(Çağrı'nın anlatımıyla)
Sevdiğin birinin üzülmesi çok kötü.
Ben birini seversem onu üzmem, zarar gelmesine izin vermem. Ama benim yüzümden
Gece'ye zarar geldi. Babası Gece'ye zarar vermek için geri geldi ve ben onu bulamıyorum.
Ama artık Gece'yi yanımdan ayırmıycam.
Belki bu sefer korurum...
Gece'nin babasını bulunca öldürücem o adi adamı.
"Gece" dedim gözlerim Gece'nin yüzünde gezerken. Gözünü açtı.
"Gece uyandı"
İrem Gece hastanede yattığından beri ilk defa gülümsüyordu bizim gibi.
Hepimiz Gece'nin sedyesinin yanında öylece ona bakıyorduk. İçeri doktor girdi. Gece bu sırada etrafa bakıyordu. Tepki vermiyordu.
Doktor"Aa Gece Hanım uyanmış"dedi şaşkındı.
"Evet uyandı" dedim gülümseyerek.
"Siz dışarı çıkın ben Gece Hanımı konturol ediyim"
"Tamam çocuklar hadi dışarı çıkalım"
Sözüm bittiği an hepsi kapıyı açıp çıktı en sonda ben çıktım.
Yarım saat oldu. Biz Gece'nin odasının tam karşısındaki koltuklarda oturup doktoru bekliyorduk. Hastanenin her yeri aynı. Her yerde mavi oturaklar var.
Duvarların rengi krem.
Kapı açıldı. Doktor odadan çıktı.
"Gece nasıl?"
"Görebilirmiyiz?"
"Ne zaman çıkcak hastaneden?"
"Bi sakın olun ve dinleyin Gece iyi görebilirsiniz ama Gece bağzı şeyleri hatırlıyor ama bağzı şeyleri hatırlamıyor neden olduğunu bilmiyoruz ama zamanla hatırlar merak etmeyin"
"Ne?"
"Bizi hatırlamıyormu?"dedi İrem gülen yüzü eski halini alırken.
"Malesef hatırlamıyor istediğiniz zaman çıka bilirsiniz durumu gayet iyi"dedi ve doktor gitti.
"İrem, Tarık gelin biz Gece'nin yanına gidelim"
İrem'ler cevap vermeden Emir'in peşine takıldı.
Mert ve biz karşılıklı otururuyoruz.Emir'ler kısa bir süre içeride durdu. Kapı açıldı İrem gözleri dolu bir şekilde odadan çıktı arkasındanda Emir'ler çıktı.
"İrem ne oldu iyimisin?"Cevap vermedi.
"Gece siz benim kardeşim değilsiniz benim kardeşim yok ki benim annem ve babam var sadece dedi"
Emir de anlatırken canı yanıyordu.
Her şeyi unutmuş ama annesini babasını unutamamış...
"Tamam hatırlamıyor sonuçta her şeyi hatırlıycak üzülme" Dedim kapının yanında sağında Emir, solundaTarık duruyordu İrem'in bende tam karşısında.
Gece'nin odasına girdim. Sedyede oturmuş öyle sağ sola bakıyordu. Yanındaki sandalyeye oturdum.
"Gece iyimisin?"
"İyiyim sen kimsin?"
"İyi olmana sevindim ben Çağrı"
"Eee yani kimsin?"
"Eğitmeninim"
"Eğitmen ne be"
"Annem ve babam nerde?"
"Gece senin annen sen küçükken öldü"
"Ne ne ölmesi annem beni bırakmaz ki" İnanmak istemiyordu.
"Gece malesef öldü"
Gözleri doldu.
Bacaklarını karnına doğru çekip ellerini bacaklarının üstüne koydu. Kafasını iki yan sallıyordu.
"Babam peki o nerde gitmedi demi o?"kapı açıldı.
"Gitmedim kızım ben hep buradayım"
Sesi duyunca arkama döndüm ve Gece'nin babası gelmişti.Tam karşımda duruyordu. Neden geldi hiç bir fikrim yok. Gece ayağa kalkıp babasına sarıldı. Öyle bir sarıldıki içim gitti.
"Baba annem gitmiş beni bırakmış ben napacağım" dedi titreyen sesiyle.
Babasıda ona sımsıkı sarılıyordu.
Sanki onu öldürmeye çalışmamış gibi...
"Ben varım annen yoksa ben buradayım sen üzülme bitanem" öyle bir konuşuyorduki gerçekleri bilmesem ben bile inanacaktım.
"Baba buradan gidelim mi? Ben burada kalmak istemiyorum"Gitmez di demi? Gidemez ben izin vermem ki.
"Tamam gidelim ben çıkış işlemlerini yaptırdım zaten sen hazırlan evimize gidelim" Ne ne evi ne saçmalıyor bu adam ben boğarım bunu.
"Tamam babacığım" dedi Gece babasıda odadan çıktı hemen arkasından ben çıktım.
"Sen ne yapmaya çalışıyosun lan"
"Ne yapmaya çalışıyomuşum"
"Kelepçe takın şuna hemen"
"boşuna"
"Çeneni kapa sonunda ait olduğun yere gideceksin"
"beni oraya götüremiyceksin" aşırı sinirliydim bağırarak konuşuyordum.
Emir'ler yoktu. Gece'nin babasına yani Kenan'a kelepçe taktılar. Gece odadan çıktı. Babasının bileğindeği kelepçeye baktı.
"Baba ne oluyor bu kelepçe ne?"
"Gece senin baban suçlu ve şimdi hapishaneye gidiyor"bi bana bi babasına bide kelepçeye baktı.
"Hayır benim babam bi karıncayı bile incitmez sen ne saçmalıyorsun"
"Gece söylediğim her şey gerçek inan bana ben sana hiç yalan söylemem"
"Ben seni tanımıyorum bile ne yalan söylemem
babamı bırak" içimde bişeyler paranparça oldu.
"Gece bunu yapamam" dedim güzel gözlerinin içine bakarak.
"Neydi senin adın heh Çağrı babamı bırak"
"o masum falan değil"
"Masum"
"Değil Gece değil senin baban masum değil anla"bu sefer sesimi yükseltmiştim.
İlk defa Gece'ye bağırmıştım. Gözleri dolu dolu çok masum bakıyordu. Masum dediği babasından daha masumdu da haberi yoktu.
"Götürün karakola" dedim kapıdaki polislere bakarak.
"Beni götürün babam masum onun yerine beni alın onu bırakın lütfen yalvarıyorum" sesi çok kısık çıkıyordu. Gözünden bir damla yaş aktı.
Gözünden akan yaşı silmek için elimi uzattım. Tam elim yüzüne değecekti bi adım geri attı. Elim havada kalınca bende elimi indirdim.
"Gece bu şerefsiz için ağlama değmez"
"Ne şerefsizi be babam o benim sen ne diyosun"
Kenan Gece'ye döndü bi adım yaklaştı.
"Gece ağlama kızım ben masumum sadece buna inan olurmu?" Çok masum gibi görünmeye çalışıyordu.
"Baba neden götürüyolar seni neden?"
"Sen söylemek istermisin Kenan" dedim.
"Kızım ben bi kaza yaptım o kazada biri öldü o yüzden beni tutukluyorlar ben bilerek yapmadım ama" Çok güzel oynuyordu. Hemen yalanınıda bulmuş.
"Bak bilerek yapmamış anladınmı babamı bırak"
"Baban birini öldürdü evet ama öldürdüğü kişi senin annen Gece annen" dayanamayıp söyledim.
"Yalan söyleme yeter artık yeter babamı bırak babam annemi çok seviyor kıyamaz ona anladınmı yalncısın sen her söylediğin yalan"
Keşke inansan be Gece'm...
Önceden olsa her söylediğime inanırdı. Bana güvenirdi. Peki şimdi?
"Yeter götürün" Gece her konuştuğunda canımı yakıyordu.
En çok zoruma gidende canımı yakanın canım olmasıydı...
Polisler ilerlemeye başladı. Gece kolundan tutmaya çalıştı polisleri çekiştirip duruyordu.
"Baba gitme"
"Gitme ne olursun gitme"
"Beni tek bırakma" Bağırıyordu. Çırpınıyordu.
Arkasından sarıldım ve kolarını tuttum.
"Gece sakin ol güzelim lütfen" Benden kurtulmaya çalışıyordu ama bırakmadım.
"Bırak benim babam gidiyor sen güzelim diyosun bırak beni ben babamın güzeliyim sadece anladınmı?" Hala bağırıyordu.
Beni hızlı şekilde ittirip benden kurtuldu.
Koşmaya başladı. Hastanenin bahçesine kadar o önde ben arkada koştuk. Babasını arabaya bindirmişlerdi. Biz bahçeye çıktığımızda araba hareket etti ve gitti. Gece yetişemedi. Birden iki dizinin üstüne yere oturdu. Ağlamaya devam ediyordu.
