Merkezin ana koridoru, duvar boyunca uzanan cam panellerle kesiliyordu. Camın ardında küçük sınıflar, terapi odaları, boş bir spor salonu… Gürültü yoktu; insanlar düşük sesle konuşuyor, yazıcılar kâğıt çıkarıyor, klimalar uğulduyordu. Marya yürürken omzundaki dosyayı biraz daha sıkı kavradı. “Geri çağrı”nın kapanmasından sonra bina bir süre kendi kendine nefes alır gibi olmuş, şimdi ise düzenli bir ritim yakalamıştı. Kapıda bekleyen görevli kartını okuttu. İçeri girerken Tarık’la göz göze geldi. “Toplandılar,” dedi Tarık. “İçeride seni bekliyorlar.” “Kimler?” “Yeni kurulan ‘Saha-İç Denetim Kurulu’. Üç asker, iki sivil, bir de danışman.” “Danışman?” Marya kaşını kaldırdı. “Resmî listede ‘Ali E. Demir’ yazıyor,” dedi Tarık, sesini alçaltarak. “Ama soyadı kesik. Sunumda sadece ‘Danışman

