Gözlerini Aç

1168 Words
Hazal gözlerini yavaşça açtığında başında tanımsız bir ağrı vardı. Zihni, uyanışının ilk anlarında sise bulanmış gibiydi, ancak bu sis hızla dağıldı ve yerini keskin bir gerçeklik duygusuna bıraktı. Altında, vücudunu saran, kuş tüyü kadar yumuşak ve rahat bir yatak vardı. Üzerinde ise ipeksi, ağır dokunuşlu bir pike. Gözlerini kırpıştırarak etrafa baktı. Burası bir evin odasını değil, bir sarayın odasını andırıyordu. Tavan, altın varaklı süslemelerle bezenmiş, ortasında devasa bir kristal avize asılıydı. Duvarlar, koyu ahşap panellerle kaplıydı ve üzerlerinde eski, yağlıboya tablolar sıralanmıştı. Odanın bir köşesinde şömine vardı ve içindeki odunlar yanarak odaya hafif bir çıtırtı sesi ve ıhlamur kokusu yayıyordu. Hava köy yeri olduğu için geceleri serindi ama şömine yakacak kadar mıydı bu biraz anlamsızdı işte. Yatağın hemen yanında, pencerenin önüne konumlandırılmış, işlemeli bir masa ve deri bir koltuk duruyordu. Ağır, kadife perdeler pencereden süzülen ay ışığını yumuşatıyor, odaya loş ve dingin bir hava katıyordu. Gözleri odanın diğer tarafına kaydı. Orada, mermer kemerli bir giriş vardı. Kemerin ardında, lüks bir banyo bölmesi göze çarpıyordu. Devasa, pirinç ayaklı, jakuziyi andıran bir küvet ve yanında altın musluklar dikkat çekiyordu. Duvarlar parlak, beyaz mermerle kaplıydı ve zeminde mozaik desenler bulunuyordu. Aynanın çerçevesi bile oymalı ve ihtişamlıydı. Küvetin içi su ve kırmızı güllerle doluydu. Buhardan anladığı kadarıyla su sıcaktı. Bu lüks, bu ihtişam... Her şey Ozan Ağa'nın gücünün ve zenginliğinin bir göstergesiydi. Ama bu güzellik, onun için sadece altın bir kafesten ibaretti. Hazal baş dönmesini hiçe sayarak kalktı ve üstünde onu boğan gelinliğe baktı. Çıkarıp parçalamak istiyordu. Ona ait bile değildi. Zeliş’indi bu gelinlik… Sonra gözleri yatağın ucundaki pufa özenle konulmuş beyaz, dantel geceliğe takıldı. Midesi bulandı. Samanlıktaki gördüğü görüntüler yeniden canlandı gözünde. Bu adamın kendisine dokunmasına nasıl izin verebilirdi ki? İmkansızdı bu. Tiksiniyordu ondan. Onun ağalık sisteminden… Derin nefesler almaya çalıştı. Artık boğulmak üzereydi. Duvağını çıkartıp yere attı. Banyoya doğru gitti ve yüzünü yıkayıp makyajı çıkardı. Odaya doğru yürürken Gelinliğin arkasındaki korsenin ipini çözdü. Bir düğüm, iki düğüm derken yarıya gelmişti ve tam o sırada kapı açıldı. Hazal gelinliğinin üst kısmını yarım yamalak çıkartmaya çalışırken Ozan Ağa karşısında duruyordu. Yüzüne alaycı bir gülümseme yerleştirdi ve büyük ahşap kapıyı ardından kapatıp kilitledi. “Karım kendi kendine ayıldı, gerdek için sabırsızlanıyor demek.” Hazal geriye doğru gitti. Yüzünü korkulu bir ifade aldı. “Ha- hayır, ben, ben nefes alamadım.” Ozan ağa ona doğru yaklaşıyordu. “Nefes alamadın demek he? Milletin içinde bayıldın rezil rüsva ettin aşiretin önünde. Hasta kızı gelin aldı diyecekler.” Bunu söylerken alay ettiği çok belliydi. Hazal o adım attıkça geriye gitti. Derin nefesler aldı. Astımı vardı. Daralıyordu burada. Afife Hanım’ın dedikleri kafasının içinde yankılandı. Anlaşma teklifi… Tek çıkış bu muydu gerçekten? Hazal hızlıca ihtimalleri düşündü. Eğer Afife hanımın teklifini kabul edip onunla anlaşırsa ve onlara bir torun verirse yine en az 10 ay bu konakta yaşaması gerekirdi. Peki bu ihtimal dışında bir kaçış yok muydu? Düşündü, düşündü… Ozan ağa ona yaklaşırken her şeyi düşünmeye çalıştı. Kaçmak bir yol değildi. Düğün gecesi kaçarsa Karahan Aşireti, durmazdı. Hazal’ın soyundan kimseyi sağ bırakmazdı. Ama… ama Afife hanımla anlaşırsa… onun gücü dillere destandı. Hanımağa güçlüydü. Belki de gerçekten kurtulabilirdi. Ama bunun için bu adamın kendisine dokunmasına izin vermesi gerekiyordu. Bunu nasıl yapacaktı ki? Kafayı yemesine ramak kalmıştı. Ozan ağa, Hazal’ın dibine geldiğinde Hazal duvara tosladı ve gidecek başka yer kalmadı. Yutkundu. “Afife hanım?” “Ana diyeceksin.” dedi Ozan. “O senin hanımağan.” “Hanımağa nerede?” dedi Hazal. Onunla konuşup teklifiyle ilgili soru sormak istiyordu. Ozan ağa kahkaha attı. “Karım gerdeğe girmeden annemle mi konuşmak istiyor. Ne şimdi bu?” Hazal yutkundu. Düşündü. Verecek cevap bulamayınca saçmaladı. “Ona.. sormam gereken bir şey var.” Ozan ağa elini Hazal’ın yanağına götürüp saçını geriye itti. “Ne soracaksın?” dedi soğukkanlılıkla. “Gerdeğe nasıl girildiğini mi?” Hazal kıpkırmızı kesildi. Başını önüne eğip yutkundu. Nefes alışverişleri kesik kesikti. Ozan ise inatla yüzüne bakıyordu. “Gittiler. Hizmetçiler dahil kimseyi bırakmadım konakta. Sabah gelirler çarşafı görmeye.” Hazal inatla ona bakmıyordu. Ozan bir anda onun üzerinde baskı kurmaktan geri durup kenara çekildi ve yatağa uzandı. “De haydi,” dedi gülerek. “Ben gelmeden önce soyunuyordun devam et.” Hazal’ın dizleri, elleri, tüm vücudu titriyordu. Afife hanımın teklifi kafasında dolanıp duruyordu. Başka hiçbir şey düşünmüyordu. Yapabilirim dedi kendi kendine. Gözümü kapatırım, işini bitirmesini bekleyip gözümü kapatırım. Yapabilirim dedi. Sadece bunları düşündü. “Hadi dedim!” Ozan ağanın gür sesiyle sarsılınca ürktü. Ozan eliyle karşısını işaret etti. “Geç karşıma soyun.” Hazal karşısına geçip titreyen elleriyle gelinliğin kalan iplerini söktü. Ölüm gibi bir yavaşlıkla hareket ediyordu. Gözlerini kapatarak kollarından çıkardı ve artık üstsüzdü. İnce beli ve dolgun memeleri olduğu gibi Ozan ağanın karşısındaydı. Ozan kollarını başının arkasında birleştirip onu izliyordu. Dik memelerine ve aşağı doğru inen kıvrımına baktı. Üzerinde kıyafetler varken pek albenisi yok gibi duruyordu ama çıplakken kıvrımları hoşuna gitmişti. “Gözlerini aç!” diye bağırdı. Hazal yine ürkerek gözlerini açtı ve karşısında onun zevkten kararmış gözlerini gördü. Yatakta rahat bir pozisyonda yatmış Hazal’ı süzüyordu. “Devam et,” dedi. Hazal çıkarmaya devam etti ve gelinliğin altını da çıkardığında sadece tanga ile alta giydirdikleri jartiyer kalmıştı. “Arkanı dön.” Ozan’ın komutuyla arkasını döndüğünde Ozan ağa onu iyice süzdü. Kalçaları da istediği dolgunluktaydı. Biraz daha dolgun olsa fena olmazdı ama böyle de idare ederdi. Ozan ayağa kalkarak ona doğru yürüdü. Hazal ise her adım sesinde daha çok titredi. “Bana dön,” dedi Ozan ağa. Hazal yavaşça döndü. Gözleri kapalıydı. Ozan onun yüzüne bakarak iyice bir süzdü. “O gün samanlıkta gözlerime bakarken gözlerin açıktı. Şimdi niye kapatıyorsun?” Hazal gözlerini açtı. Ozan ise elini çıplak beline yerleştirerek kalçasına indirdi. “Dolgunluğunu sevdim,” dedi götünü okşarken. Sonra bir anda şaplak attı. “Ama duruşun hiç seksi değil. Zeliş’den hiç mi bir şeyler kapmadın? Nasıl etkileyeceksin beni?” dedi aşağılayıcı bir tavırla. Hazal ona nefretle bakarken nefes alışverişleri hızlandı. Yutkundu. Nefesi boğazına takıldı. Yaslandığı duvardan yana kaymaya çalıştı. Ama Ozan ağa onu belinden kavrayarak sertçe kendine çekti ve onu yüzüstü duvara bastırarak pantolonunun altındaki sertliğini kalçasına dayadı. “Sırf sabah çarşafa bakacaklar diye sikicem seni.” Hazal yüzüstü bastırıldığı soğuk duvarda kıvrandı. “Nolur,” dedi bir anda. “Nolur yapma.” “O samanlıkta gözümün içine bakmadan önce düşünecektin,” dedi Ozan ağa. Hazal, Afife hanımın anlaşmasını düşündü. İçinden tamam dedi tamam yapsın ve bitsin yalvarmanın alemi yok. Bu adama yalvarmayacaktı. Nolur kelimesi ağzından bir kez çıkmıştı ve bir daha yalvarmayacaktı. Ozan ağa sertliğini kalçasına bastırırken tek eliyle de göğsünü tutarak onu hareketsiz bırakmıştı. En mahrem yerlerinde iğrendiği adamın elleri geziyordu. Nefes alışverişleri ikisinin de hızlıydı çünkü Hazal çok fazla çırpınmıştı ve en sonunda kafasındaki anlaşmayı düşünerek durmuştu. Onunla bu gece birlikte olursa hem aşirete istediğini verir, hem de belki bir daha birlikte olmasına gerek kalmadan hamile kalırdı. Ozan ağa ise hala kıyafetle duruyordu ve iki eliyle de onun memelerini sıkıp okşarken sanki sadece onu delirtmeye çalışıyordu. Hazal gözlerini sımsıkı kapattığında Ozan bir anda geri çekildi. Üstü bile giyinikti ve o çekilir çekilmez Hazal yere oturup eliyle göğüslerini kapattı. Ozan telefonuna yöneldi. Telefon Titreyip duruyordu. Açtıktan sonra ise Hazal’a döndü. “1 saate dönücem. Benim için hazırlan.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD