"Ben kurallara uymayacağım o yüzden gidicem bırak kolumu"dedim bir nefes kadar yakınımdaydı.
"Gece saçmalamayı kes burada kalıyorsun ve kurallara uyuyosun" Uymayacağım. Pilanım için güzel bir fırsat.
"Yeter Çağrı yeter canım yanıyor sen benim csnımı yakıyorsun farkında değil misin nefes alamıyorum anla beni" Bu kısım pilanda değildi ama içimi dökmüş oldum enazından.
Çağrı tuttuğu kolumu bıraktı.
"Gece baban konusunda ise pişman değilim ama ben onun dışında senin canını yakmam"
"Çağrı bana zarar veriyorsun ben babamsız yaşayamam anla bunu"dedim bağırarak ve gözümden bir damla yaş aktı.
"Ne istiyorsan söyle yapayım canın yanmasın senin canın yanınca benimde canım yanıyor baban konusu hariç"
"Babamı oradan çıkart tek istediğim bu lütfen"
"Canını yaktığımı biliyorum ama eğer istediğini yaparsam canın daha çok yanar ve ben buna dayanamam..."
"Öylemi Çağrı" gözümden akan yaşlara enğel olamıyordum.
"Öyle Gece'm"
"Bana Gece'm deme bekle benim sana bir süprizim var buradan ayrılma" Eğer bu yaptığım işe yaramazsa babamı asla kurtaramam.
Okulun içine girdim.
(Çağrı'nın anlatımıyla)
Öğlen yemeğine kadar Gece için neler yapabileceğimi araştırdım. Çok bişey bulamadım. Bütün doktorlar aynı şeyi söyledi.
Gece'nin annesinin öldüğünü kafasında inanmadığını düşünüyolar tabi bende. Buna inanması içinde annesinin öldüğü yere götürmemin işe yarayacağını söylediler.
Herşeyi hatırlasın derken herşeyi daha çok mahvetnekten çok korkuyorum.
Öğlen yemeği için yemekhanede her zaman ki yerimde oturuyordum. Yiğit'de gelip yanıma oturdu.
"Afiyet olsun"
"Sanada" Birlikte yemek yemeye başladık.
"Çağrı"
"Efendim" Acaba ne diyecekti?
"Ben sen Gece'yle gidersin diye düşünüyordum neden onunla gitmedin?" Neye niye gitmedim?
"Nereye gitti ki Gece?"
"Bilmiyorum Gece'e dışarı çıkacakmış ya senin haberin yokmu?"Ne? Ya bu kız niye böyle yapıyor?
" Benim haberim yoktu"
"Ama Gece senin haberin olduğununu söyledi"
Hıh bide yalan söylemiş. Hiç yalan söylemezdi.
"Yalan söylemiş benim haberim yoktu"çok şaşırmıştım.
"Ama Gece hiç yalan söylemez ki"Yiğit'de benim gibi çok şaşırdı.
"Söylemiş işte ben kapıdaki korumalara sorucam kesin birileri onunla gitmiştir"
"Tamam ama Gece çıkalı yarımsaat falan olmuştur"
"Tamam Yiğit tamam" dedim ve tam ayağa kalkarken yanımıza iki koruma geldi.
İnşallah bişey olmamıştır.
"Çağrı Bey Gece hanımla dışarı çıkmıştık bizi atlatıp yangın kapısından kaçmış" Tam Gece'lik hareket.
Kesin karakola gidecek. O bu korumaları atlatırsa ben onun peşine başka koruma takarım. Buraya en yakın karakolda ki arkadaşımı arayıp Gece'nin oraya gelip gelmediğini sordum. Gece daha gelmemiş. Gece gelirse iki polisin onu takip etmesini söyledim.
Banada haber vermesini söyledim. Tam tahmin ettiğim gibi telefonu kapattıktan ön dakika sonra arkadaşım arayıp Gece'nin geldiğini söyledi. Benimde içim rahatladı.
Sekiz saat boyunca sürekli Gece'yi takip ettiler.
Sekiz saat boyunca hiç dinlenmeden karakol karakol gezdi. Babasının olduğu karakolada gitti ama o bunu bilmiyor.
İçim acıyordu. Onu bu şekilde çaresiz görmek canımı yakıyordu.
En sonunda deniz kenarında küçük bir kızla konuşmuş. Bütün yaptıklarından haberimin olduğunu bilmiyordu.
Gece sana bir süprizim var burada bekle diyip okula girdi. Acaba ne süprizi?Kesin sonu kötü birşey olacak.
Okulun çatısından bir ses geldi.Kafamı kaldırıp baktıgımda Gece çatının ucunda duruyordu.
"Çağrı babamı bırakmazsan atlarım"Benim yüzümden kendine zarar verecek.
" Gece in aşağıya saçmalama"Yapma Gece'm yapma.
"Çağrı babam benim herşeyim o hapisteyse bende toprakta, o dışarıdaysa bende hayatta sen karar ver"
Gece'm senin canın benim canımdan bile kıymetli benim için...
"Gece yapma babanı bırakamam bunu yapamam"
"Beni seviyorsan bunu yapman lazım Çağrı
bakalım beni seviyormusun?"Ah bi bilsen ben seni kendimden çok seviyorum. Bi afım daha yaklaştı. Gece'nin yükseklik korkusu vardı. Aşşağa baktı anda başı döner dengesini kaybeder ve düşerdi. O yüzden hiç aşağa bskmıyordu. Konuşurken karşıya denize bakıyordu.
"Gece yapma nolur yapma" Emir inanamaz gözlerle Gece'ye bakıyordu. İrem ağlamaktan başka bir şey yapmıyordu.
"Güzelim hadi yanımıza gel ın oradan ne olur"dedi Tarık.
"Gece sakın aşağıya bakma"diye bağırdım. Gözlerim doldu. Gece inatçıydı.
İstediği şey olmazsa eğer oradan inmezdi.
"Gece tamam yaklaşma daha fazla bırakıcam babanı söz veriyorum bırakıcam" Mecburdum bunu yapmaya.
"Tamam şimdi inicem ama eğer bırakmazsan
yine çıkarım ve bu sefer aşağıya merdivenle inmem"
"Tamam sen dikkatli bir şekilde inde ben sözünden dönmem" Ah Gece değermiydi o adam için bu.
"Tamam" dedi ve geri geri dikkatli bir şekilde ilerlerken dengesini kaybetti tam düşecekken dengesini sağladı.
"Gece sakın ol" dedim ve okulun içine girdim.
Hızlı adımlarla asansöre doğru ilerledim. Şansıma kapısıda açıktı hemen bindim ve en üst kata yani sekizinci kata çıktım.
Asansör durdu. Gece asansörün kapısına gelmiş. Kapı açıldığı anda hızlı adımlarla yanına gidip sımsıkı sarıldım. Ama o bana sarılmadı.
Eli ayağı titriyordu. Teni buz gibi olmuştu. Gece'den ayrılarak üzerimdeki ceketi çıkartıp omuzlarına bıraktım.
Ceketi omuzlarından alıp bana geri uzattı.
"Yarın sabaha babamı çıkartın"derken asansörün açık kapısından içeri girdi.
Bende peşinden girdim.
"Tamam Gece sen kendine zarar vermede ben sen ne istiyorsan yaparım" Yalan yok yapardım.
"Ben babam iyi olduğu ve yanımda olduğu süre kendime zarar vermem" Zaten kendine zarar verme.
Asansörün kapısı açılanakadar hiç konuşmadık.
Asansör durduğu an hemen indi ve odasına girdi. Bende odama girdim. Olanlara inanamıyorum.
(Gece'nin anlatımıyla)
Odamın ışığını açıp koltuğa oturdum.
Elim ayağım titriyor. Çağrı'nın beni kurtarmak için babamı bırakacağını biliyordum. Hayır bana neden bu kadar değer veriyor ki?
Neyse babam çıkıcak. Babama kavuşacagım.
Çok mutluyum. Az kalsın düşecektim ama buna değdi. Artık babam yanımda olacak.
Çok özledim babamıda annemide.Anneme kavuşamasamda babam var en azından.
Odanın kapısı çaldı.kalkıp kapıyı açtım.
Kapıyı açmamla Emir'in bana sarılması bir oldu.
Ben ona sarılmadım.
"Gece'm iyi misin güzelim sen niye oraya çıktın ya sana bişey olsaydı ben ne yapardım?" Bunları söylerken hala bana sarılıyordu.
Ben ondan ayrıldım.
"Bişey olmadı işte beni bu kadar önemsemeyin ben sizi önemsemiyorum" Yalan yok başlarına bişey gelse üzülmezdim. Benim bir şeyim değiller sonuçta.
"Tamam sen bizi önemseme biz seni önemseriz"
dedi İrem.
"Gel buraya çok korktum be sana birşey olacak diye gerizekalı" Cümlesi biter bitmez bana sarıldı Tarık'da.
"Üf yeter ya sürekli sarılıyorsunuz bana bıktım valaha bu ne böyle ya sarılmayın bana" Tarık benden biraz uzaklaştı.
"Tamam be"
"Ne kadar herşeyi unutmuş olsanda bunu unutmamışsın" dedi dolu gözlerle İrem.
"Neyi unutmamışım?"Acaba neyi unutmamışım merak ettim.
"Sen öncedende sarılmayı sevmezdin de onu diyor"dedi Tarık.
" Tamam anladık benitanıyorsunuz hadi güle güle çok sıktınız canımı"diyip kapıyı yüzlerine kapattım.
Hemen dolabımın yanına gittim. Siyah askılı bir bluz ve siyah şort aldım. Hemen üzerimdekileri değiştirdim.
Balkonun kapısını açtım, kulaklığımı alıp kulağıma taktım ve balkondaki sandalyelerden birine oturdum. Diğer sandalyeyede ayağımı uzattım. Öyle ras gele bir şarkı açtım.
Teninin üzerinde kayan bi'
Buzdur
uzak bakışların
hiç izlememiş olsaydım bu filmi
Canımı acıtırdı
Ama seni bilmek, seni bilmek
Seni bilmek beynimde bi'
Kurşun
Şarkının sözleri böyleydi.
Şarkıyı dinlerken yıldızları izlemeye başladım.
Çok fazla ışık olduğu için çok az gözüküyordu yıldızlar.
Başımı arkamdaki duvara yasladım. Gözlerimi kapatıp sadece şarkı dinlemeye başladım.
"Ah be Gece neden burada uyursun ki?" diyen sesi duydum.
Ses Çağrı'nın sesiydi. Gözümü açtım. Çağrı'ı bir nefes kadar yakınımdaydı. Ben Çağrı'nın kucağındaydım.
"Günaydın Gece Hanım" Gözlerimin içine bakıyordu ve konuşurken kafasını eğdiği için çok yakınımdaydı.
"Günaydın da sen hayırdır benim odamda ne işin var ve beni hemen yere indir" Beni yatağımın üzerine bıraktı.
"İndirdim oldumu?" Oldu tabi ki.
"Oldu Çağrı Bey odamda ne işin var?"
"Ne işim olacak seni almaya geldim babanının yanına gideceğiz ya sen tekrar kendine bir şey yapmadan ben geliyim dedim kötümü ettim istersen gitmeye biliriz benim için hiç sorun olmaz" Ay buğün babama kavuşcamm.
"Tamam yavaş konuş biraz babamı almaya gidicez ben cekedimi alayım çıkalım üzerimi değiştirip vakit kaybedemem"yatağımdan kalkıp beyaz cekedimi ve telefonumu aldım.
"Hadi gidelim"
"Tamam ama dışarısı buğün çok soğuk yağmur yağdı bütün gece ve buğün yağmurlu gözüküyor" Olsun ben üşümem. Üşüsemde babama sarılırım.
"Yok ben iyiyim böyle hadi gidelim" dedim ve odanın kapısına doğru ilerledim. Çağrı'da arkamdan geldi. Kapıyı açıp çıktık.
Karakola gidene kadar hiç konuşmadık.
Karakolun önünde araba durdu.
"Eee ben buraya bakmıştım babam burada yok ki neden geldik?"Babam buradamıydı? Öyleyse neden bana söylemediler? Kesin Çağrı yüzünden dir.
"Evet baban buradaydı ve ben sana söyledim istediğin kadar karakolları gez babanı bulamazsın dedim inanmadın ki boşuna yordun kendini"Ben bu adamı boğarım. Ne güzel bulmuşum ne karışıyorsun ki be adam.
"Tamam konuyu uzatmıycağaım hadi içeri girelim" dedim karakola doğru ilerlerken.
"Tamam girelim" Dedi ve peşimden içeri girdi.
İçeri girer girmez bir kadın yanımıza geldi.
Otuz yaşlarında, siyah saçlı, mavi gözlü bir kadındı.
"Çağrı Bey hoşgeldiniz siz burada bekleyin Kenan Bey beş on dakika içinde burada olur"
"Tamam" Çağrı çok düşünceliydi.Çok mutsuzdu.
Gözlerine ne zaman baksam parlayan adam bu gün o kadar hüzünlü bakıyordu ki. Bir an yanlış bir şey yaptığımı düşündüm. Ama sonra doğru olduğuna inandım.
Bi tarafım bir şeylerin yanlış olduğunu söylesede inanmadım.
Beş dakika sonra babamı gördüm biraz ileride.
Koşarak yanına gittim ve hemen sarıldım.
Babam Yaşlı değildi. Saçları siyah, gözleri kahverengi, birazda kaslıydı.
Oda bana sarıldı. Tam o sırada dışarıdan silah sesleri geldi.
Ben ne olduğunu anlayamadan babamla yanımıza yüzleri maskeli iki kişi geldi.
Benle babamı ayırıp ikimizinde kafasına silah dayadılar. Çağrı o sırada ateş ederek yanıma geliyordu ama yanımdaki adamları farketmedi.
"Çağrı yaklaşma" dedi Çağrı'ya benim kafam silah dayayan kişi.
O anda Çağrı bize döndü ve bizi gördü.
"Gece" durdu"Gece'yi bırak beni al lan bırak Gece'yi"dedi bir taraftan dışarıdaki adamlara sıkıyordu.
Bir taraftan beni kurtarmak için onları ikna etmeye çalışıyordu.
Beni tutan koluyla buğazıma baskı yaptı. Canım yandı.
"Bırak beni baba canım acıyor yardım et" dedim gözümden yaşlar akarken.
"Tamam babacım korkma ben yanındayım" Silah sesleri kesildi. Kapıdaki polisler yaralı veya ölü şekilde yerlerde yatıyordu.
"Şimdi biz gidicez ve siz bir şey yapmıycsksınız"
dedi beni tutan adam.
"Gece'yi bırak gitmene izin vericem"babamı bırakmazsa ben onunla gitmezdim ki.
"Öyle bir şey olmayacak"dedi ve kapıya doğru yürümeye başladık. Çağrı hiçbir şey yapamadı.
Biz kapıdaki siyah lüks arabaya bindiğimiz an araba çalıştı.