Konağın o ağır, geçmişin günahlarıyla isli havası, Hanzade’nin attığı o cüretkar adımlarla bir anda dağılıverdi. Masadaki itiraflar havada asılı kalmış, dramın dozu herkesin nefesini kesmişken Hanzade, ipleri eline alıp sahneyi değiştirmeyi seçti. O sadece bir evlat ya da bir intikamcı değil; kendi krallığında kuralları koyan bir kadındı. Buna karışmaya kimin gücü yetebilirdi ki… Hanzade Özçınar Masadaki herkes, özellikle de halam yoksa kaynanam mı demeliydim gözlerimin içine bakıyordu. Daha fazlasını anlatmamı, o karanlık yollarda tek başıma nasıl yürüdüğümü duymak istiyorlardı. Ama ben Hanzade Ulubey’dim. Benim zihnim bir labirentti ve o labirentin haritası sadece bende saklıydı. Annem Reyhan bile bilmemeliydi her şeyi; çünkü sevginin ne zaman bir zafiyete, sadakatin ne zaman bir

