Siz; Hani sen hep benimsin?
Şimdi neredesin nerede?
Siz; Hani verdiğin sözler
Hani ellerin nerede?
Siz; Hani huzur bulduğum mavi gözlerin nerede?
🖤; Asel yeter artık bıktım yazma
🖤; Adli işlemler başlatacağım artık.
Siz; Bu kadar mı bittim ben senin için Eray
🖤; Senden eser kalmadı bende Asel
🖤; Ve evet o kadar bittin bende hatta o kadar fazla bittin bende.
Mesajlardan çıktım madem ben bittiysem onun o da bende bitti.
"Abim hadi hazırsan çıkalım hemde çiçek dediki seansdan sonra yemeğe gidelim dedi ama önce çarşıya çıkacakmışız" abimle uyuduktan sonra tam tamına 4 gün geçmişti o 4 günde'de Erayın yeni numarasını buldum kendisi engellemek ile yetinmemiş numara değiştirmiş ti.
"Peki abi" dedim psikoloğs gitmeye karşıyım ama abim için gidiyordum kapıya doğru yürürken zil Çaldı kapıyı açtık kargocu.
"Merhaba Asel Demircan evde mi?" Beni soruyordu belki Eray dandı.
"Benim" sesim çok umutlu çıkmıştı.
"Buyrun şuraya imza atın lütfen" imzayı attım çoktan giydiğim ayakkabıları çıkarıp salona geçtim kargoyu açtım.
"Güzelim sen yinede çok ümitlenme olurmu"
"Yok yok kesin o bu sefer" dedim. Belki mektup'dur çok ince çünkü" dedim umutla Eray mektup lu şeyleri severdi.
"Peki"
Kargoyu açtım gördüğüm şeyle gözlerim dolmays başladı alltaki notu titreyen dudaklarımla sesli okumaya başladım.
"Aselcim bizim bir kızımız olacak senin ki doğmadı ama benim ki doğacak Eray kız bebeğimiz olacağı için çok mutlu kızımızın adını "Mehveş" koyacağız güzel mesajlarını bekliyorum~Neva"
Mehveş ismi Eray la benim gelecekte kurduğumuz hayallerden biriydi Mehveş ay gibi güzel yüzü ve kaderi olsun diye seçmiştik.
Benim kızım olmayacak ve asla Mehveş ismini koyamacağım yüzüme tokat yemiş gibi yeni yeni anlıyordum bunu ben asla anne olmayacaktım ve Eray beni asla sevmeyecekti.
"Aselim ağlama hadi güzelim" abimin sesi ile şoktan çıkmış gibi baktım yüzüne.
"Abi neden neden ben o üzülmesin diye çocuğumuzun öldüğünü bile söyleyemezken o onla kurduğum hayallerini başkası ile kuruyor abi ben hiçbirini yaşayamazken acıma bile saygı duymuyorlar abi ben neden ben neden" diye bağırdım. Abim gelip bana sarıldı.
"Geçecek güzelim hepsi geçecek hepsini atlatacağız söz veriyorum" dedi kafamı salladım dün ona söz vermiştim.
"Hadi gidelim abi" dedim zar zor çıkan sesimle.
"Tamam hadi çıkalım"
.
.
.
.
Önder klinik'e gelmiştik tabelaya bakmayı kesip abimi beklemeden içeri geçmiştim.
"Buyrun efendim hoşgeldiniz" dedi girişte masa arkasında duran kadın.
"Hoşbulduk yağız önder ile randevumuz vardı Asel Demircan" arkadan abim gelmişti ve konuşmuştu.
"Hoşgeldiniz Yağız bey'de sizi bekliyor 3.cü kat sağdan 2.ci oda" dedi kadın 2ve 3 yanyana şans gibi...
"Saolun" diyip kadının dediği yere gittik kapıyı çaldık ve girdik.
"Hoşgeldiniz" dedi adamın adı yağız herkes yağız dediğine göre yağız oluyor işte adı.
"Naber dostum" diyip abimle tokalaştılar ve sarıldılar.
"İyidir senden" dedi yağız denen adam.
"Aynı işte herzmanki gibi"
"Daha ne istiyorsun ozaman oğlum"
"Neyse ne ya" diye konuyu kapattı.
"Sende hoşgeldin Asel" diyip bana baktı abimle kısa konuşması ardından onu incelemiştim 1.95 boyu var gibiydi. kirli sakal kara kaş ve gözleri ile gayet iyiydi.
"Hoşbuldum" sesim kısık çıkmıştı kimse ile göz göze gelemiyordum utancımdan.
"Hadi git sen bizde konuşalım Asel ile" dedi gitmesin!
"Abi" dedim sesim kısık çıkmıştı ama o anlamıştı.
"Yağız bende kalsam" diye sordu abim keşke öz abim olsaydı.
"Olmaz eğer sorun sendeyse sen gel ama sendeki sorun beyinsizlikten geliyor gibi"abim bu sözler ile resmen adamı gözleri ile dövdü
"Zevzek" diyip bana döndü "Güzelim bak kısa süre ne zaman istersen çık ama çıkmadan önce şu zevzege 2 tane yapıştır senin elin ağırdır" diyerek alnımı öptü ve cevap vermemi beklemeden odadan çıktı.
"Otur Asel'cim öncelikle birşey istermisin içecek tatlı su kahve" diye sordu
"Limonlu soda ve su alabilirim" dedim masa telefonunu aldı ve birini arayıp söyledi.
"Hadi biraz kendinden bahset neler yaparsın nelerden hoşlanırsın"
"Hım Adım Asel peri Demircan biliyorsun 26 yaşındayım ikizler burcuyum öğretmenim ilk okul öğretmeni ve güzel sanatlar okudum birde he resimle ilgileniyorum"
"Ne tür resimler yapıyorsun tuval sanatı falan mı"
"Hepsi ama en çok büyük Gotik sanatları yaparım" Resim hakkında konuşmaya bayılırdım Eray sevmezdi resim hakkında konuşmayı. Yüzüm düşmüştü anlamıştı her hareketimi dikkatlice izliyordu.
"Bu kadar mı? İçini dökmek istemezmisin?" Diye sordu.
"İçim dinleyemeyeceğin kadar ağır" dedim iç çektim.
"Sen anlat ben karar veririm" dedi ve bana beyaz dişler le gülümseme sundu
"Ayrıldık" dedim bir an durdum sanki daha okula gitmeyen ve abisinin ona okuldan yeni öğrettiği bilgilerden çok önemli bir şey anlamış gibi bende anladım Biz Eray ile ayrıldık.
"Asel" diye seslendi
"Şey pardon dalmışım" dedim tam bir salaktım.
"Sorun değil" dedi ve yine ince dişleri ile gülümsedi.
"Ayrıldık en yakın arkadaşımla kendi yatağımda bastım uyuşturucu kullanıyorum alkol kullanıyorum takıntılı bir aptalım" bunları söylerken ağlamaya başladım
"Asel sence o senin için şuan hangi konumda" dedi
"Bilmiyorum ne konumda bilmiyorum eski eşim hayallerimi başkaları ile yaşayan bir adam anneliğimi elimden alan kişi" dedim duraksadım " Yada en açık gri rengini bana kapkara yapan adam'da olabilir ama eminim en çok hayal kırıklığım o benim." Dedim daha çok ağlayarak.
Yeni tanıdığım adama bunları anlatmak doğrumu bilmiyorum lakin çok dolmuştum gözümün önüne gelen peçete gördüm. Bana peçete uzatıyordu. Zaten o adam psikolog idi
"Sil gözyaşlarını Hayal kırıklığı bir insan için bu kadar ağlamamalısın" Aldım sildim göz yaşlarımı yenileri aktı.
"Neden" diye sordum.
" Ne neden" diye sordu
"Kedilere neden nankör diyorlar" diye sordum "İnsanlar daha nankör ben üzülmesin diye çocuğumuzun öldüğünü söyleyemezken o bana annen yokken nasıl anne olacaksın diyor kusurlu diyor çocuğumuzun öldüğüne inanmıyor" dedim psikolog ilk duraksasada anlayış ile kafasını salladı .
"En çok nedenim ise, bunları neden yaşıyorun ben karınca tanesini incitmis biri değilim kimin ahını aldım da böyle oldu" dedim bana sarılmıştı.
"Böyle düşünme Allah kullarını sınar, sınav eder sınavdan sonra daha güzel hayatın olur"
"Benim yaşayacak gücüm kalmadı abim için dayanıyorum"
"Ali sana değer veriyor bu halde olduğunu görse bana bile kızar kardeşimi ne hale getirdin diye onun için iyi ol" dedi o sırada telefonuma bildirim geldi Eraydan dı. Heyecanlanmıştım.
" O Eray yazdı" deidm heyecanla.
Mesaja tıkladım.
🖤; Asel ben Neva adına özür dilerim sana o yazıyı göndermiş
Madem o benden vazgeçti bende ondan vazgeçerim.
Siz;Sorun değil Eray Allah analı babalı büyütsün ama senden son bir isteğim var.
🖤;Nedir?
Siz; Benim için özel olan o Mehveş ismini kızınıza koymanızı istemiyorum o bana Özel kalsın istiyorum.
🖤; Peki
🖤; Fikrini değiştiren ne?
Siz; Hangisi
🖤; Anladığım kadarıyla benden vazgeçtin
Siz; Evet artık hayatıma bakacağım.
Siz; Rahatsız etmezsen sevinirim işim var
🖤; İşin mi var?
Siz; Evet Eray yazma artık.
Mesajlardan çıkıp bana merakla bakan gözlere baktım.
"Asel bundan sonra daha sık görüşelim şuan dan itibaren sadece senle olacağız doktor-hasta ilişkisi olarak görme 2 yakın arkadaş gibi mesela kriz zamanlarında yada uyuşturucu istediğin anda bana yaz yada o adama yazmak istediğinde bunu engellersek daha mutlu olacaksın" dedi sanırım randevu bitmişti.
"Peki" dedim Kapıya kadar yürüdük kapıyı açınca abim yere düştü bizi dinliyordu.
"Abi iyimisinn" diye endişe ile sordum.
"İyiyim ya size bakmaya geldim 1 saatir çıkmayınca" dedi kesin yalandı göz kaçırıyordu.
"Bizde inandık Ali salak var karşında ya" doktor yağız alayla bunları söyledi.
Abim ise ona "zevzek" dedi sonra hiçbirsey demeden çıktık ayıp olmuştu sıra çiçekle buluşaktık şuan çarşıdaydık.
Gördüğüm şeyle dondum ve gözlerim doldu abim benim durmamla bana baktığını hissettim sonra baktığım yere baktı.
Eski kocam karısı elinde bebek mağazası olduğu belli olan poşetlerle sıfatlarına bakıp gülüyorlardı. Beni ilk farkeden Neva oldu eli anında karnına gitti neva hınzırca gülümsedi. Nevanın durması ile baktığı yere baktı beni gördü bana bakmasıyla göz yaşlarım yanaklarımdan süzüldü.
Onları umursamadan yanlarından geçip gittim herşeyi başa alacaktım ben nasıl yandıysam onlarda yanacaktı hemde cayır cayır yanacaklardı.