Keskin fren sesiyle korkuyla irkildi Didê.. Uykulu gözlerle baktı merakla nereye geldiklerine. Sertçe kapanan kapıyla, Adâr’ın indiğini anlayıp, oda indi arabadan. Nereye geldiklerini anlamaya çalışsa da, etraf zifiri karanlıktan ibaretti. “Ahh” diye inleyen Didê’nin acı sesıyle, Adâr ağa korkuyla döndü arkasını.. -“Ne oldu ?” diye kosar adımlarla gitti ardında bıraktığı kızın yanına. Didê yere çökmüş, ayağını tutuyordu acıyla.. -“Bisey battı ayağıma, kesildi sanırım.” Yalın ayak olan kıza ters ters baktı Adâr. -“Sorması ayıp, neden yalın ayaksın Laz kızı..!” -“O dağ ayıları beni apar topar getirdikleri için olabilir mi Kanlıca..! Ne biçim insanlarsınız siz ya..!” diye canının acısıyla sitem etmeye başlayan kıza öfkeyle baktı Adâr. -“Senin şu anda nefes alıyo olduğun için şükür

