Sözleşme

1315 Words
Arabaya oturan kadın yerinde rahatsızca kıpırdamıştı. “Neden öyle bir şey söylediniz?” İşin garibi Marco ‘da neden böyle bir şey dediğini bilmiyordu. Sadece o an kadının yalnız olmadığını anlamasını istemişlerdi. Yalan da söylemedi eninde sonunda bu kadınla beraber olacaktı. “Arkadaşının bakışları çok aşağılayıcı geldi. Sanki sana acıyor ama durumundan da zevk alıyor gibiydi. “ Haklıydı adam, bunu biliyordu. “Nina büyük ihtimalle sizi tanıyordur. Eğer hayatınızda biri varsa sıkıntı olabilir. Çünkü burada duyduklarını herkese anlatacak.” Marco arabaya sürerken müzik gibi gelen ses tonundan huzur bulurken, anlık o zümrüt yeşili gözlerle buluştu. “Hayatımda kimse yok. O yüzden istediğini istediğine söyleyebilir.” Mia’ nın ister istemez yüzü gülmüştü. Hayatında birinin olmaması onu neden mutlu etmişti ? Kadının gülmesini gözden kaçırmayan adam da dudaklarına bir gülümseme koymuştu. Araba durduğunda İkisi de arabadan inip evlerine doğru yürüyorlardı. Mia’nın evinin önüne geldiğinde “İyi akşamlar Marco Bey. Her şey için teşekkür ederim.” Marco karşındaki kadını öpmemek için zor duruyordu. O kadar kendine güzel bakıyordu ki , lanet olsun hatta hiç bir kadın ona bu şekilde bakmıyordu. Acaba evine davet etse gelir mi? Yavaş Marco, dedi iç sesi. Kuşu ürkütmek istemezsin değil mi? Gözleri kadını bulduğunda kuştan çok kedi gibiydi. “Ne demek. Bir özür olarak anla bunu.” Kadın gülümseyip, üstündeki ceketi çıkarıp Marco‘ya uzattığında adam direk ceketi almıştı. Kokusunun sindiği bir şey bulmuşken asla bırakmazdı. Mia tekrardan gülümseyip eve girecekken. “Mia şirkete giderken senide alırım.” “Lena ile mi beraber? “ Hayır tabii ki de bu kadın neden sürekli kız kardeşimi dahil ediyordu ? “Lena bir çalışan daha erken gitmeli.” “Ben de bir çalışanım ?” Marco karşındaki kadına baktı. Ah hem de nasıl çalışan ? Ateşli dilini istemsizce dudaklarında gezdirip “Ben patronum sende benim asistanımsın. O yüzden ben kaçta gelip seni alırsam o zaman mesain başlar.” Mia anlamamıştı. Ama haklıydı, eski işindeki patronla da sürekli yayanaydı. Fazla sorgulamadan başını sallayıp içeri girdi. Kapıdan içeri girer girmez kapıyı hızlıca kapatıp, arkasında biraz bekledim. Beni sevgilisi olarak tanıtmıştı. En önemlisi hayatında biri yoktu. Kalbimin çarptığını hissediyordum. Bu kadar kısa bir sürede miydi? Christie’yi ne kadar çabuk unutmuştum. Bunları düşünmemek için yukarı çıktım. Lena ‘nın odasına girdiğimde uyuyordu. Büyük ihtimalle o da bu akşam yaşanan gerginlikte  çok  etkilenmişti. Yanağına bir öpücük bırakıp kendi odama geçtim. Gözüm ister istemez Marco’nun evine kayıyordu. Acaba odası hangisiydi? Hadi ama Mina sana ne adamın odasından en iyisi bir duş almaktı. Elbiseyi üstümden çıkardığımda, ceketindeki parfümü üstüme sinmişti. Hafifce kıkırdadım gerçekten de kafayı yemiştim. Marco eve girdiğinde keyifli bir şekilde gülüyordu. Tüm plan istediği gibi ilerliyordu. Maria ‘nın kuzenini bilerek oraya getirmişti. Ve o kadın istediğini ona vermişti. Şimdi yarın olan olayları izleyecekti. Büyük bir zevkle bu kadını kendine yavaş yavaş mecbur bırakacaktı. “MİA UYAN!” Üstümden yorganın alınmasıyla hırsla yataktan kalktım. “Lanet olsun sana Lena ! Derdin ne senin? “ Öfkeli gözlerimi, benden daha öfkeli gözlere çevirdim. “Alda bak.” Önüme attığı tableti aldığımda. Ağızım şaşkınlıkla açılmıştı. Marco ve benim sevgili olduğum yazıyordu. Restorandan çıkarken fotoğraflarımız vardı. Başımı kaldırdığımda şaşkın bir biçimde hâlâ ona bakıyordum. “Biz sevgili falan değiliz saçmalık bu.” Lena tableti elimden alıp “Tabii ki de saçmalık. Abim olacak o adam yüzünden kısmetin resmen kapandı.” Bu kızın derdi neydi? Benim abisiyle sevgili olma haberine değil de buna mı sinirlenmişti? “Sana inanmıyorum Lena derdin bu mu? “ “tabii ki de bu değil. Kötü tarafı bu, iyi tarafı Maria ve Christie görüp kıskançlıktan çatlayacağını bilmek benim için ayrı bir zevk.” “Sana inanmıyorum gerçekten.” Başımı olumsuz bir şekilde salladım bu kız adam olmazdı. “İster inan ister inanma. Hem abim belliki daha haberleri görmemiş görse hemen kaldırtırdı” “Nasıl yani?” “Abimin hiç bir kadınla görüntüsü kolay kolay çıkmaz magazine. Yanlış anlama kuzum o yüzden sıkıntı yapma hatta dua et o iki şerefsiz görsün öyle kaldırsın.” İşte bu nedense içime anlamsız bir şekilde bir şey oturtmuştu. Diğer kadınlar gibi beni de mi kaldırtacaktı ? Bu durumdan hoşlanmamıştım. Tamam sevgili haberlerinden de hoşlanmamıştım. Ama o şekilde kaldırması biraz kötü hissettirirdi. Telefonum çalmasıyla gözlerim arayan kişiye kitlendi. Lena’ya çevirdiğimde “Babam Lena şimdi ben yandım nasıl açıklayacağım her şeyi ?” Ellerimi saçlarıma geçirdim. Başından beri bu konuşmadan çekinirken birde şimdi bu çıkmıştı. “Hadi aç Mia. Durumu anlat her şeyi hadi kızım.” Destekler biçimde elini omuzuma koyduktan sonra odadan çıkmıştı. Elime aldığım telefon tekrardan çaldığında açıp kulağıma götürdüm. “Mia kızım neden aramalarıma dönmüyorsun? “ “Babacım özür dilerim biraz işler karışık.” Babam derin bir nefes verdi. Bunu biliyordum kendini frenlemek için yaptığı bir hareketti. “Ne işin var İtalya’da senin Mia. Aynı zaman da gördüğüm haber doğru mu? Sen mimarlar şirketin sahibi Marco ile mi berabersin?” Ah hadi ama baba sende mi bu adamı tanıyorsun ? Bir tek ben mi tanımıyordum. “Baba ben Christie’yle  ayrıldım. Beni aldattı.” Bu kez derin bir nefes ben alıp ayağa kalktım. “Beni kandırdılar. Yani ben bir arkadaşımın düğününe gittim zannederken onunla beraber düğünüymüş.” “Ah Mia ah!” “Baba lütfen ben dedim sana deme, bu beni sadece iyice yaralar.” Babamın tekrardan nefes sesini duyduğumda bende balkona çıktım. “Sonra Christie evime geldi beni rahatsız etti.” “Nasıl rahatsız etti!” Babamın yükselen sesini duyduğum da eğer ona ne yaptığını söylersem işler kötüye giderdi. “Sadece sözlü merak etme. Lena ve abisi Marco engel oldular.” “Lena, Marco’nun kardeşi mi?” “Evet baba. Lena abisinin yanına dönmeye karar verince bana da teklif sundu. İşten çıkarıldım ve iş bulamıyordum. Büyük ihtimalle Christie’nin işiydi bu. O yüzden beni bağlayacak bir şey kalmadı. Her yerde o ve onun ihanetini görüyordum.” Yanaklarımdan yaşlar akıyordu. Tutamıyordum kendimi bu yaşlar Christie için değildi. Dört yılım içindi aslında. “Ağlama Mia, ağlama kızım. Sen her zaman güçlü bir kız oldun. Neden bana gelmedin, İngiltere’ye sen yalnız biri değilsin kızım ben varım yanında.” Babamın sitemini biliyordum. Haklıydı da. Ona her şeyi baştan anlatmak yerine kaçmıştım. “Dönemem baba biliyorsun.” “Mia unut artık unut !” Ağzımdan çıkan hıçkırıkları tutamıyordum. “Kızım içindeki kurtçuk seni günden güne yiyor, eğer çıkarıp atmazsan senden geriye kalan hiç bir şey olmayacak.” Haklıydı. Anne yaram çok derindi. Ama aynaya bile bakmam, onu görmeme yetiyordu. “Hâlâ aynaya bakarken kendinden nefret ediyorum biliyor musun?” “yüzün o kadına benzeyebilir ama seni ondan ayıran en büyük fark kalbin bunu düşün”. Yüzümde kırgın bir gülümseme oluştu. “Marco ile ne zaman sevgili oldunuz peki?” “Hayır hayır baba sevgili falan değiliz. Ben Marco beyin asistanıyım. Medya saçma sapan haberler çıkarmış zaten Marco Bey haberi aldığı an engeller.” “Sevindim. Marco iyi bir adamdır. Ama yine de senin içindeki açık yarayı kapatmadan başka bir ilişkiye başlamanı istemem. Yoksa herkese aynı şüpheyle yaklaşacaksın.” Mia biliyordu. Babası aslında kendisinden bahsediyordu ondan sonra kimseyle beraber olamama sebebi buydu. “Tamam baba teşekkür ederim, yanımda olduğun için.” “Sen benim kızımsın tabi olacağım.” “Seni seviyorum. Kapatıyorum.” “Bende seni seviyorum. Lena ‘ya selam söyle.” “Söylerim.” Telefonu kapattığımda derin bir nefes verdim. Resmen üstümden bir yük kalkmıştı. Mia’ nın üstünden bir yük kalkarken Marco, Mia ‘nın son konuşmasına şahit olmuştu. Seni seviyorum demişti. Adamın içine bir şüphe düşmüştü. Christie lafını da duymuştu. Acaba dedi adam tekrardan mı beraberler yumruklarını öfkeli bir biçimde sıkmıştı. Bu kadının onundu,başka yolu yoktu. Telefonunu çıkarıp Katie’yı aradı. “Günaydın Katie “ “ Günaydın Marco Bey.” “ Sözleşmeyi bugün hazırlayıp Mia hanıma imzalatır mısınız? “ Katie şaşırmıştı. “Efendim ağır bir sözleşme kolay kolay kimseye imzalatmayız onu Mia hanımın bir hatası mı oldu?” “Sen dediğimi yap imzalat ama detaylı okumamasına dikkat et okursa büyük ihtimalle imzalamaz.” “Peki efendim.” Marco telefonu kapattığında yüzünde yine oluşan şeytani gülümseme ortaya çıkmıştı. Tamamen kendine doğru çekiyordu bu kızıl afeti artık yavaş yavaş avucunda olacaktı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD