılık veremedi. Sadece gözlerimin içine baktı. Kende gözlerimle görmesem, suçsuz olduğuna inanacam. Sadece ben değil, kızım bile görmüş. Bir de tehdit etmiş kızımı. Cezasını çekecek, Taşkın Konağı ona cehennem olacak. Nikah için abdest aldılar. İmam efendi Yaren'e ne nehir istersin diye sorunca Adar Ağa "Ne mehri be adam. Bi de bu kahpeye mehir mi edecez? Sağ kaldığına şükretsin" dedi. Yaren sessizce "Mehir istemem" dedi. İmam efendi "Şahitler otursun" dedi. Yaren "Şahidim Ateş Ağa'dır. Madem beni boşadı, evleneceksin dedi, madem ki bana inanmaz, o halde şahidim de kendisi olsun" dedi. Buna ben bile şaşırdım, beklemiyordum. Acaba yanlış yapıyor olabilir miyim, suçsuz olabilir mi dediği gibi. Ama artık geri dönüş yok. Ben de oturdum, şahit olacaktım. Verdiğim karar doğruydu, hata yapmadım. Oturdum, imam efendi 3 kere "Sen Yahya kızı Yaren, Adar oğlu Güven'i kocalığa kabul ettin mi" dedi. Yaren de 3 kere "Ediyorum" dedi. İmam efendi bu sefer de Güven döndü ve 3 kere "Sen Adar oğlu Güven, Yahya kızı Yaren'i karılığa kabul eder misin" dedi. Güven de 3 kere "Ediyorum" dedi. Dualar edildi ve nikah bitti. Nikahtan sonra Güven'e döndüm "Al şimdi orospu karını da defolun konağımdan" dedim. Üzerime yürüyeceği sırada Adar Ağa tuttu oğlunu "Artık senin karın değil, benim karım Yaren. Sözlerine dikkat et" dedi Güven. Ben "Alışacaksın, bu sözlere alışacaksın. Nasıl siz benim namusumu dile düşürdünüz. Şimdi de bunları duymayı sindireceksin Güven Taşkın" dedim. Herkes gidince anam yanıma geldi "Ne ettin oğul, namussuzluk etse de karındır. Çekip vurmalıydın, neden nikah diye direttin" dedi. Ben "Ben de bilirim haklarının ne olduğunu. Ama Adar denen şerefsiz ağalarla konuşmuş. Hepsini sürgüne ikna etmiş. Sürgünden birkaç yıl sonra da soyumun büyüğüdür, yerime geçmelidir diye geri getirecekti. Yaptığını ödemesi gerekliydi" dedim. Babam "Adar, sinsidir. Kimbilir haklarında neler bilir ki, sürgüne mecbur ettirdi ağaları" dedi. Anam " Boyları devrilsin hepsinin. Namussuzluklarını bilmezler, halen iş çevirme derdindeler" dedi. Kardeşim Destan "İyi yaptın abi. Şimdi tüm Mardin namus gelinlerini konuşacak. Birine baksa, durmaz öldürürler dayaktan onu" dedi. Haklıydı, affetmezlerdi. Yaren asıl cezasını şimdi çekecekti. Giderken Yaren bana döndü "Bu yaptığını unutma Ateş Ağa. Suçsuzluğumu elbet anlayacaksın, ama artık çok geç olacak. Kapımda yalvaracaksın, ama be fayda. Seni ömrüm boyunca affetmeyeceğim. İki cihanda da elim yakanda olacak" diye bağırıyordu, kaynanası kolundan sürüklerken.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD