Gözler yerde cansız bir şekilde yatan Avşar kızında, kalpler ise ağızdaydı. Eller dizleri dövüp çığlıklar konağı sararken bir yaygaradır koptu. "Zişan!" diye bağırdı iki cengaver... İki kardeş... Yerde baygın yatan güzele karşı ilk koşturan kocası olmuştu. Korkulukların yerle bütünleşen kenarına çarptığı başını kaldırıp dizlerinin üzerine yerleştirdi. Al al olmuş yanaklarına yavaş yavaş dokunarak seslendi. "Zişan! Zişan, uyan güzelim! Zişan, duyuyor musun? Zişan!" Son sözünde sesini yükselten Battal baygın yatan karısından ayırdığı gözlerini yengesine dikti. Şuan onu eline verseler, boğabilirdi. Mahra merdivenlerden hızla inip yanlarına geldiğinde güzel karısını kız kardeşi ile başında bekleyen annesine bırakıp basamakları ikişer ikişer çıktı. Amine ile yüz yüze geldiklerinde ise kaç

