bc

İNTİKAM(ücretsiz,+18)

book_age18+
60
FOLLOW
1.0K
READ
dark
love-triangle
reincarnation/transmigration
family
fated
opposites attract
friends to lovers
sporty
mafia
heir/heiress
drama
kicking
scary
detective
city
pack
magical world
cheating
childhood crush
disappearance
rejected
secrets
dystopian
poor to rich
war
assistant
like
intro-logo
Blurb

İntikam" kitabı, geçmişinde derin yaralar taşıyan bir karakterin adaletle intikam arasında sıkışmış hayatını anlatıyor. Güçlü görünmeye çalışan ama içinde fırtınalar kopan bu karakter, sevgiye ve güvene olan inancını yitirirken, bir gün hiç beklemediği birinin hayatına girmesiyle her şey değişir. Hem kendiyle hem de karanlık geçmişiyle yüzleşirken, içindeki öfkeyle baş etmeye çalışır. Bu, sadece bir intikam hikayesi değil; aynı zamanda kaybolmuş duyguların, yaralı kalplerin ve ikinci bir şansın romanı."

chap-preview
Free preview
1.Bölüm:Gizemli saldırı
Selamlar hepinize bölümde ufak degişiklikler yaptım ve bu bölüm biraz kısa asıl olaylar ilerleyen zamanlarda başlıyacsk biz daha olaysız kısımlardayız. Eğer şans verip bu yolda yanımda olursanız diğer bölümleri çok seveceğinize eminim. Kitapla ilgili bilgilere ulaşmak için İstagram hesabım nazli_yazarrr iyi okumalar diler yorumlarınızı beklerim. 🥰🥰 "GİZEMLİ SALDIRI" Her gün olduğu gibi bugünde çok enerjiğim ve mutluyum. Çünkü gün geçtikçe ben bu polis okulunda aldığım eğitimler sayesinde güçleniyordum. Güçlenmek benim için çok önemliydi.Bir hedefim,bir amacım vardı ve eğer o amacıma ulaşmak istiyorsam güç ve akıl benim için çok önemliydi. Egitim bittikten sonra telefonumu almak için odama çıktım.Odam bütün okulun oldugu gibi açık renklerdeydi,tıpkı süt gibi bembeyaz boydan bir ayna vardı, beyaz perde, beyaz dolap,beyaz makyaj masası bütün eşyalar beyazdı. Tam odadan çıkacakken kapının açılmasıyla içeri irem girdi.Güneş gibi parlayan sarı saçları, kömür gibi kara gözleri, ince belli,kısa boylu biriydi. "Günaydın"dedi herzamanki gibi güler yüzle.Benim aksime hep gülerdi İrem. Bagzıları acılarını gülerek atlatmaya o acıları görmemeye çalışarak hayata tutunurdu irem de öyleydi. Ama İrem her ne kadar mutlu ve güçlü durmaya çalışsada hep çocuk ruhlu ve çok korkak bir kızıdı. "Günaydın bişey söylemeyeceksen ben gidiyorum"dedim İrem'in kara gözlerine bakarken. İrem burada en yakın olduğum üç arkadaşımdan biriydi.İrem benden bir sene sonra bu polis okuluna geldi. "Birşey demiyeceğim bugün koşuya gitmezsen olurmu hava çok güzel dışarda otururuz" Sıkkınlıkla nefes verdim. "İrem sende gayet iyi biliyosun gerekmedikçe koşuyu aksatmadıgımı o yüzden yorma kendini hadi ben kaçtım" Odanın kapısını açıp çıktıgımda düşündüm. Ben böyle biriydim az konuşan ve çabuk sinirlenen. Her sabah bir saat silah eğitimi alır sonrada koşu yapmaya giderdim.Düzenimi bozmam bana göre değildi. Bu okulda kendimizi korumayı ve disiplini ögreniyoduk.Okulun agaçlarla dolu bahçesinden çıkıp sahile indigimde kulaklıgımı takıp şarkı dinleyerek koşmaya başladım. Hayat bazılarımız için korunmayı ve erkenden büyümeyi gerektiriyodu. koşu yaparken herşey aynıydı.Ne zaman koşuya çıksam onbeş onaltı yaşlarında bi kız hep aynı bankta oturur denizi seyreder hiç birşey yapmadan, benle aynı yaşta olduğunu düşündügüm kızda tıpkı benim gibi hergün koşuya gelirdi. Kısaca herşey aynıydı ama tek bi fark vardı oda küçük bi kız çocugu denizin kenarında aglıyodu. Benim küçüklüğüme çok benziyodu. Bir süre onu izledim ve dayanamayıp yanına gittim.Omzuna dokundum. Geldiğimi fark etmiş olacak ki korkamdı. "Neden aglıyosun?" Cevap vermedi. Ağlamaktan yanakları ve burnu kızarmıştı. "Konuşmazsan sorunun çözülmez derdini anlatmayan derman bulamaz" Kahverengi gözlerini bana çevirdi ve eliyle denizi gösterdi. "Bilekligim denize düştü almaya çalıştım alamadım annem vermişti onu bana" dedi aglayarak. "Üzülme annen sana yenisini alır bu kadar ağlamana değmez"dedim denizdeki gemilere göz gezdirirken. "Annem bana alamazki"dedi düşünceli bir ses tonuyla. "Neden?"dedim çocuga bakarak. "Benim annem cennete gitti ordan buraya gelemiyo ki yani bana alamaz ne yapacağım ben şimdi babam bana kızcak" "Benimde annem cenette hem onlar orda çok mutludur hem baban sana kızmaz ki korkma" dedim gözyaşlarını silerken. "Gerçekten kızmazmı?" dedi yüzünde küçük bir tebüssüm oluştu. "Yok kızmaz babalar kızlarına kıyamaz" dedim içimdeki buruk ifadeyle. "Kızım Asmin ne yapıyorsun burada çok korktum başına bişey geldi diye" dedi bize doğru gelen adam. Ben ayağa kalktım kızı ve babasını orada bırakarak oradan uzaklaştım. Herzamankinden daha hızlı koşuyodum. Hızlı bi şekilde okulun kapısının önünde bulduğumda kendimi nefes nefeseydim.Önce okulun bahçesine sonra okulun içene girdim. Kalbim herzamankinden çok daha hızlı atıyodu.O küçük kızı düşündükce kalbim agrıyodu.Asansörün olduğu yere doğru ilerlemeye başladım. Koridorda açık maviydi. Hiç anlamıyorum bu okulun her yerini neden farklı renklere boyadıklarını. Asansörün önünde durdum ve gelmesini beklerken omzumda hissettiğim ele doğru döndüm. "Günaydın güzellik" Buda Tarıktı. Benden iki hafta sonra gelmişti. Tabi bide emir vardı emir benden iki gün önce gelmişti. Herkes buraya ilk geldiğinde bi gurup seçmişti. Bizde sırasıyla tarık, ben, emir ve irem bi gurup oluşturmuştuk. "Sanada günaydın tarık" dedim gülümsemeye çalışarak.Tarık benden uzun olduğu için biraz kafamı kaldırmam gerekti tabi. Asansör kısa zamanda geldi ve bindik. Sadece ben ve tarık vardı asansörde. "Yine koşudanmı geliyosun?" "Evet" "Hiç yorulmuyomusun burada en çok eğitimi sen alıyosun" "Hayır yorulmuyorum" "Neden bukadar hırslısın hiç anlamadım" "Bilmem" En sevdiğim insanlara bile onları sevdiğimi beli edemiyodum. Şu hayatta en çok korktuğum şey sevdiğim insanların benden yine gitmesi annem gibi. Kendimi onlardan uzak tutmaya çalışıyorum çünkü ilerde olacak şeylerden sonra benim yüzümden başlarına bişey gelmesini istemiyorum. incegimiz kata geldik. Ben ondan önce indim ve direk odama girdim. Odama girer girmez kendimi ılık suyun altına attım. Ancak güzel bir duş yorgunluğumu alabilirdi. Duştan sonra altıma siyah dar bir tayt üstüme beyaz bol bi tişört geçirdim. Sarı Saçlarımı özenle tarayıp ördüm. Daha sonra kahvaltıya inmek için odamdan telefonumu ve odamın anahtarını alıp çıktım. Asansöre binmek yerine merdivenleri kullanarak aşağa giriş katına indim. Okulun her yeri çok güzeldi ama girişte duran farkı tablolar ayrı güzeldi.Hepsi bu okulun ögrencilerimiz yaptıgı tablolardı. Oradan yemek haneye girip kendime sevdiğim şeylerden aldım ve yanına herzamanki gibi kahvemide aldım. Yemek hane çok büyüktü ve belirli saatleri vardı.Yemekhanenin duvarlarında bir sürü tablo vardı.Bizimkiler herzamanki gibi yine cam kenarındaki masaya oturmuşlar. Bizimkilerin olduğu masaya ilerledim. Ben elimdeki tabagı ve bardagı masanın üzerine bıraktıktan sonra sandalyemi çekip oturdum. "Günaydın gece" "Günaydın emir" "Saçların çok güzel olmuş benimkini de örermisin gece" "İrem abartma normal örgü işte"İrem ben ne giysem saçıma ne model yapsam severdi. "Tamam normal veya değil banada örermisin" "Hayır irem öremem git kendin ör"dedim tabağımdakileri yemeye başlarken. "Susunda kahvaltınızı yapın başım şişti be sabah sabah" "Ay Tarık asıl sen sus" "İrem Tarık ikinizde susun" dedim sesimi biraz yükselterek. "Tamam ben susarım ama Tarı-" "İrem ortalığı karıştırma Gece'yi sinirlendirme kahvaltını bitir" dedi Emir'de sert bi sesle. Kahvaltımıza devam ederken İrem dayanamayıp konuşmaya başladı yine. "Kahvaltıdan sonra biraz dışarı çıkalım mı? Hem biraz alışveriş yaparız ben bayağıdır alışveriş yapmıyorum." "Tamam gidelim" dediğimde hepsi şaşırmış gözlerle bana bakıyordu. İrem elini anlıma koydu. "Ateşide yok nasıl tek seferde kabul etti?"dedi düşünceli bir sesle. "Bilmiyorum belki kafasına taş falan düşmüştür çok şaşkınım"dedi Emir. Tarık benden önce davranıp konuşmaya başladı. "Üff kabul etti işte susmazsanız şimdi gelmeyecek"dedi ve haklıydıda biraz daha böyle konuşurlarsa gitmiycektim. Ama verdikleri tepkiler de normaldi aslında. Çünkü ben herşeyi tek seferde kabul eden biri degilim. Hatta çoğu zaman kendi istediğimi yaparım onların dediğini değil.Bu tepkileri bu yüzdendi. Kafamı tabagımdan kaldırarak onlara baktım. "Tarık haklı uzatmayın kahvaltınızı yapın çıkalım, biraz daha konuşursanız gitmeyeceğim" "Tamam ben zaten doymuştum gidip hazırlanayım sonra çıkarız.Siz beni burada bekleyin" dedi ve telefonunu ve çantasını alarak masadan uzaklaştı ve yemekhanenin kapından çıkıp gitti. Ben hala kahvaltı yapıyodum. On beş yirmi dakika sonra irem çıktıgı kapıdan geri içeri girdi ve hızlı adımlarla yanımıza geldi. "Hadi gidelim ben hazırım"Saçlarını at kuyruğu yapmış. Hafif bir makyaj, siyah bir mini bir elbise giymiş. Altına ise hafif beyaz bir topuklu ayakkabı giymişti. Her zamanki gibi harika görünüyordu. Güzeller güzelim benim. "Tamam gidelim hadi beyler" dedim ve sandalyeden kalktım. Okulun merdivenlerinden tam inecekken "Gece nereye gidiyosun?" diye bi ses duydum arkamdan ve bu ses eğitmenimin yani çağrı hocanın sesiydi. Çagrı hoca bir doksan boylarında hafif kaslı fit bir vücuda sahip, düz siyah saçllı yeşil gözlüydü. Çagrı hocada benim gibiydi. Tek farak o bana göre daha fazla konuşurdu.Yüzümü sesin geldiği tarafa doğru çevirdim ve evet oydu sesin sahibi.Aramızda dört beş adım vardı ve aramızda bir adım mesafe kalana kadar bana doğru ilerledi. Tam bi adım kaldı ve durdu. "Arkadaşlarımla dışarı çıkçaz hocam" "Gece hiçbir yere gidemezsiniz bundan sonra eğitmenlerinizden izin almadan dışarı çıkmak yasak. Şimdi Gece sen benimle geliyosun sizde odanıza gidin" dedi benim gözlerime bakarken. Onlar odalarına giderken Çagrı hoca tekrar konuşmaya başladı. "Gece beni takip et"dedi ve yürümeye başladı. Biraz ilerledikten sonra durdu. Kapıyı açtı. İçeri girdi ve kapının önünde benimde girmemi bekledi ben içeri girince kapıyı kapattı. İçeride bir tane siyah koltuk küçük bi cam bi duvarı komple kaplayan birsürü kitabın olduğu kitaplık vardı bu odada. Egitmenim koltuğa oturdu ve ve eliyle benimde oturmamı söyledi. Ben rahatça yanına oturdum. "Gece neden dışarı çıkamadıgını merak ediyosun biliyorum.Dışarısı bu aralar güvenli değil sana sadece bu kadarını söyleyebilirim. Sen hariç herkesin okuldan çıkması yasak sende korumalarla çıkçaksın" "Neden ben çıkabiliyorum" "Çünkü burada en inatçı ve genelde kuralara uymayıp kendi kurallarını yaratan tek kişi sensin.Senin dışarı çıkmanı yasaklarsak dışarı çıkmıycagın varsada sırf kendi bildiğini yapmak için çıkarsın ve bu çok tehlikeli olur" Beni çok iyi tanıyodu. Neye sinirlenecegimi, neye karar vereceğimi, neyi yapmıycagımı,ne kadar inatçı olduğumu kimsenin bilmediği yükseklik korkumu bunların hepsini biliyodu. "Tamam başka diyecek birşeyiniz yoksa ben gidiyim" "Yok çıkabilirsin" dedi ve ben odadan çıktım. Onun beni tanıdıgı gibi bende onu tanıyodum. Çagrı hoca dışarıdan sert biri ama içi yumuşacıcık yanlız kalmayı sevmeyen, yeri geldiğinde çok komik, yeri geldiğinde çok sert, yeri geldiğinde çok acımasız, bazen çok konuşan, bazen nerdeyse hiç konuşmayan çok zeki biri. Ben asansörün oldugu tarafa gittim yine. Asansörün gelmesini bekledim. Asansör gelince bindim ve kendi katıma gelince asansörden indim. Odamın kapısını açıp içeri girdim. Bizimkilerin hepsi burada toplanmışlar oturuyolar. Ben odaya girdim yatagımın üzerine oturdum. "Çagrı hoca sana ne dedi" "Biz niye dışarı çıkarken egitmenlerimizden izin alcaz" "Üf alışveriş yapamadık" "Ay yeter susun artık, gidin odamdan" dedim ve camı açmak için cama giderken bi silah sesi duydum ve silah sesinin ardından hemen yanımdan geçip aynamı paramparça eden mermiyi gördüm hemen yatagımın yanına saklanıp belimden silahımı çıkardım. Ateş etmeye başladım zaten benim gördügüm iki kişi vardı ve ben o iki kişiyi vurdum. Diyerlerinin silahları yanlarında değildi o yüzden onlar sadece saklandı. Kısa bi zaman sonra silah sesleri kesildi. Ve odanın kapısı, açıldı içeri giren egitmenimden başkası değildi. Gözleriyle baştan aşaga iyi olup olmadıgım baktı iyi oldugumu anlayınca diğerlerine de baktı. "Kimdi bunlar, buraya nasıl saldırdılar bir sürü koruma var hiçmi fark etmediler, neden saldırdılar?" Kafamda bir sürü soru vardı. "Bende bu soruladın cevaplarını merak ediyorum ögreniriz birazdan" dedi ve odadan çıktı. İrem biraz korkmuş gibiydi Emir gidip İreme sarıldı. "Korkma bişey yok biz yanındayız" "Tamam korkmam" dedi Emir'den ayrılırken. Ben odadan çıkıpaşağa eğitmenimin yanına gidecektim. ❤❤❤ Kitabı beğendiniz mi beğenmediniz mi bilmiyorum. Umarım beyenmişsinizdir. Hatalarım, eksiklerim vardır elbette ama kimse ilk yazdıgında çok güzel yazamaz. Ben bi şans verin derim:)

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MAFYA : MÜPTELA

read
12.7K
bc

Sessiz Sınır

read
13.7K
bc

Kod adı :Buz

read
6.8K
bc

KARANLIK ATEŞ

read
25.7K
bc

MİLYONER BEBEK

read
46.5K
bc

ARAF ~ KAYBOLUŞ

read
1.8K
bc

BULMACA +18

read
20.5K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook