Selamlar canlarım bu bölüm okunma az olduğu için biraz geç geldi kusura bakmayın. Ama güzel bir bölüm bence. Oy ve yorum vermeyi unutmayın. İyi okumalar dilerimm
❤😻
"Kısa ama güzel bir mutluluk"
(Çağrının anlatımıyla 1 ay sonra)
İnsanlar sizce neden kötüdür? Ben kötü insanların geçmişte yaşadıkları kötü şeyler yüzünden kötü ve sert biri olduğunu düşünürüm.
Ben sert biriyim. Dışarıdan bakıldığında kendinden başka kimseyi düşünmeyen biri.
Kızgın biri. Böyle olmayı ben seçmedim. Ben böyle olmak zorunda bırakıldım...
Hastaneye geldim yine. Her gün akşam gelir Gece'yle konuşurdum. O söylediklerimi duymasa bile...
Gece'nin odasına girdim. Odası mavi renkti. Odanın içinde sedye, makineler ve sandalyeden başka birşey yoktu. Tıpkı benim gibi Emir'lerde hergün buraya geliyorlardı.
Gece'yi hiç yanlız bırakmadık. Kapısında iki koruma vardı hep. İçeri giren doktorlar hemşireler de hep aynıydı. Gece'nin durumuda.
Sevdiğin, değer verdiğin birinin bu halde olması çok zor. Canım yanıyor. Ne Gece'ye bunu yapanı bulabildim ne de babasının yıllar sonra neden geri geldiğini. Ama artık emindim ki Gece'yi takip eden babasıydı.
Gece bunu nasıl farketmedi bilmiyorum. İki hafta boyunca babası gölgesi gibi her yerde takip etmiş. Fark etti ama bişey yapmak istemedi desem olmaz çünkü Gece farkettiği anda babasını öldürürdü.
Kafamda bu sorular dönerken ben Gece'nin yanındaki sandalyeye oturdum. Ve konuşmaya başladım.
"Gece'm ben geldim özür dilerim sana bunları yaşattım. Özür dilerim seni bu hale getireni bulamadım. Ne desem boş aslında çünkü özür dileyince değişen bişey olmuyor keşke sen değilde ben burada yatsaydım. Baban Gece geri gelmiş. Seni takip etmiş. İki hafta boyunca gölgen gibi olmuş. Sen nereye o oraya. Bu kadar takip etmesine rağmen neden seni ozaman vurmadı diye düşünmeden edemiyorum. Bence sana bunu yapan başkası. Baban değil. Belki baban değişmiştir. Keşke konuşsan sesini özledim. Atışmalarımızı özledim. Seninle olan tüm anılarımızı özledim"dedim iç çekerek.
Biraz Gece'yi izledikten sonra odadan çıktım. Doktorları çok umutlanmamızı söylüyor. Çok az bir ihtimalmiş uyanması. Ama Gece uyanacak. Ben eminim belki bir yıl sonra belki iki o uyansın yeter ki. Ben onu hep beklerim.
(Tağrığın anlatımıyla 2 ay sonra)
Herzamanki gibi yemekhanede cam kenarında oturmuş kahvaltı yapmaya çalışıyoduk. Aslında hiçbirimizin yemek yiyesi yok ama güçten düşmememiz gerekir. Gece uyandığında bizi güçsüz görmesin diye.
Yemekhane okulun en sade yeriydi.Duvarlar beyaz renkteydi. Her duvarda tablolar vardı.
Beyaz masa sandalye falan vardı. Camdan bakınca deniz gözüküyordu. Sahile yakın bir yerde şehrin ortasındaydı okul.
2 ay geçmişti Gece komaya gireli. Koskaca 2ay.Gece'yi vuran da bulunamadı. Kardeşim benim ne güzel sakin bir hayatı vardı. Tamam çokta sakin değildi ama enazından başına birşey gelmiyordu.
"Doyduysanız Gece'nin yanına gidelim mi?"dedim.
"Tamam gidelim belki bir gelişme vardır" dedi Emir'de umutlu bir sesle.
"Hadi ozaman çıkalım hemen Gece'yi özledim" İrem hep aynı şeyi söylüyordu.
2 ay boyunca saçına hiç şekil vermedi. Makyaj yapmadı. Hiç süslenmedi.Egitimlerin hiç birine katılmadı.
Biz Emir'le eğitimlere katılmaya devam ettik.
İrem'i eğitimlere gitmesi için ikna edemedik.
Yemek haneden çıktık.Koridorlar penbe renkteydi.Rengarenk güzel çiçekler vardı. Okulun aslında heryeri güzeldi. Ama giriş katı ayrı bi güzeldi.
Her yerde renkli renkli çiçekler var. Okulun bahçeside dahil.
Her neyse biz okuldan çıktık. Bahçede ki korumaların yanına gittik.Gece vurulmadan önce okuldan çıkmak yasaktı. Hala yasak ama bize değil. Biz de zaten her gün korumalarla gidiyorduk Gece'nin yanına.
Yol boyunca hiç konuşmadık.Çok çabuk gelmiştik hastaneye. Araba hastanenin önünde durdu. Kapıyı açıp indik arabadan. Hastanenin bahçesi çok büyük değildi. Üç dört tane bank ve ağaçlar vardı bahçede. Korumalar bizimle birlikte Gece'nin odasının önüne geldi yine.
Bi terslik vardı. Gece'nin odasının perdesi kapalıydı. Hep açık olurdu. Şimdi ne olduda kapattılar ki.
Emir'le göz göze geldik. İkimizde aynı şeyi düşündük. Ben Emir'den önce davranıp hemen kapıyı açtım. Bide ne göreyim. Mert buradaydı. Gece'nin yanındaki sandalyede oturuyordu.
"Ne işin var senin burada" dedi Emir Mert'in üzerine
yürürken oda ayağa kalktı.
"Sanane Emir sen her şeye çok karışıyosun"
"Karışırım tabi ben onun kardeşiyim"dedi bağırarak.
"Sen Gece'nin kardeşi değilsin anla bunu ne sen nede yanındakiler" dedi oda bağıratak.
Tam karşı karşıya duruyorlardı. Gece sol taraflarında sedyede yatıyordu.Emir Elini yumruk yaptı. Ama bişey yapmadı Mert'e.
"Biz Gece'nin kardeşiyiz sen hiçbirşeyi değilsin asıl" dedim dayanamayıp.
Öyleydi biz aileydik, kardeştik o değildi...
"Yeter artık ya bi salın yemeyiz Gece'nizi şimdi çıkın odadan" dedi bağırarak.
Emir'le Mert'in arasına girdim.
"Sen çık lan Gece
bizim herşeyimiz seninle yanlız kalmasını istemiyoruz çık" dedim.
"Çıkmıyorum diyorum çık diyosun"
hepimiz bağırarak konuşuyorduk.
İrem arkada sadece izliyordu. Karışmaması daha iyi zaten.
"Düzgünce söylüyoruz işte uzatma artık defol git"
Emir birazdan Mert'in suratına bi yumruk geçirecek.
Kapı açıldı.Çağrı gelmişti tabiki.
"Ne oluyor burada bağırmayın artık" dedi her zamanki ses tonuyla.
"Ne olacak Çağ-" dedimki cümlemi tamamlamadan Mert girdi araya. Beş dakika bekleyemiyor gerizekalı. Bütün çatlaklar bizi buluyor valaha.
"Bişey yok dışarı çıkın biraz Gece'nin yanında kalmak istiyorum" dedi.
"Niye Gece'nin yanında kalacaksın siz Gece'yle düşmansınız ne malum bişey yapmıyacağın" dedi. Çok doğru söyledi Çagrı.
"Ben ona zarar vermem"
Ne neden zarar vermez ne saçmalıyor bu. Acaba Gece'ye aşık falan mı oldu.
Tabi benim Gece'm çok güzel olduğu için normaldir. Ama buda Mert sonuçta.
"İzin vermiyorum" dedi.
Gözüm Gece'ye kaydı.
Gece parmağını kıpırdattı.
"Gece parmağını kıpırdattı"dedim gülümseyerek.
"Eminmisin" dedi İrem.
Herkesin gözü Gece'deydi.
"Eminim tabiki" dedim ve Gece'nin sedyesine yaklaştım.
Hepimiz Gece'nin sedyesinin başına toplandık.
🙃❤🙃
Karakterlerin resimleri isteğram hesabımda var oradan bakabilirsiniz.
İsteğram hesabım: nazli_yazarrr