Kartal, Meliha’nın bedenine bir ressam titizliğiyle yaklaştı. Dudaklarını, dizlerinin iç kısmına bıraktığı küçük bir öpücükle başlattı. Sanki her öpücükle bir hatıra çiziyordu. Islak dudaklarıyla, kızın uyluklarına yavaş yavaş tırmandı. Her dokunuşta Meliha'nın teni ürperiyor, dudaklarından sabırsız iniltiler dökülüyordu. Meliha, başını hafifçe yana çevirip gözlerini kapattı. Parmakları çarşafa gömülmüş, göğsü ritimsiz bir şekilde inip kalkıyordu. Kartal, dudaklarını kadının yumuşak karnına, ardından göğsüne doğru yönlendirdi. Göğüslerine dokunmadı… Onun yerine dudaklarını Meliha'nın köprücük kemiğine bastırdı. Boynunu kokladı, burnunu tenine sürterken dudaklarını yeniden kalça kemiğine kadar indirdi. Meliha, hafifçe doğrulup Kartal’ın saçlarını okşadı. Avuçlarının arasında hissettiği y

