Onun hastalığı benim
Eun sabah ışıklarıyla gözlerini açtığında belindeki kollarla derin bir nefes aldı.
Bu heyecanlandığı için aldığı bir nefes değildi.Hayatının kabusu olarak adlandırdığı kocasının verdiği huzursuzlukla aldığı nefesti. Biraz ayıldıktan sonra kollarından çıkmak için hareletlendi ancak Taehyung'un uyanık olduğundan bi haberdi.
"Nereye karıcım?"
Eun duyduğu sesle birden irkildi. Çünkü onun sesi ona hep azap çektirirdi.
"Ş-şey ben s-su içecektim" Taehyung burnunu karısının saçlarına daldırıp derin bir nefes aldı. Bu sinirlendiğine işaretti.
"Yalan konusunda ne konuşmuştuk"
Eun korkuyla gözlerini yumdu.
"Y-yalan söylemiyoru-"
Belindeki kolların onu sıkmasıyla sustu. Taehyung karısının ona yakın olmak istemediğinin farkındaydı. Farketmemesi aptallık olurdu zaten. Eun'u kendisine doğru çevirdi ve gözlerine baktı. 4 yıldır evlilerdi ve karısının ona olan bakışları hiç değişmemişti.
Hala korku dolu ve nefretle bakıyordu. Taehyung'a göre karısına aşıktı ama Eun onun duygularını görmüyordu, belki de görmek istemiyordu. Eun'a göreyse sevgi can yakmazdı, sevgi korkutmazdı.
Taehyung elini kaldırıp karısının saçlarını okşamak isteyince Eun gözlerini sıkıca kapatıp elleriyle yüzünü korumaya çalıştı. Taehyung bu harakete şaşırmamıştı.Karısının yüzünü kapatan elini öpüp derin bir nefes alarak yataktan kalktı ve odada bulunan banyoya girdi. Eun rahatlayıp iç çektikten sonra yataktan kalktı. Üstünü değiştirip Taehyung'u bekledi. Çünkü onsuz aşağı inemezdi. Uyması gereken bir kuraldı bu.Teahyung banyodan çıkıp üstünü giyinmeye başlayınca Eun hemen banyoya girdi. İşini halledip yüzünü yıkadıktan sonra banyodan çıkacakken küvete gözleri takıldığı gibi dolmaya başladı. Dün gittikleri davetteki bir adamla göz göze geldi diye cezası ağır olmuştu. O adamdan etkilenmişti. Taehyung da zaten ona hiç bakmadığı bakışlarla başka bir adama baktı diye sinir krizi geçirmişti. Sonuç olarak küvette yüzü morarıp burnundan kan akana kadar kafasını küvetteki suya sokup çıkarmıştı. Eun için bu hiçbişeydi daha kötülerini yaşamıştı. Ona göre Taehyung hastaydı ve bu hastalık kendisiydi. Tedavisi ise onu sevmesiydi. Ama yapamıyordu, onu sevmeyi bırak onun yanında nefes almak bile istemiyordu. Taehyung onun kimsesiz olduğu bir zamanda bulup kaçırmıştı. Farklı bir yol tercih etseydi Eun zaten ona giderdi çünkü başka şansı yoktu. Gözlerini silip banyodan çıktı ve Taehyung'a bakmadan birlikte mutfağa indiler. Hizmetli kadın gelip kahvaltıyı hazırlayıp gitmişti. Masaya oturmadan önce saçlarını topladı. Bilerek yaptığı bişeydi çünkü evin daha doğrusu Taehyung'un koyduğu diğer kurallardan biri de buydu. Sandelyeyi çekip yemeğe başladılar. Biraz aradan sonra kapı çaldı. Eun korumalardan biridir yine diye düşünerek kapıyı açmaya gitti. Kapıyı açtığında gördüğü yüzle yüzü kireç kesildi. Bu dün gece davette göz göze geldiği adamdı.
"Merhaba hanım efendi acaba Taehyung evdemi?"
Eun adamın sorduğu soruyu cevaplamadan öylece bekledi.Hala şoktaydı. Taehyung Eun'un gecikmesiyle masadan kalkıp kapıya doğru yürümeye başladı.
Adam Eun'un cevap vermemesiyle bakışlarını kaçırıp ensesini kaşıyınca Eun'un bişeyler fısıldadığı duyup dikkat kesildi.
"Beni öldürecek"
Ensesinde hissettiği sert nefesler bu düşüncesini destekliyordu.
"Karıcım! Ortağımın karşısında donup kalmanı umarım açıklayabilirsin."
Duyduğu fısıltı halindeki cümle ise bedenini titretecek cinstendi.