2.bölüm

1363 Words
Hepinize iyi okumalar dilerim yorum ve oy vermeyi unutmayın canlarım. 🥰 "Bir acı hâlâ kalpte ilk günkü kadar tazeyse… O geçmiş, hiç geçmemiş demekti.” Dün çok sıkıcı bir gündü. Kafamın içinde çok fazla soru var. Herşeyi çok kısa sürede bulan, ögrenen egğitmenim bu olayı kimin yaptıgını hala bulamadı. Bu işi kim yaptıysa arkasında hiç iz bırakmamış. Ciddi ve çok gizli bişeyler dönüyor bu okulda ama ben bilmiyorum.Aklıma yılar önce egitmenimle konuştugum şeyler geldi. "Gece sana bi tavsiye vereceğim bu diyeceklerimi hiç unutma" "Tamam dinliyorum" "Kimseye güvenme" "Ben zaten sizden ve arkadaşlarımdan başka kimseye güvenmiyorum" "Ne bana ne arkadaşlarına sadece kendine güven" "Neden durduk yere böyle bişey söyledinizki?" "Zamanla neden böyle dediğimi anlıycaksın emin ol" "Peki" demiştim ve eğitime devam etmiştik. O gün biz eğitime başlamadan önce egitmenim toplantıya gitmişti. O toplantıda ne konuştularsa egitmenim gelip bana bunları söylemişti. Önce bu okulda neler olduğunu bulup arkadaşlarımın güvende olmasını sağlamam gerek.Giriş katına indim eğitmenimin sesi her yeri inletiyodu. "Nasıl olurda fark etmezsiniz siz ne işe yarıyosunuz?" Bütün korumaları karşısana dizmiş bir sağa bir sola yürüyerek konuşuyordu. Daha doğrusu bağırıyordu. "Ama çağrı be-" "Sus konuşup beni daha fazla sinirlendirme şimdi gidip bana bunu yapanın kim olduğunu bulun."sesi çok sertti. "Tamam efendim" diyip oradan uzaklaştılar. Benim ayak sesleri mi duymuş olacakki bana doğru döndü. "Gece senin merak ettigin soruların cevapları henüz yok çıkıp odanda dinlen ve silahını sakın yanından ayırma" benimle konuşurken çok sakin konuşuyodu sanki az önce sinirli olan o degilmiş gibi. "Sorularımın cevabının olmadıgını duydum" "Henüz yok.Ben bunu kimin yaptıgını bulacağım."dedi henüz kelimesinin üstüne bastırarak. "Tamam bulunca banada haber ver" "Tamam" dedi. Ben geldiğim yöne doğru giderken Emir bana doğru geliyodu.Bu en son benim odamdaydı neden şimdi buraya gelmişti ki? "Gece müdür hepimizi toplantı salonuna bekliyo bende seni çagırmak için geldim" "Tamam hadi gidelim" dedim asansöre binerken. "İrem nasıl oldu çok belli etmedi ama korktu"dedim sakin ve ciddi bi sesle. "Evet aslında alışmış olması gerekiyor bu zamana kadar sürekli silah eğitimi aldık ama hala silahlardan korkuyor" "Bunu malesef hiçbir zaman atlatamayacak"dedim Emir'in yeşil gözlerinin içine bakarak. "Çağrı Hoca ne söyledi kim yapmış" "Oda bilmiyomuş" "Onun bilmediği bişey varmıymış çok şaşırtıcı" "Siz bu aralar herşeye şaşırıyosunuz zaten" "Siz normal davranmıyosanız biz ne yapalım" dedi ve asansörden indik. Toplantı salonu bizim kattın üstündeydi yani beşinci kattaydı. Toplantı olduğu için bu kat çok kalabalıktı. Toplantı salonuna gidene kadar hiç konuşmadık. Salona girip bizimkilerin yanına oturduk. Ben ne söyliycegini biliyodum dışarı çıkmanın yasak olduğunu söyliycekti. Müdür konuşmaya başladı. "Hepinize merhaba bugün olan saldırıdan dolayı çok korktunuz farkındayım. Ama sakin olun böyle bişey birdaha tekrarlanmıyacak. Ama sizin bir süre dışarı çıkmanız yasak Gece hariç herkes okulun bahçesinden çıkmayacak. Şimdi dagılabilirsiniz" dedi ve gitti. İki cümle için herkesi buraya toplamıştı. O yüzden herkes sert bir yüz ifadesiyle dik dik bakış atıyordu müdüre. Haklılardı. Bizede yerimizden kalktık. Herkes neden benim dışarı çıkabilecegimi konuşuyordu. Ben kimseyi umursamadan çıktım salondan. Odama gittim ama odamı temizliyolardı o yüzden bende bahçeye çıktım. Bizimkiler peşimden gelmedi.Öğlen yemeği saati geldiği için herkez yemekhanedeydi. Banklardan birine oturdum ve etrafı izledim. "Nereye daldın gittin?" dedi aniden yanımdaki kişi. Kafamı çevirdigimde egitmenim yanımdaydı. "Korkutuysam özür dilerim" "Sorun değil"dedim bahçeye boş boş bakışlar atarak. "İyimisin sen hiç böyle dalgın, dikkatsiz olmazdın ve böyle olmanı bugünkü olaya bağlama çünkü sen bu olaydan korkacak birisi değilsin" "Yok bir şeyim" "Bi derdin var" "Yok" "Senin bir şeyin var sen söylemiyosun ama ısrar etmeyeceğim anlatmak istersen ben dinlerim" "Nerden biliyosun derdimin oldugunu?" "Ben bilirim" "Tamam şimdi gidermisin?" "Tamam giderim sende çok kalma burada hasta olcaksın" "Baş role bir şey olmaz merak etme" "Tamam sana bir şey olmaz" dedi ve gitti.Aklım o küçük çocuktaydı. Benim hayatımın alt üst olduğu o yaşlardaydı. En fazla altı yaşımdadır. Ama yaşadığı acı çok büyük. Küçük bir kalbin kaldıramayacağı kadar ağır bir yüktü annesizlik... Biraz daha oturdum bankta sonra kalkıp içeri girdim. Asansöre giderken Beste önüme geçti. "Gece sen neden dışarı çıkabiliyosunda biz çıkamıyoruz?" Ben bu kızı anlamıyorum. Benden güzel ama beni kıskanıyor. Tamam ben başsrılı olabilirim ama o da çalışsa o da başarılı olurdu. Varlığım bile kıza batıyordu. "Beste ben kendimi sizden çok daha iyi korurum o yüzdendir" "He he kesin öyledir"dedi kollarını gögüsünde Birleştirerek. "Çekil önümden" "Çekilmiyorum bana neden senin dışarı çıkabildigini söyle çekileceğim"Şeytan diyor çak ağzının ortasına aklı başına gelsin. "Beste sabrımı sınama benim" Tam yanından geçip gidecektimki kolumu tutu. "Yeter artık o elini çek yoksa elini kırarım senin"dedim bağırarak. "Hadi bi kırsana" beni sinirlendirip ceza almamı saglıycaktı. Bu kız bana karşı hep gıcıktı. Ben bileğimi tutan elini tutup duvara ittirdim. Siyah saçınını tuttum. "Bana bak canını yakarım senin benimle ugraşma" "Ya bıraksana beni" Egitmenim gelip Beste'nin saçını tuttuğum elimi tutup bırakmamı sagladı. Bende bıraktım. "Ne oluyor burda ne yapıyorsunuz siz?" dedi sinirli bi şekilde. "Gece durduk yere bana saldırdı" "Gece doğrumu duyduklarım" "Doğru desem inanacakmısınız?" "Hayır inanmam" "O zaman neden soruyosunuz?"dedim iri vücudunu incelerken. "Senden duymak istiyorum" "Arkadaş önümü kesip benim dışarı çıkıp, onların dışarı neden çıkamadığını sordu. Ben kendimi daha iyi korurum o yüzden ben dışarı çıkabiliyorum dedim ama ikna olmadı. Gitmek istedim bırkamdı bileğimi tutu."Denizi anımsatan gözlerine bakerken. "Tamam Beste birdaha böyle bişey yaparsan ceza alırsın" "Ama ben bişey yapmadım o yaptı" "Beste yeter odana git" Beste odasına doğru gitmeye başladı. Bende gidiyodum ki "Gece sende ne yaparlarsa yapsınlar sakin ol herkeze karşı çok sakin olmayı başarıyorsun ama Besteye gelince neden sakin kalamıyosun?" "Bilmiyorum" dedim ve odama çıktım. Odadan içeri girdim yatagıma yattım. Normalde bu saatlerde egitmenimle dövüş yapardık. Egitmenim beni dövüş yapacagımız yerde bekliyodu kesin ama gitmek istemedim. saatlerce tavanı izledim. En sonunda uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Üstümdekileri degiştirdim. Altıma rahat bi tayt giyip üstüme siyah bol bogazlı kazağımı giydim. Saçımı topuz yaptım. Odadan çıkıp arka bahçeye atış eğitimi alacagım yere gittim.Okulun bahçesi çok büyüktü. Her yerde başka bir eğitim için yer vardı.Ama bu okuşda asıl amaç polis olmak değildi. Tabi benim asıl amacımda polis olmak değildi tabi. Egitmenim beni bekliyordu. "Günaydın Gece" "Günaydın" "Düne göre daha iyisin" "Ben dünde böyleydim"Dün silah eğitimi dışında hiçbir eğitime gitmemiştim ve bana neden gelmedigimi sormadı şaşırdım çünkü normalde sorardı. "Değildin" "Başlayalım mı artık" "Tamam başlayalım ama ilk sen başla" Tamam der gibi kafamı salladımve silahımı belimden çıkartıp silahın emliyetini açtım.Karşımdaki küçük insanlara ateş etmeye başladım. Bütün hedefleri vurdum. "Sıra sende"tamam der gibi başını salladı ve ateş etti. Benim gibi tüm hedefleri vurdu normal olarak. "Şimdi gözlerini kapatacağım bakalım bu konuda da geliştirdinmi kendini" "Tamam bakacağız" dedim. Elindeki siyah sade göz bandıyla gözümü kapattı. Silahı hedeflere doğru tutup sıkmaya başladım. Beş kere ateş ettim. Gözümdeki bandı çıkarttım. "Düne göre daha iyisin ama halla bu konuda yetersizsin" "Tamam ben devam ediyorum" "Tamam sen devam et ben dünkü olayla ilgili araştırma yapayım" dedi ve gitti. Gözüme bandımı taktım ve tekrar ateş ettim.Bir saat boyunca atış yaptım. Sonra koşu yapmak için bahçe kapısının önüne geldim. "Gece dışarımı çıkçaksın?" "Evet" "Tamam bizimle birlikte gitceksin biz seni uzaktan takip edeceğiz" "Tamam" dedim ve kapıdan çıktım. Arkamda iki korumayla gezmek çok saçma. Ben sahile indim. Dünkü küçük kız aynı yerinde denizi izliyodu. Yanına gittim. "Günaydın"dedim. "Günaydın sen dünkü ablasın demi?" "Evet" "Ben seni çok sevdim sen her sabah buraya geliyormusun?" "Evet geliyorum" "Seninle oyun oynıyalım mı?" "Hayır sadece çocuklar oyun oynar ben çocuk değilim" Aslında öyle değildi çocukların hepsi oyun oynamazdı. Annesi, babası olan çocuk oyun oynardı. Annesi, babası olmayanlar bırakın oyun oynamayı çoçuk bile olamazdı. Bendende çocuklugumu çaldılar. "Lütfen oynayalım" "Benim koşuma devam etmem gerek" dedim ve çocugun yanından ayrıldım. Geçmişi hatırlamak canımı yakıyodu.Geçmişimle ilgili bir şey hatırlayınca kalbime bir bıçak saplanıyordu sanki.Kafamın içinde o acı sahne tekrar tekrar canlanıyordu.Sanki aynı şeyleri tekrar yaşıyordum. Geçmişimdeki çaresiz çocuk buğün beni acımasız birine dönüştürüyordu.Geçmişim benim benliğimi elimden aldı. O küçük kızı görünce aklıma kendi geçmişim gelmişti, kendi acılarım, kendi çaresizliklerim, kendi yanlızlığım... Gerçekten de artık çocuk olmak bir lükstü benim için. Annesi babası olan bir çocuk oynardı… Ama artık iyi anlıyordum ki: “Geçmişi hatırlamak canımı yakıyordu. Ama artık çok iyi anlıyordum ki, bir acı hâlâ kalpte ilk günkü kadar tazeyse… O geçmiş, hiç geçmemiş demekti.” Yine okulun bahçesine geldim. Okulun kapısana doğru ilerlerken başım dönmeye başladı.bi kaç saniye sonra geçer diye düşünüp devam ettim geçmedi daha fazla başım dönmeye başladı ve bayıldım. 🔥🔥🔥 Heloo bir bölüm daha bitti sizce nasıldı? Yorumlarınızı bekliyorum.Kitaplarım hakkında herşeyden önceden haberdar olmak için yazar_sultannur İstagram hesabımı takip etmeniz yeterli. Oradan kitaplarımın gelecek bölümlerinden daha çabuk haberdar olabilirsiniz canlarım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD