Ben bu bölümü yazarken bu şarkıları dinledim. Dinlemek isterseniz isimleri:
•Çağan Şengül-Canım yanıyor
•Gece Yolcuları-Meyhaneler sen
•Mavi Gri-Ölümle yaşam arasında
•Mavi Gri-Altüst olmuşum
Hepinize iyi okumalar dilerim.
𝙆𝙖𝙮𝙗𝙚𝙩𝙢𝙚 𝙠𝙤𝙧𝙠𝙪𝙨𝙪
(Çagrının anlatımıyla)
Yavru bi kuş düşünün annesiz, babasız...
Uçmayı bilmiyor ve ona uçmayı öğretecek kimse yok korkuyor hemde çok ama uçmayı denemekten başka şansı yok. Ben o kuş gibiydim. Koskaca dünyada tektim taki gece karşıma çıkana kadar.
Gece benim herşeyim olmuştu. Aynıydık ikimizde kimsesizdik...
Ama artık öyle değildi ben gece'nin ailesi, gece'de benim ailem olmuştu. Enazından benim açımdan. Gece'ye alıştıktan sonra çok korktum.
Oda benden gider diye...
Gece'ye birşey olursa yaşayamazdım ben.
Gece benim için çok değerli. Ben kendimden çok sevdiğim kişiyi koruyamadım. Ben doğumğünümü kutlamıyı sevmiyodum çünkü
benim doğumğünümde ben kimsesiz kalmıştım.
Ve yine bir doğumgünümde sevdiğim bir kişiyi daha kaybetmek istemiyordum.
"Gece, gece gitme nolur sende gitme" dedim gözümden bi damla yaş akarken. Kafası kucağımda öylece duruyoduk yerde. Gözleri kapandı. Kucağıma alıp hızlı adımlarla arabaya gittim. Arka koltuğa yatırdım yavaşça.
Hemen arabayı çalıştırdım ve en yakın hastaneye sürmeye başladım. Çok kan kaybetmişti. Yiğit'i aradım.
"Yiğit çabuk Mert'i alıp sana attığım konuma gel"
"Çağrı noluyo sakin ol"
"Sakin ol deme bana gecede benden gidiyorken ben sakin olamam" diye bağırdım göz yaşlarımı tutamazken.
"Gece'ye noldu"
"Vurdular"
"Tamam biz hemen yola çıkıyoruz"
"Tamam" dedim ve kapattım telefonu. Hastanenin önünde durdum. Arka kapıyı açıp gece'yi kucağıma alıp hastanenin içine girdim. Hemen sedye getirdiler. Sedyeye yatırdım. Nefes alamıyordum. Bahçeye geri çıkıp derin derin nefes almaya başladım. Biraz bahçede öylece durduktan sonra tam içeri girecekken arkamdan Yiğit'in sesi geldi.
"Çağrı noldu gece nerde iyimi?"
"Bilmiyorum içerde giremedim içeride nefes alamadım"
"Tamam bak ben varım kardeşim birlikte gircez içeri"
"Tamam" dedim ve içeri girdik. Mert'te arkamızdan geliyordu.
Mert bizim polis okulunun diğer binasındaki geceyle aynı yaşta biri. O kendi binasında en başarılı gece'de kendi binasında. İkiside çok yetenekliler. Ama Mert geceden biraz daha iyi. Normalde iki binadaki en güçlü iki öğrenci dövüş yapardı bütün okulun önünde. Gece kaybetmeyi sevmeyen biriydi. Eğer ikisi dövüşseydi gece kaybederdi ve bunu yediremez daha fazla hırs yapar çok daha fazla çalışırdı. Kendini yıpratırdı. Bu yüzden onların dövüş yapmasına izin vermedim. İkisi birbirinin sadece isimlerini duydu. Birbirlerini bile tanımıyolar.
Biz bi hemşireye gece'nin nerde olduğunu ve durumunu sorduk. Durumunun çok kötü olduğunu, ameliyata alındığını ve çok kan kaybettiğini söyledi. Mert ve Yiğit kan verme odasına giderken bende ameliyathanenin kapısının önüne gittim.
Olanlara inanamıyordum. Boş duvara bakarken gözlerim elime kaydı. Elimde gece'nin kanı vardı.
Ne kadar baktım bilmiyorum ama gözlerimi elimden çekemedim. Saat kaçtı bilmiyorudum.
Yiğit ve Mert işlerini bitirip yanıma geldi. Yanıma oturdular.
"Haber yokmu?" dedi Mert.
"Yok kimse birşey söylemiyor Yiğit sen Mert'i okula geri götür yorulmasın burada"
"Hayır ben gece bu haldeyken hiç bir yere gitmiyorum"
"Niye gitmiyceksinki sen gece'yi bir kere bile görmedin gece senin için önemli biri gibi davranmana gerek yok git"
"Sizin bilmediğiniz şeyler var o yüzden karışmayın"
"Neymiş bizim bilmediğimiz şeyler?"
"Zamanı gelince öğreneceksiniz"
"Tamam yeter tartışmayın" dedi Yiğit.
"Ben biraz dışarı çıkıyorum bi haber alırsanız banada haber verin" dedi mert.
"Tamam haber veririm"yiğit'in sözü biter bitmez arkasına döndü ve gitti mert.
"Benim yüzümden oldu yine sevdiğim birini daha koruyamadım"
"Senin suçun değildi kendini suçlama"
"Benim en büyük suçum doğmaktı ben doğmamış olsaydım annemde, babamda, gece'de yaşardı"
"Çağrı gece ölmüş gibi konuşma"
"Oda benden gidicek biliyorum ama gitmesini istemiyorum gitmesin canım çok yanıyo" sesim kısık çıkıyordu.
"Gece bizi bırakıp gitmiycek emin ol"
"Yerde ölü gibi yatıyodu bian öldü zannettim"
"Ama ölmedi"
"Ama ölebilir hiçbirşey belli değil"dedim ve kapı açıldı.Saatler sonra genç bir kadın doktor çıktı içerden.
"Gece hanımın yakınları sizmisiniz"
"Evet biziz durumu nasıl"
"Durumu kıritik uyanana kadar yoğumbakımda kalması gerekecek"
"Ne zaman uyanır peki"
"Bilemiyoruz malesef"
"Görebilirmiyim peki?"
"Çok kısa görebilirsiniz"
"Tamam"
"Geçmiş olsun" dedi ve gitti doktor. Sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum. Gitmedi ama gitmeyeceği anlamına gelmiyor.
"Ben Mert'e haber verip geliyim"
"Tamam bende Gece'nin yanına gideyim" Kafasını salladı ve gitti. Bende Gece'nin odasına gittim.İçeri girip yanına oturdum.
"Gece beni bırakma olurmu sende gitme" cevap veremeyeceğini biliyordum ama konuşmaya devam ettim.
"Özür dilerim Gece benim yüzümden oldu ben seni koruyamadım seni böyle gördükçe canım yanıyor bian önce uyan olurmu sen olmazsan yaşamanın anlamı yok ki benim senden başka kimsem yok"Gözleri kapalı olduğu için kahverengi güzel gözlerini göremedim. Gece'ye bunu yapanı bulacaktım.Gece'nin odasından çıkmak için kapıya doğru ilerledim. Kapı açıldı. Mert içeri girdi bende çıktım odadan.
"Yiğit bana Gece'ye bunu kimin yaptığını bulun"
"Çağrı sizin nereye gittiğinizi biz bile bilmezken onların sizin nerde olduğunu bilmeleri garip değilmi?"
"Ya bizi takip ettiler ki bu imkansız gibi bişey çünkü takip edilseydik farkederdik. Gece gittiğimiz yeri emir'lere bile söylememiş onlar birine söyledi desek oda olamaz"
"Nasıl buldular o zaman yerinizi?"
"Bu sorunun cevabı Gece'de"
"Nasıl yani?"
"Gece bizim gittiğimiz yeri kendi hazırlamıyor. Birini tutmuş her sene 2 Mayıs gecesi bizim gittiğimiz yeri hazırlıyor"
"Gece neden kendi hazırlamıyor?"
"Gece bir gün başına bişey geleceğini biliyodu o yüzden kendi hazırlamıyor.Gece benim doğumgünümü ilk kutladı gün" Çağrı ölümlü dünya buğün varız yarın yokuz belki ölücem belki gidicem bilmiyorum ama bir yerden sonra ben hayatında olmayacağım. Ben yokende burası her 3 Mayısta böyle olacak ben olmasamda beni unutma kendini değersiz hissetme diye benim yerime başkası hazırlıycak burayı"demişti.
"Desene Gece herşeyi düşünmüş ama Gece güvenmediği kişiden böyle bişey yapmasını istemezdi"
"Bakma Gece'nin güçlü olduğuna aslında güçlü değil yaralarını saklamak için güçlü gibi davranıyor kimseye güvenmediğini söylüyor ama herkese çok çabuk güveniyor"Telefonum çaldı. Cebimden çıkartıp baktım. Arayan Emir'di.
Telefonu açtım.
"Alo efendim Emir"
"Çağrı Gece nerde telefonunu niye açmıyor?"bişey diyemedim.
"Alo Çağrı cevap ver Gece iyi demi telefonunu falan düşürdü demi o yüzden cevap vermedi aradığımızda"
"Emir Gece iyi değil" Kalbime bıçak saplanıyordu sanki.
"Nasıl iyi değil Çağrı benim Gece'me ne oldu anlat artık" diye bağırdı.
"Gece vuruldu" dedim bende dayanamayıp bağırarak.
"Vuruldumu? Durumu nasıl konum at hemen gelicez" Sesi çok endişeli çıkıyordu.
"Durumu iyi değil komada ne zaman uyanır belli değil siz gelmeyin bekleyin Yiğit sizi almaya gelicek"
"Beklemiyoruz biz hemen geliyoruz konum at"dedi arkadan bağırarak Tarık.
"Konum falan atmıyorum sizide riske atamam bekleyin biraz işte"
"Bekleyemeyiz orada yatan bizim canımız kardeşimiz senin için demesi kolay tabi sen nerden bileceksin kardeşin için enişelenmeyi"
dedi İrem. İnsanlar böyleydi işte karşısındakini hiç düşünmezlerdi. Karşısındaki insanında kalbinin olduğunu unuturlardı bazen.
"Tamam siz haklısınız ama beklemezseniz konum falan atmıyorum"
"Tamam bekliycez ama çabuk olun"
"Tamam" dedim ve kapattım telefonu.
"Ben gidip alıyım onları ozaman sanada kıyafet getiriyim mi?"
"Olur getir" dedim.
"Tamam" dedi arkasını dönüp gitti.
Gece'nin odasının tam karşısındaki duvara yaslanıp Gece'yle Mert'i izledim.
(𝙈𝙚𝙧𝙩'𝙞𝙣 𝘼𝙣𝙡𝙖𝙩ı𝙢ı𝙮𝙡𝙖)
Kadere inanırmısınız? Ben inanırım. Gece'yle bizim kaderimiz aynı. Evet bu polis okulunda herkes kimsesiz belki ama kimse gece ve benim yerimde olmak istemez.Bizim yaşadığımız şeyler aynı Gece'yle. Bizim yaşadığımız şeyler çok ağır ve biz hala bu yükün altında eziliyoruz.
Siz kimsesiz olmayı biliyomusunuz?Bilemezsiniz.Yaşamdan anlayamazsınız.
Biz küçükken bizim yaşımızdaki çocuklar annesinden, babasından oyuncak almasını isterken biz annemizin ve banamızın geri gelmesini istedik geri gelmiyceklerini bildiğimiz halde...
Ben Mert Yılmaz polis okulundaki diğerleri gibi çoçukluğunu yaşayamayan Mert Yılmaz.
Gecenin odasının kapısını açtım. Çağrı içerideydi. O dışarı çıktı ben içeri girdim.
Gece'nin yanına oturdum. Hiç bişey söylemedim. Sadece onu izledim.
Çağrı ben Gece'ye bişey yaparım diye bizi camdan izliyor. Ama ben Güçsüz rakipleri sevmem Gece'yle dövüşmek varken o burda
böyle yatarken ona zarar vermek eğlenceli
olmaz.Kapı açıldı kafımı kapıya doğru çevirdim ve içeri giren Çağrı'ydı.
"Mert dışarı çık artık yeter bu kadar ğördüğün Gece'yi"
"Sanane sen Gece'nin neyisin ki senin dediğini yapacağım benim eğitmenim de değilsin bana karışamassın"
"Senin eğitmenin değilim ama Gece'nin eğitmeniyim Gece'yi korumak benim ğörevim"
"Evet senin ğörevin Gece'yi korumak ama sen Gece'yi koruyamadın git Gece'yi korumak gereken insanlardan koru benden değil"
"Haklısın Gece'yi koruyamadım. Ama sen bu konuya karışma" dedi bağırarak.
"Bana bağırma şimdilik gidiyorum" dedim bende ses tonumu biraz yükselterek ve odadan çıktım.
Son kez camdan Gece'ye baktım okula gitmek için hastaneden çıktım. Emir'ler hızlı adımlarla bana doğru geliyorlardı. Ama benim burada olduğumun farkında bile değiller. Emir'le göz göze geldik.
"Ne işin var lan senin burada" Emir çok sinirliydi.
"Sanane Emir"
"Benim kardeşimin olduğu hastaneden çıkıyorsun ve kardeşimin düşmanı gibi bişeysin
O yüzden burada ne işin olduğunu söyle"dedi üzerime yürürken. Yiğit aramıza girdi hemen.
" Emir yeter artık hiçbir şey bilmiyorsun o yüzden sus ve Gece'nin yanına git"
"Anlatın ozaman bilelim" dedi Tarık.
"Gece çok kan kaybetmişti Mert'te Gece'ye kan verdi"
"Mert niye verdi bize söyleseydiniz biz verirdik"dedi bi adım geri çekilerek.
"Sizin kan gurubunuz Gece'yle aynı değil Okulda birkaç kişinin kangurubu Gece'yle aynıydı onlarda zaten okuldan ayrıldılar"
"Gece'nin kangurubunun kiminle aynı olduğunu nerden biliyosunuz" dedi Tarık ve Çağrı geldi.
"Biz hepinizin kan gurubunu biliyoruz dosyalarınızda var ayrıca burada daha fazla durmayın içeri geçin" dedi Çağrı.
"Tamam hadi gelin gidelim" dedi İrem'de. Onlar içeri girerken bende Yiğit'le birlikte okula geri döndüm.
Kimseye üzülmezken Gece için üzülmüştüm. Diğerleri gibi bende Gece'nin bian önce uyanmasını istiyordum.
(𝘾̧𝙖𝙜̆𝙧ı'𝙣ı𝙣 𝘼𝙣𝙡𝙖𝙩ı𝙢ı𝙮𝙡𝙖)
Yiğit ve Mert hastaneden gideli saatler olmuştu şuanda sabaha karşıydı. Emir ve diğerlerini ikna etmeye çalıştım ama gitmediler. Gece'nin odasının önünden bian olsun ayrılmadılar.
Gece böyle arkadaşları olduğu için çok şanslı.
Hayat böyleydi işte bi yandan canını yakarken bir yandan da sevindiriyordu. Gece annesini ve babasını kaybetti ama onların yerine üç tane kardeşi oldu. Bende annemi ve babamı kaybettim benimde gecem oldu. Gece çok ayrıydı. Her hareketiyle kendine hayran bırakıyordu.
Emir ortalarda yoktu. Diğerleri camdan Gece'yi izlerken bende Emir'e bakmak için bahçeye çıktım. Emir bahçede bir bankta oturuyordu.
Bende Emir'in yanına oturdum.
"Emir iyimisin"
"İyi değilim Gece o haldeyken ben iyi olamıyorum"
"Senin için çok zor olduğunu biliyorum benim içinde zor"
"Senin için neden zor Gece senin sadece öğrencin"
"Gece benim için hep çok farklıydı neden diye sorma Gece'ye bir şey olduğunda siz ne kadar üzülüyorsanız bende o kadar üzülüyorum emin ol"
"Sen sadece üzülürsün bizde üzülüyoruz ama bizim canımız acıyor" dedi hüzünlü bir sesle.
Tarık geldi yanımızda ayakta duruyordu.
"Emir hadi içeri gel hasta olcaksın"
"Tamam da sen İrem'i neden yanlız bıraktın?"
"Emir İrem çocuk değil kendini koruyabilir"dedi sinirli bir şekilde.
"Ona bakıyosan Gece'de kendini koruyabilirdi ama bak koruyamadı bazen kendimizi koruyamaya biliyomuş demi Tarık" dedi Emir ayağa kalkarak. İkiside sinirliydi ve birbirlerini yiyecek gibi bakıyolardı. Hemen ayağa kalkıp aralarına girdim.
"Yeter tartışmayın en azından Gece bu haldeyken yapmayın" dedim.
"Tamam içeri girelim" dedi Tarık ve hastaneye doğru yürümeye başladık. Tam o sırada telefonum çaldı. Arayan Yiğit'ten başkası değildi. Emir'ler içeri giderken bende telefonu açtım.
"Alo Yiğit bir şey buldunmu?"dedim bahçede yürürken.
"Evet buldum"
"Kim yapmış Geceme bunu?"
"Gece'ye bunu yapanla okula saldıran aynı kişiymiş" demekki okula saldırarak Gece'ye zarar vermek istediler başaramayıncada benim yanımda zarar verdiler ve ben koruyamadım.
"Yiğit kim yapmış söylesene" dedim dayanamayıp sesimi yükselterek.
❤❤
sonraki bölümde görüşmek üzereee ❤