Kuzen

356 Words
"Sıçarım bacağına Aley. Hüsamettin diye isim mi olur lan?" "Ya of. Kim öyle bir tipin adının Koray olduğuna inanır ki Allsen? Hem tipi kabul ettin, ismi neden etmiyorsun?" "Of Aley of." Koray uzaklaşırken yanına doğru gelen Miraç'a baktı dudağını ısırıp. Kesin kim olduğunu soracaktı. Bir an önce telefon alsaydı da mesajlarla kalsaydı konuşmaları sadece. "Kimdi o?" "İnsan bi selam verirdi be?" deyip, gözlerini ona diken Miraç'a baktı. Çok korkutucuydu bakışları. "Şu salak kuzenim vardı ya, onun kardeşi. Bir alt sınıfta." "Ne çok kuzenin var senin de." "Eniştem çalışkan insandır." deyip, karşısındakinin Miraç olduğunu hatırlayınca kıpkırmızı oldu anında. Ulan senin neyine sevgili yapmak, diye mırıldanıp lafı degistirmek için telefonu eline alarak çevirmeye başladı. "Kardeşini neden takip etmiyorsun?" "Okulda mı?" Al, vallahi de psikopattı. "Instagramda." "Hesabını bulamadığım için. Sanırım engellemiş." O an, ilk defa hak verdi Gamze'ye Aleyna. Böyle bir manyakla uğraşılır mıydı be? "Ayrıca seni de bulamadım. Hazır hesabım sende açıkken eklersen sevinirim." Başını sallayarak onayladı onu Aleyna. "Seni neden bulamadım? Engelledin mi beni?" "Saçmalama." diyerek ona baktı. Tamam birazcık tırsıyor olabilirdi ama öyle bir şey de yapmazdı. Her ne kadar tamamen yanlış anlaşılma eseri de olsa, sevgilisiydi onun. Ve şu maço halleri dışında gayet de iyi bir çocuktu. Maço halleri de güzeldi, ama biraz korkutucuydu sadece. Aleyna onu kabullendiğini düşününce afalladı birden. "Neden bulamadım o zaman?" Miraç'ın sesiyle sıyrıldı düşüncelerden. Ama hâlâ tam anlamıyla kendine geldiği söylenemezdi. "Soyadımı kullanmıyorum sosyal medyada. Ondandır. Ben kendimi eklerim her yerden, girince bakarsın." "Bir sebebi var mı? Yoksa öylesine mi?" "Ne?" deyip, anlamamış bir şekilde ona baktı Aleyna. Kafası karman çorman olmuştu birden. "Soyadını kullanmamanın diyorum." "Aslına bakarsan var. Ama başka bir zaman anlatırım. Olur mu?" deyip oturduğu banktan doğrularak ayağa kalktı. "Zil çalacak." "Bahane üretmene gerek yok." deyip ayaklandı Miraç da. "Ne zaman istersen o zaman anlatırsın." Al işte, çocuğa öküz damgası yapıştırıp da sevmemek için bahaneler bulup tuğlalar örerken özenle, Miraç onları bir bir yıkıyordu kendi elleriyle. "Iyi dersler." deyip, elindeki telefonu sıkarak sınıfa doğru yürümeye başladı. Kimseye anlatmamıştı ki. Hocalar disiplin cezası verdiğinde bile bu sinirinin nedenini söylemeyip cezasını çekmeye razi olmuştu. Uzun bir süre kendine bile tekrar edememişti bunu. Onun için çok zordu, hem de çok.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD