Ferman heyecanlandığını anlayıp geri çekilmişti hemen. “Bunu sonra konuşsak olur mu?” diyen karısına, “Olur güzelim, ne zaman istersen,” deyip atı hızlandırmıştı bir anda. Su kenarına geldiklerinde ise atı dizginleyip inmişti sırtından. Sonra da Mahi’yi indirmişti. Akan suyun kenarında açan çiçeklerden birini koparıp takmıştı kulağının arkasına karısının. “Ah be İstanbullu, ne kadar güzelsin bir bilsen…” diyerek utanıp başını önüne eğen karısına, “Hazır kimse yokken konuşmak ister misin?” diye sormuştu bu kez. “Olur, konuşalım,” diyen Mahi’yle geçip oturmuşlardı ağaç gölgesine. “Bak Mahi, dün gece söylediğim her şeyde samimiydim. Hem de fazlasıyla. Biliyorum kötü bir başlangıç yaptık ama bunu güzel bir şeye çevirmek bizim elimizde. Ben seni çok seviyorum. Yaşanan hiçbir şey umurumda

