Tam o anda, yeşil gözleri sakinleşti. “Duralım,” dedi. Belimi saran kolun kasları gevşedi. Beni, bir saniye önce kendine yakın tuttuğu o sıcak bedeninden yavaş ama kararlı bir hareketle uzaklaştırdı. Ayaklarım yeniden halının üzerine bastı. “Serenay, bir şey mi oldu?” diye sordu. Gözlerime baktı, ancak bakışları tam olarak bana odaklanmıyordu. Sanki başka bir şey olmuştu o anda. Derin bir şekilde nefes aldı. Onun bu ani geri çekilişi, sıcaklığın yerini anında bir boşluğa bırakması, içimde keskin bir acı ve şaşkınlık uyandırdı. Göğüs kafesimde bir ağrı hissettim. “İyiyim,” dedim. “O yüzük parmağında durdukça ben sana asla, gerçek anlamda dokunamam. Dokunmamalıydım zaten. O yüzden başlamadan bitirmemiz iyi oldu çünkü….” Sözleri keskin ve acımasızdı ama yine de gözlerindeki arzuyu

