Kendi Kuyusunu Kazan Aleyna

1031 Words
Sonraki iki teneffüste sınıfından çıkmamıştı Aleyna. Daha doğrusu çıkamamıstı. Çocuk kendisini görmezse belki de vazgeçerdi onunla çıkmaktan. Zaten taş olma yolunda son anda u dönüşü yapmış o çocuğun, onun teklifini nasıl kabul ettiğini de aklı almıyordu. Aklının almadığı bir diğer şey de onun yanına gitmeye nasıl cesaret ettiğiydi. Erkeklerle göz göze gelmeye bile çekinirdi ki o. Zaten saçma sapan bir şeydi, çoktan unutmuştur bile. Yanına gelip dan diye mal mal konuşan bir kızla kim çıkmak ister ki, abartıyorum diye düşündü bir yandan da. E haklıydı. Onun yanına böyle biri gelse şizofren herhalde geçmiş olsun diye düşünmeden edemezdi. Ama yine de çıkmadı sınıftan. Hem canı istemiyor hem de korkuyordu bir yandan, her ne kadar tersini düşünse de. 3. Teneffüste de aynı şekilde kafasını sıraya koymuş, sınıfta pineklerken tam yanından gelen "Demek bu sınıftasın." sesiyle kafasını sıradan kaldırdı. Oha! Üşenmeden sınıfını mı bulmuştu bir de. Çocuğa bak! Ama cidden bak yani. Taş be. Kesin hadi ayrılalım demeye gelmiştir bu diye düşündü Aleyna. "Miraç?" "Mesajlarıma cevap vermeyince gelme gereği duydum ben de." "Şey. Ben." deyip gözlerini kaçırdı. "Hiç bakmadım telefona. Görsem cevap verirdim tabi ki. Yani, neden vermeyeyim?" Numarasını vermiş olduğunu bile unuttuğunu asla itiraf etmeyecekti tabii ki. "İnsanın ilk sevgilisi olunca. Normal tabi. Alışık değilsin." Kaşları şaşkınlıkla yukarı kalkarken "Sen nerden biliyorsun bunu?" diye sordu. "Bir kaç arkadaşına sordum." Miraç umarsızca omuz silkerken, şaşkınlıkla ona bakmaya devam etti Aleyna. "Ne? Durup dururken gelip çıkma teklifi ettin. Tamam, gururum okşandı ama merak da etmedim değil, herkese böyle mi yapıyorsun diye." "Hmm. Önüme gelene çıkma teklifi ederim genelde. Alışkanlık." deyip gözlerini devirdi Aleyna. "Şakasını bile yapmazsak yalnız?" Aleyna Miraç'a bakıp da ciddi olduğunu görünce yavaşça yutkundu. Şu an Gamze'den duble nefret ediyordu. Resmen onun yüzünden olmuştu her şey. O olmasa bu çocuğu okulda bile görmemişti sonuç olarak. Hele gidip çıkma teklifi etmek mi? Daha da neler! Ama şimdi yapmıştı işte. Ve hepsi Gamze denilen o kız yüzündendi. İntikam alacağım diye kendi başını yakmış olmasını asla kabullenmiyordu. Sınıfa her giren ikisine de şaşkınlıkla bakıyordu bir kaç saniye. Aleyna'nın yanında bir erkek olmasından daha çok şaşırdıkları şeyse bunun Miraç olmasıydı. Kendi grubu hariç hiç kimse onunla konuşmazdı, hele ki kızlar... "Yanlış anlama da, gitsen diyorum artık." "Hayırdır? Sınıftakiler gelmeye başlayınca bi tırstın gibi." "Zil çaldı ya. Ondan." Sıra da az gelirdi. Başını duvarlara vurası vardı artık. Anca paklardı onun mallığını ne de olsa. "Neyse. Telefonuna bakmayı unutma." deyip göz kırparak sıradan kalkıp, sınıftan çıktı Miraç. Aleyna da onun bir daha sınıfa kadar gelmemesi için telefonu titreşime alıp cebine koydu. Çıkış zili çalınca, çantasını alarak okuldan çıkan Gamze, tam önünde duran çocuğa çarpmamak için durdu. "Bir şey mi vardı? " "Senin adın Gamze mi?" "Evet." "12 C'ye mi gidiyorsun?" "Evet de," "Yani bana aşık olan kız sensin." dedi çocuk, ağzından çıkan tükürükler eşliğinde. Yüzünü eliyle silerek "Ne?" diye sordu. "Arkadaşın utangaç olduğundan da bahsetmişti." Miraç nerde, diye düşünerek etrafına bakındı. Onu bahçede beklemesi ve çocuğu görür görmez dalması gerekirdi. Tam da en lazım olduğu anda yoktu. "Arkadaşım kim?" diye sordu dişlerinin arasından. "İkiz kardeşinin de sevgilisiymis. Şu an biz konuşabilelim diye onu oyalıyor zaten." "Öyle mi?" diye sorup yalandan gülümsedi. Bu çocuğa aşık olması için kör olmasi gerekiyordu. Bir de bir kaç metre uzakta durması. "Merak etme. Korktuğun gibi seni terslemeyeceğim." Çocuk çekip giderken, Miraç'la beraber arka bahçeden gelen Aleyna'ya baktı sinirle. "Naber Gamze?" "Iyi." deyip gülümsedi dişlerini sıkarak. "Sen nasılsın?" "İyiyim." "Bak kòtüysen söyleyebilirsin." dedi, sinsice gülüp elini omzuna koyarak. "Öğlen kantindeki çocuğun sana bağırdığını gördüm." Aleyna gözlerini kocaman açarak ona bakarken "Ne çocuğu lan!" diye araya girdi Miraç sinirle. "Ben gidiyorum. Evdekilere geç kalacağını söylerim." dedikten sonra omzundaki çantasını düzeltip arkasını dönerek yürümeye başladı Gamze. Savaş dediğin öyle değil, böyle olurdu. Gamze yüzünden sinirli bir Miraç ile baş başa kalan Aleyna, tam yanından geçen çocuğu tuttu. "Geri zekâlı, ben sana demedim mi okulda dikkat et davranışlarına diye?" "Ne diyorsun lan sen?" Miraç yumruklarını sıkmış ve her an çocuğa dalabilecek gibi duruyorken, Aleyna "Salak mısın oğlum?" dedi sinirle. "Yemin ederim teyzeme söylerim seni, okulda benden para aşırıyor diye." "Of Aley ya. Iyi ki beş lira verdin." Miraç olanları anlamak ister gibi kaşlarını çattıktan sonra "Kuzenin mi?" diye sordu. "Evet. Olmaz olasıca." diye mırıldandı Aleyna. Çocuğun kolunu bırakıp "Şimdi def olabilirsin." dedi. "Okulda seninle görülmek istemiyorum." "Aman, ben de sana nasıl meraklıydım anlatamam." Çocuk giderken, sinsice gülerek Miraç'a döndü Aleyna. Doğduğu günden beri ilk defa bir işe yaramıştı kuzen bozuntusu. "Bana güvenemediğin için teşekkür ederim." deyip gözlerini doldurdu. Büyüyünce oyunculuk düşünebilirdi bu gidişle. "Ya bak..-" "Senelerdir kimseye güvenmediğim bu okulda sana güvendim ben. Ama sen, kardeşinin tek bir lafına bakıp yargıladın beni. Sağ ol. Cidden." Aleyna başını öne eğip de hızlı adımlarla giderken, "Biraz da sen çek manyak kardeşini Gamze hanım." dedi gülerek. Kulaklıklarını takmış, müzik eşliğinde ders yapan Gamze, Miraç'ın çarptığı kapıyı son ses müziğe rağmen duymuştu. "Ne oluyor be?" Kulağındaki kulaklıkları hışımla çekip "Ne istiyorsun benden?" diye sordu Miraç. "Söylesene!" "Saçmalamayı kes ve yürü git odana." "Annemi ben öldürmedim Gamze. Neden anlamak istemiyorsunuz bunu?" "Ben hiçbir zaman seni suçlamadım ki." "Babam gibi yüzüme vurmadın evet, ama bu yaptıklarına ne demeli? Neden izin vermiyorsun hiç mutlu olmama? Söylesene." "Benim sana bir şey yaptığım yok." deyip parmağını kapıya doğru uzattı. "Çık odamdan. Sinirini kum torbandan çıkar, benden değil." "Bir daha bana yalan söylersen fena olur." deyip işaret parmağını ona doğru salladı, tehdit edercesine. Miraç aynı şekilde kapıyı çarpıp çıkarken, "İnşallah sen de tam olarak böyle çarpılırsın Aleyna." deyip sinirle kulaklıklarını geri taktı Gamze. Aleyna eve girer girmez odasına geçecekken, "Yemek hazır annecim." diyen kadına baktı dudak büzüp. "Bana şöyle seslenmekten vazgeç. Ayrıca yemek de yemeyeceğim, diyetteyim ben." "Kızım. Bak..-" "Bana şöyle seslenmekten vazgeç dedim değil mi?" diye bağırıp, onun sözünü yarına kesti Aleyna. "Ben sizin kızınız değilim. Siz de benim ailem değilsiniz." "Annecim bak..-" "Sus dedim sana ya, sus!" Odasına girip kapıyı kilitledi. Yaz tatilinde öğrenmişti evlatlık olduğunu ve bunu atlatması sandığından çok daha zor oluyordu. Bu yüzdendi tüm bu hırçınlıkları. Kendine hakim olamıyordu bir türlü, onlara hak verse de. Telefonu titreyince eline alıp, bildirimdeki 'Miraç' yazısını görünce gözlerini devirdi. 'Özür dilerim.' Mesajı görünce de sinsice gülmekten geri alamadı kendini. 'Gamze'ye de çatmasaydın benim yüzümden.' 'O konuyu tartışmayalım. Çünkü hak etti." Dudağının kenarı kıvrılırken "Sana benimle uğraşma demiştim." diye mırıldandı. Üzüldüğü an, karşısındakinin canını okumaktan asla geri kalmazdı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD