Arzu sabah uyandığında yataktan kalkıp pofuduk terliklerini ayağına giydi. Sonbahar mevsimi biraz sert gelmişti. Üzerindeki uzun kollu pijamasına rağmen gece battaniyeye sarılıp uyumuştu ama kocası kendisinin aksine üstünde baksırla, örtüsüz uyuyordu ve buna rağmen vücudu sıcaktı. Kolay uyandığını bildiğinden parmak uçlarında yürüyüp odadan çıktı. Banyoya girdiğinde yüzünü yıkayıp birbirine karışmış saç tutamlarını toparladı. Mutfağa girdiğinde aynı sessizlikte kapıyı kapattı. Çay suyunu ocağa koyup altını yaktıktan sonra kahvaltı için buzlukta sakladığı böreklerden çıkarıp üzerine yumurta sürerek fırına attı. Kızartmak için patates soyarken aklı yine geçen aylardaydı. Babası affetmemişti ama annesi ve kardeşiyle gizlice görüşüyordu. Selim’in ailesi de aynıydı sadece arada Burcu gizli b

