Zaman. Geçtiğinde geri gelmeyen içine hapsettiklerini geri vermeyen unutulmaya yüz tutmuş ya da unutulmuş her şeyi içinde saklayan o hem bilinen hem de bilinmez olgu. Bazıları için normal bir akıştı elbette bu ama bazıları için resmen eziyetti. Nehir gözlerini araladığında kendini yatakta buldu. Resmen dayak yemiş kadar kötü hissediyordu. Göğsündeki ağrı resmen fiziksel acıya dönüşmüş gibiydi. Ablası yoktu. Kalkmak istediğinde kemikleri ağrıyordu. Ayağa kalktığında üzerinde hala mezarlıkta giydiği kıyafet vardı. Yutkunduğunda boğazı acıyor sızlıyordu. O kadar ağlamış bağırmıştı ki ses telleri bile isyan ediyordu. Etrafına şöyle bir baktı. Bu odayı Aras geldiği gün onun için hazırlatmıştı ama Nehir ablası ile kalmayı tercih etmişti. Öylesine ruh gibiydi ki sanki dünya gözünden düşmüş ya

