6.Bölüm

1102 Words
Üstümü değişip odamda'ki klimayı açıp uzun süredir girmediğim yatağıma gezip uzandım. Yine uzun süredir kullanmadığım i********:'a girip biraz gezdim bir süre sonra ise uyumaya karar verdim.... 🚲 Küçük bir bebek sesi olduğum etrafa baktım burası evim değildi. Evet peki ya burası neresiydi. "Anne anne gel kurtar beni" ormanın içinden bağıran küçük bir bebek sesi. Sesin olduğu yere gittim. Benim gibi kırmızı saçlı bir kız bebeği. Bisiklet'in üstüne bağlı ve bağırıyordu. "Anne gel kurtar beni annecim lütfen kurtar beni" bebeğin yanına gidip ona dokundum bebek irkilip. Tekrar anne diye bağırmaya başladı. Beni görmüyordu. "Geldim küçük kızım" ağlayarak gelen kişi neva idi. Kızımı olmuştu. "Kızım geldim" küçük kızın ellerini çözdü ona sarıldı. Ama beni görmüyordu. Lakin olduğum taraflara kötü kötü bakıyordu. "Bir şey yok kızım geçti" Biz neden buradaydık niye kimse beni görmüyordu. Herşeyi geçtim ben neden konuşamıyorum. Bir kaç çalı hışırtı sesi geldi. Koşarak gelen Eray'ı gördüm. "Kızım Mehveş'im bir tanem" kızının adını Mehveş mi koymuştu. Benle olan hayallerini başkası ile mi yaşıyordu. "Eray ben sana dedim kızımızın adını Mehveş koymayalım uğursuzluk getirir dedim sırf inadına koydun" Neva eray'a bağırıyordu bana inat mı koymuştu kızının adını Mehveş koymuştu. Göz yaşlarım benden bağımsız dökülüyordu. Ben bağırmaya çalıştıkça onlar beni görmüyordu. Ağzımı bile açamıyordum. Birden fırlayarak gözlerimi açtım. Rüyamıydı gördüğüm şey. Neden böyle bir rüya gördüm anlamıyordum. Ama hala ağlıyordum neden takmıştım bilmiyorum. Camdan dışarı baktığım da hava kararmaya başlamıştı. O sırada zil çaldı. Ben ise hala transa girmiş gibi ağlıyordum zil bir daha çalınca kapıyı açmaya gittim. Karşımda abim vardı. Hemen ona kollarımı sarmıştım. Oda hemen kollarını bana sardı. Abim bana sarılmayı bırakıp baktı ve konuştu."Güzelim noldu neden ağlıyorsun" diye sordu bende neden ağladığımı tam anlamı ile bilmiyordum. Rüyaya'mı ağlıyordum. Yoksa rüyamda gördüğüm küçük kız bebeğine mi. Yada kızın bana benzemesi mi yoksa asla öyle bir kızım olamayacağı için mi? "Bilmiyorum abi neden bilmiyorum o gördüğüm kara kabusa'mı yoksa bağırdıgim ve asla duyulmayan Acı haykırışlara mı yoksa gördüğüm kız bebeğemi? Abi ben neye ağlıyorum" sona doğru seslerim yüksek çıktı. Neden böyle oluyordu neden hep aynı kısır döngüdeydim. "Şş tamam geçti güzelim ağlama" abim göz yaşlarımı sildi ben biraz gözümü kapatıp bekledim sonra gözümü açıp gülümsedim. Eskiden her ağladığım da böyle yapardık. "Tamam sakinim relax'im rahatım" diyerek gülümsedim sonra abimin arkasında olan 3 kişiye baktım bunlar kimdi. Kafamı abime çevirdim anlamış gibi hemen konuştu. "Asel bunlar Leyla, yiğit ve Mehmet benim hem Leyla hem arkadaşım hemde müvekkilim bu iki yakışıklı da onların çocukları"a anlamadım. Abim hala surat ifademi anlamaya çalışıyordu. Birden gülme isteği ile gülmeye başladım. "Ay deli bu" bir tane çocuk benim gülmem ile annesinin arkasına saklandı ama bu beni daha çok güldürdü. "Çok pardon abim bir an öyle diyip değişik bakınca gülesi geldi çok özür dilerim" anladığım kadarı ile abim müvekkili ile yaşayacaktı. Garip. "Ee Asel tepki vermeyecekmisin güzelim?" Abimin sorusu ile ona döndüm. Tepki veremezdim burası onun evi idi benim kendi evime gitmem lazımdı en son 8 ay önce kalmıştım. "Ne tepki vereyim abicim burası senin evin" dedim gülümseyerek. "Asel sacmala burası seninde evin" burası benim evim değil ki. Ben ilk yolumu doğduğum zaman kaybettim. Evim oldu sandım. Lakin ben evin sahibi değil, evin duvarına yapıştırılmış geçici duvar kağıdıymışım. "Öylede ben artık evime geçeyim özledim evimi" gerçekten çok özlemiştim duvardakı kitap raflarına kadar özlemiştim. "Peki" diye mırıldandı abim. Ben ise abimin misafirlerine baktım. Ardından küçük çocuklara ikisine güzel bir gülümseme sundum. "Hoşgeldiniz" diye daha fazla gülümsedim çocuklara zaafım vardı. Dünyada'ki en masum şeylerden biriydi diğeri ise hayvanlardı. Hayvanlar Allah'ın dilsiz kulları idi nasıl öyle kötü davranıyorlar yada sokağa atıyorlar anlamıyorum. "Hoşbulduk" dedi annesin arkasına saklanan çocuk. "Ee hadi oturun adınız ne sizin?" Diye sordum "Ben Mehmet oda ikizim yiğit" dedi annesinin arkasına saklanan aman isimleri bile güzel. "Tanıştığıma memnun oldum Mehmet bende Asel" dedim ve yerimden kalktım. "Su isteyen var mı?" Diye sordum abim bana garip bir şekilde bakıyordu. Sanırım bu kadar sakin olmamı beklemiyordu. "Ben alsam iyi olur" bu yiğit olmalı çünkü diğeri Mehmet. "Tamam hemen getiriyorum" gülümseyerek ayrıldım salondan nedense evde birilerinin olması beni mutlu etmişti. İçerden fısır fısır ses geliyordu. Diğerleri istemese de herkese su koydum çocuklara ise buz dolabında gördüğüm açılmamış cola koydum. Zararlı olsada onlar çocuk içebilir hem 1 bardaktan bir şey olmaz. Hepsini tepsiye koyup içeriye geçtim. Salonda ise herkes yerinde oturuyordu. "Alın bakalım" diye çocuklara tepsi uzattım almak yerine annelerine baktılar. Bu bir izin isteme şeyiydi küçükken okulda bir arkadaşım vardı. Oda böyle izin alıyordu annesi gözünü iki kere kırparsa hayır 1 kere kırparsa evet demekti. "Gerek yoktu ama teşekkürler" dedi Leyla sanırım doğru hatırlıyorum abim Leyla demişti. "Çocuk onlar gerek olup olmadığına bakmazlar" dedim gülerek o sıra kapı çaldı. "Ben bakarım" dedim ve tepsiyi salondaki masaya bırakıp kapıyı açmaya gittim. Kapıyı açtığımda ilk aslıyı gördüm ardından ise Zehrayı. "Hoşgeldiniz" dedim ikisinide Zehra benim yurttan arkadaşım dı ama küçükken evlat edinilmiş ti şansa bak ki. Buraya taşındığımız zaman onunla karşılaştık. Hiç değişmemişti. "Naber aşkım" diyip bana sarıldı. Bu tarz kelimelere bayılırdı bu aşkım bebeğim balım canım cicim lafları ile yaşar ve çok samimi bir insan yolda yürürken göz göze gelseniz neşelenirsiniz o derece bir havası var Zehra'nın. "İyi aşkım sen" diyerek kollarımı boynuna doladım. Özlemiştim herkesi her şeyi. "Bende iyi bebeğim ay Çok özlemişim kız bebek suratlarım oy oy yerim kız seni" sarılmayı bırakıp yüzümü sıktı sonra tekrar sarıldı. Zehra'nın kendine has çok güzel bir kokusu vardı çok güzel kokuyordu. "Yeter artık bana bile bu kadar sarılmadın Zehra alındım yani" aslının sahte sitemli sözleri ile kollarını boynumdan çekti. "Kıskanma yavrum çalış seninde olur" diyip ona öpücük attı ve içeri yürüdü. Aslı ile aynı andan "deli" diyip gülerek ikimizde içeri geçtik. Şaşırmadık ki Zehra çocukları seviyor du pardon yiyordu daha 30 saniye olmamıştır içeriye geçeli. "Anne söyle bıraksın beni" diye sitemle konuştu Mehmet bu bizi güldürdü. "Şş öyle denirmi Mehmet düzgün konuş sizde kusura bakmayın lütfen" diye konuştu leyla. "Aman çocuk o ya normal daha" diyip güldüm o sıra tekrar kapı çaldı. Büyük bir şekilde ofladım. Sen otur yavru ben bakarım" diye koltuktan kalktı Zehra kapıya doğru gitti. Kafamı o tarafa çevirdim yiğit bana bakıyordu gözünde anlamadığım bir duygu vardı ona gülümseyerek göz kırptım Göz kırpmamla yanakları kızardı yerim ben o yanakları. "Asel bir gelirmisin" diye bağırdı Zehra. Kalk Asel kalk iş başa düştü. Kapıya vardığımda karşımda Neva vardı yüzü başı dağınıktı. Dayak yemişti "Asel lütfen yardım et lütfen öldürecek beni lütfen Asel Allah için yardım et bana nolur lütfen Asel kurtar beni o cehenemden Asel yalvarırım kurtar" neva beni görür görmez yanıma geldi ve bana sarıldı. garip hissetmiştim bunu önceden yapsa sarılırdım ama put kesilmiştim şuan. Bu garipti çünkü 2 yıl önceki asel bu kız için herşeyini verirdi. Bu kadar duygusuz kesilmişti. ihanet Gerçekten sarsan bir şey. Hafifçe geri çekildim. "asel lütfen kurtar beni lütfen"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD