Velora: Gözümü açtığımda baş ucumda Miraya'yı gördüm. Canım çok yanıyordu. Boğazım kurumuş, dudaklarım susuzluktan çatlamıştı. Hala ölmediğime göre anlaşılan birileri beni kurtarmıştı. Gözlerim bulanıklığını yitirmeye başladığında Sebastia'nın odasında ve hatta onun yatağında olduğumu anladım. Her yer ona kokuyordu. Fazla yoğundu. "Sonunda uyandın. Uykucu." dedi Miraya. "Su." tek söyleyebildiğim buydu. Boğazımdaki bu kuruluk gitmeden konuşabilmem mümkün değildi zaten. Miraya yudum yudum bana su içirirken gerçekten ona minnattar olmuştum. "Teşekkür ederim." "Ne oldu?" "Sebastian nerede?" "Pislik prens katliam yapmakla meşgul." "Nasıl?" "Seni o kurtardı." dediğinde ağzım açık kaldı. "Ares hissetmiş sanırım. Gerçi o canavarın hissetmediği bir şey yok ya." "Sonra seni zindanda

