Mezuniyet gecesi nihayet bitmişti ama oturduğu yerden gerilmekten Hazal da bitmişti. Ozan ağa ise ağalar kadar paşalar kadar rahattı ve bu rahatı, Hazal’ın gözüne çok batıyordu. İçinden sövüyordu adeta ama dışından oturup kalmıştı tüm gece. Nihayet eve gitme vakti gelmişti. Hazal kalkıp Dicle ile vedalaştı. “Lütfen gel” dedi sessizce. Dicle ise başını salladı. Arkadaşını merak ediyordu. “Yanına geleceğim mutlaka.” Ardından Hazal kendi cehennemine döndü ve benliğine ait her şeyi orada bırakarak Ozan Karahan’ın arabasına bindi. Eve gittiklerinde Ozan sessizdi. Hazal ise ödeyeceği karşılık üzerine düşüncelere dalmıştı. Kim bilir ne yapacaktı? Nasıl bir yara alacaktı bu gece? Derin bir nefes aldı ve merdivenleri çıktı. Ozan odaya gelmeden 2. kattaki başka odaya girdi ve Hazal’a göz

