Neva'yı direkt içeri çekmiştim. Ne kadar sarılmak istemesem de destek olsun diye sarıldım. Bana ihanet etmiş biri olsada kadındı ve ve hamile idi.
"İyimisin kim yaptı bunu sana hangi kansız orusbu çocuğu yaptı" asla küfür içeren kelimeler kullanıp konuşmasam da bir kadın bunu yaşamıştı.
"E-eray yaptı öldürecekti beni Asel zor kaçtım" diyerek ayrıldı benden. Pislik herif.
"Bıraktımı ilaçlarını" Eray sinir hastası idi. Tedavi oluyordu ilaç falan kullanıyordu.
"Bilmiyorum son 2 aydır böyle sürekli" tekrar sarıldı.
"Asel özür dilerim hepsi onun zoru ile oldu tehdit etti" ne saçmalıyordu.
"Geç içeri neva" şuan konumuz bana olan ihaneti değildi.
"Kim var eğer Ali abi varsa girmek istemem" abimden fazlası ile çekiniyor du çekinmeli zaten.
"İçeri neva içeri hadi hadi" diyerek salona ittim onu.
O salona geçtiğinde Zehra ile göz göze geldik gözleri ile sen iflah olmazsın diyordu.
Ardından içeri geçti. Tekrar kapı çaldı oflayıp kapıyı açtım ardından gözlerimi kapattım. derin of çektim
"Gene kim ya kimsin sen"
"Benim ya istemezsen giderim" konuşan kişi yağızdı psikolog yağız ardından düzelip gülümsemeye çalıştım.
"Olur mu öyle şey kusura bakma lütfen" diye heyecanla hızlı hızlı konuştum
"Aa olmaz mı?" Bilerek yapıyordu heyacanla konuştuğumu anları bilerek heyacanlandırıyordu!.
"Yapma bilerek yapıyorsun"
"Neyi yapıyorum"
"Heyacanlandırıyorsun beni" diye fısıldadım bunu itiraf etmek zordu ama heyacanlanıyordum.
"Hımm öylemi yapıyorum"
"Evet öyle yapıyorsun" demin fısıldayan kişi ben değilmişim gibi bağırmıştım.
"Hım demek öyle yapıyorum" ben heyecandan değil şuan utançtan ölebilirim.
"Tamam yapma" diye yine bağırdım. Utanıyorum.
"Ne yapıyorum güzelim ben? Bir şey yapmıyorumki ben" Diye içeri geçti. İçerir geçerken 2 parmağı ile burnumu sıkıştırdı ve gülerek içeri geçti.
Burnumumu sıktı o?
Daha fazla kapıda durmadan kapıyı kapatıp içeri geçtim.
"Asel noluyor" salona girer girmez abimin sesini duydum etrafa baktım neva koltuğun köşesinde oturuyordu kafası eğikti. Nevanın yanına geçip oturdum. Ellerini ellerim arasına aldım.
"İyimisin" diye sordum cevap beklemeden zehraya döndüm "Su getirirmisin lütfen" ardından Leyla'ya döndüm "istersen çocukları odaya götür psikolojileri bozulmasın" dedim. Zehra hazırda katılmış olan sulardan birini verdi.
"Daha iyimisin neva" dedim elinden bardağı alıp.
"Değilim Asel çok pişmanım keşke o pisliğe yenilmeseydim" ne diyordu hiç birşey anlamıyordum.
"Neva ne diyorsun anlamıyorum"
"Asel hani o pislik var ya işte yine geldi tehdit etti Eray anlaşma yapmış onunla" inanamıyorum nasıl yapar dı bunu.
"Bir dakika bir dakika ne adamları Asel noluyor" kafamı konuşan abime çevirdim.
"Abi sırasımı sence" diye sitemle konuştum.
"Tam sırası anlatın noluyor" susmazdı ısrar edince.
"Asel ile tanışmadan önce hayat kadınlığı yapıyordum Asel yardım etti ben beni onların içine kimin ittiğini söylemedim ama beni o iğrenç hayata iten kişi eray'dı.
Zorla yaptırmış dı tek ben değil bir çok kadının hayatına girip böyle yapıyorlar çeteler. Ya asel'i de oraya verecekti aseli'de o hayata itecekti.
Eray benle birlikte dedim sen sırf o hayata girme diye yaptım ben yaptım benim kimsem yoktu Asel Ali abi gibi koruyan ailem yoktu benim ailem diyebileceğim kimse yoktu ama senin vardı." ben artık inanamıyordum eskiden sevdiğim adam bumuydu?.
"Nasıl yapar bunu adi herif" diye bağırdım
"Sonra madem yaptın bunları hatanın çekeceksin dedi sen gittikten sonra hergün başka bir adama sattı beni her gün adam vardı peşinde o gün biz alışverişden çıktık senin orada olacağını biliyorduk çünkü çiçek yardım ediyor du ona" her dakika dahada şok oluyordum kardeş dediğimiz herkes bizi satmış vay anasını.
"Yaptımı bunu çiçek gerçekten yaptımı" diyerek ayağa kalkarak bağırdım.
"Tamam dur sakin ol olayı anlayalım" bunu diyen psikolog yağızdı.
"Abi böyle bir şeyi nasıl yapar o inanamıyorum" hayretler içinde konuştum. Nasıl bir kansızmış o.
"Sonra bu oyuna devam etmek istemedim çünkü bunu yaptıkça sana daha fazla ihanet ediyordum"
Neva bana ihanet etmemişti.
Neva beni korumak istemişti.
Neva beni korumak için bir ateşin içine yanmak için girmişti.
Hemen neva'ya sarıldım.
"Özür dilerim özür dilerim çok özür dilerim neva" ayrılıp ellerini ellerimin arasına aldım.
"Hem özür dilerim hem teşekür ederim neva" dedim. Asıl ihanet eden benmişim gibi hissediyordum. Arkasından aylarca neler dedim.
"Senin suçun yok suç benim" dedi neva
"Evet Asel senin suçun yok suçlu olan o gelip anlatabilirdi ben avukatım. Bunları söyleyen kişiye baktım.
"Bilmediğin şeyler var Ali abi"
"Ne ozaman söyle"
"Tehdit etti Asel'in sevdiği herkesle tehdit etti beni senlede etti"
"Nasıl benle tehdit eder inanmamızı bekleme bizden Asel salak olabilir ama ben değilim" iyide ben salak değilim ki. Tek takıldığın şey bumu Asel.
"Çiçek senin dava dosyalarını çalmış bunu yaptıktan sonra anlatmaya gelirken yakaladı beni Eray o sıra Asel uyuşturucu'ya başlamış işini bırakmıştı ama çalışırken kullandığı görüntüler var elinde çiçek resimli ve videolu şekilde gösterdi hepsini" kendimi çıkmazda hissediyordum bir insan nasıl bu kadar kötü olabilir nasıl ya nasıl.
"Asel konuşalım mı" psikolog yağız'ın bana seslenmesi ile kafamı ona çevirdim. Sırasımıydı.
"Acil" diye kalktı bende peşinden kalktım
"Efendim"
"O ortamda bulunmanı istemiyorum pskilojini etkiler"
"Bir şey olmaz bumuydu yani" sitemle konuştum. İçerde neler oluyor beni buraya çağırmış. Arkamı dönüp gidecekken kolumu tuttu.
"Evet bu Asel yüzün hüzün doldu kalbinden gelen o kırılma hislerini duyuyorum anlıyorum. Ağlamak istiyorsun ağlayamıyorsun. Gitme içeriye izin vermiyorum ağlayacaksan burada ağla üzüleceksen burada üzül kızacaksan bana kız parçalayacaksan beni parçala ama orada olma"
"Müneccim bokunu mu yedin sen nereden biliyorsun ağlamak istediğimi ayrıca sana niye onları yapayım sen mi kırdın beni!?" ben ağlamak istemiyorum ben şuan tek sadece eray'ı paramparça etmek istiyorum.
"He müneccim boku yedim Asel tövbe gitmeyeceksin içeriye"
"Arkadaşım içeride üzgün"
"Sana ihanet eden arkadaşın ama"
"İsteyerek ihanet etmedi"
"İhanetin nedeni yoktur Asel ihanet ihanetdir eyvallah seni korumaya çalışmış ama fazla yüz verip üzülen sen olma sonra"
"Peki Psikolog yağız bey komandonım" hafif eğilip kalktım. Güldü. Çok güzel gamzeleri vardı.
"Aferin asker" diye bağırdı bağırmasına gerek yoktu.
"İçeriye geçiyorum" ben diyip odadan çıktım arkamdan oda çıktı. Bir anda kolumdan yan tarafa çekildim. Çeken kişi yağızdı. Ardından kapıyı kilitledi ve anahtarı klozete attı şok etkisinde olduğum için olayı zor kavradım.
"Ama ihanet bu"
"Hiçde bile değil gitmeyeceksin içeriye" benim bu adamla başım belada idi.
"Ya ama neden abim'e seslensem çıkarır beni" tam bağıracakken eliyle ağzımı kapattı.
"Abinin haberi var kilitlediğimden"
"Tuvalete kilitledin kemiklerini kırar abim"
"Diğer odaların anahtarları yok" diyip gülümsedi.
"Of of"
"Üzülme uzun süre çıkmayacağız belliki buradan hadi sohbet edelim"
"Ne konuşacağız" diye sordum ve yere oturdum tuvaletde yerde tüylü beyaz halı serili idi ve rahattı.
"Sen başlat"
"Hım kaç yaşındasın"
"Ne o nikahına'mı alacaksın" diyip gülerek göz kırptı.
"Ha ha ha çok komik"
"Her neyse peki 37 yaşındayım" oha en fazla 30 en az 29...
"Saçmalama nasıl 37"
"Doğru söylüyorsun 19 'Luk gibiyim dimi"
"Hayır en az 29 en fazla 30"
Diyip güldüm gerçekten çok fazla yaş vardı aramızda 13 yaş vardı aramızda.
"Çok mu 13 yaş"
"Çok ama neye göre"
"Sana göre aramızdaki yaş çok mu Sence yani sana yaşlı demek istemiyorum yanlış anlama lütfen"
Tam cevap verecekken Evin zil'i çaldı ardından eray'ın sesi geldi.
"NEREDE O YOSMA NENEREDE O KAHPE ÖLDÜRCEM ONU GÖRECEK O"
_____________________________