"Baba baba"
"Sende gitme"
"Lütfen"
"Gitme" Oturduğu yerde sayıklıyordu.
Gece'nin tam önüne eğildim.
"Gece hadi gel kalk" Elimi uzattım.
"Git başımdan" Bi adım daha yaklaştım.
"Yaklaşma bana git benden uzak dur"
"Gece yapm-"
"Git git yüzünü bile görmek istemiyorum git"
"Ama Ge-"
"Çağrı git anlamıyomusun seni istemiyorum git istemiyorum" dedi istemiyorumun üstüne bastırarak. Ayağa kalktım.
Emir'ler Gece'yi yerde iki dizinin üzerinde oturup ağladığını görünce hemen koşarak geldiler.
Hepsi önne oturdular.
"Gece ne oldu?"
"Gece neden burada oturuyorsun?"
"Babam"
"Baban ne alaka Gece"
"Babamı götürdü" Ağlamaya devam ediyordu.
"Baban burada olamazki Gece"
"Neden ya neden babam buradaydı"
"Çağrı yüzünden tutuklandı" Ağladığı için yanakları ve burnu kızarmaya başlamıştı.
"Beni al dedim onu bırak dedim dinlemedi"gözünden akan yaşları silmiyordu.
"Gece sen o adam yüzündenmi böylesin"Tarık çok şaşırdı. Tabi diğerleride.
"Evet beğenemedin mi?"
"Gece ağlama canımın içi değmez"Emir ağlamasın diye gözünün içine bakıyordu Gece'nin.
"Siz mi karar verceksiniz buna? Babamdan beni ayırmak istiyosunuz demi o yüzden böyle konuşuyosunuz benim mutlu olmama izin vermiyceksiniz he ben size ne yaptım ya?"
"Gece bak biz senin mutlu olmanı herşeyden çok istiyoruz ama lütfen bu adam için ağlama hadi gel kalk ayağa"
Emir elini uzattı. Gece Emir'in
elini tutmadı. Kendi kalktı. Sonrada diğerleri.
"Babamı hangi karakola götürdüler?"
"Söylemiycem o adamın yanına gitmiyceksin"
"Aynen söyleme Çağrı" Tarık bana destek çıktı hemen. İrem Gecenin kolunu tuttu.
"Gece hadi gel okulumuza gidelim" Gece İrem'in elini ittirdi.
"Ben sizinle gelmiyorum"
"Ne demek gelmiyorum" Dedi Emir.
"Bildiğin gelmiyorum"Güzel gözlerinden halla yaşlar akıyordu.
"Saçmalama Gece yürü hadi gidelim" Dedi Tarık'da.
"Tamam siz çok heveslisiniz gitmeye siz gidin ben babamı arayacağım"
"Nasıl arayacaksın acaba numarasımı var" dedi İrem.
"Gerekirse İzmir'deki tüm karakoları gezer bulurum ben babamı size ihtiyacım yok"
"Ben bi Emir versem babanın olduğu karakola gitsende sana orada olduğunu söylemezler boşuna armış olursun o yüzden yorma kendini"
dedim.
"Sen bu kadar acımasız birimisin yani bi kızı babasından ayıracak kadar acımasızmısın yani?"
Bana acımasız dedi. Bilmiyordu ki kendisini korumak için babasından uzak tuttuğumu. Gece'nin buğün yaşadıklarını ben yaşasaydımda keşke o yaşamasaydı. O mutlu olmayı çok hakediyor.
Gece hepimizi arkasında bırakıp bahçenin kapısına doğru yürümeye başladı.
Arkasından gidip kolunu tuttum ve kendime çevirdim.
"Hiç bir yere gitmiyorsun"kolunu çekmeye çalıştı ama bırakmadım. Canını yakmıyordum ama gevşekte tutmuyordum.
"Gidicem bırak kolumu"
"Bırakmıyorum"
"Bıraksana ya"
Aniden karnıma diğer eliyle yumruk attı. Canım yandı ama kolunu bırakmadım. Canımın yandığınıda belli etmedim.
"Eee canın acımadı mı?"
"Acımadı" Yok valaha çok acıdıı.
"Ya senin canının acıması gerekiyordu ve beni bırakman gerekiyordu niye böyle oldu ki şimdi?"
Niye acabaa? Gece ah bi hatırlasa bunları yaptığına bin pişman olacak. Bide biz niye enğellemedik diye bize kızar kesin. Herşeyi hatırlasın, iyi olsunda istediği herşeyi yapsın benim için sorun olmaz yeterki o üzülmesin.