“Ne.. Ne?” “İnkar mı edeceksin yine?” Derince yutkundum bildiğini biliyordum. Ama açıkça söyleyeceğini tahmin etmiyordum. “Teninin her köşesini ezbere biliyorum. Sağ kalçanda olan doğum lekesini, belindeki beni her ayrıntına kadar biliyorum. Hâlâ mı ben değilim diyeceksin Mia? “ Marco bu kez daha fazla yaklaşıp Mia’nın hep o arzu ettiği dudaklarına dokunmak istedi. Bir kez daha onu saklı cennetine kabul etmesini istedi. Bu kadını her şeyden çok fazla istiyordu. Tanrı buna şahitti. Ama bu kızıl alev ateş gördüğü tüm kadınlar gibi değildi. Bambaşkaydı. Hem de fazlasıyla. Mia ise Marco’nun ona bu şekilde gelmesini beklemiyordu. Dudakları buluşacakken Mia bir adım geri çekildi. İşte bu Marco için tüm duvarların yıkılıp üstüne düşmesi gibi oldu. “B.. üzgünüm Marco ama o gece bir hataydı

