O zaman Baha'da.... Allah'ım çok havalı! Kalbimin sıradan insanlara atmayacağı zaten en başından belliydi. Bu yüzden bu zamana kadar aşık olmamıştım. Baha gibi güçlü, yakışıklı gizemli bir adamı beklemişti demek ki atmak için. İçimdeki heyecanı ve şaşkınlığı yansıtmamaya çalışarak masaja devam ettim. Baha biraz daha kalsa uyuyacaktı. " Aynen Sonat. Başım ağrıyor çık hadi geleceğim. " "İçiyor musun?" "Al, siktir git hadi." Sonat küfürden haz almış gibi sırıtıp viskiyi aldı ve odadan çıktı. İkimiz yine başbaşa kalmıştık. Burnuma dolan Baha'nın kokusu eşsizdi. Daha önce asla duymadığım ama tanıdık bir kokuda vardı. Gül kokuyordu ama sıradan bir gül kokusu değil. İçinde yakıcı bir koku daha vardı ama seçemiyordum. Zaten kafede ilk karşıma çıktığında almıştım kokusunu. Bana gülü anımsatt

