Bölüm(2)

947 Words
“Mahi!” diyen Mehri’yi görene kadar tutmuştum kendimi. Ama onu görür görmez bağıra bağıra ağlamaya başlamıştım. “Gitti Mehri, Cihan gitti!” diyerek. “Şşş, tamam, bana bak, buradan gitmemiz gerekiyor,” deyip beni çekiştirmeye başlamıştı. “Nereye gidiyoruz ya, Cihan içeride, onu bırakıp hiçbir yere gitmem!” dedim. O da bana, eğer yaşamak istiyorsan gitmek zorundasın,” deyip önümüzde duran arabaya yaka paça bindirmişti beni. “Öldürürlerse öldürsünler, Cihan gittikten sonra yaşamanın bir anlamı yok zaten!” deyip indim tekrar arabadan. Ne kaçacak ne de kimseden korkacak değildim. Koşarak girdim kapıdan içeri. Annesi olduğunu anladığım kadının feryadı inletiyordu koridorları. Ezman Beni görür görmez ayaklanıp yanına gelmişti, yanımda duran Mehri’ye, “Size onu götürün demiştim,” diyip, “Ezman, ne olur izin verin, son kez göreyim onu!” dedim ağlayarak. “Bana bak,” deyip tuttu omuzlarımdan. “Gitmen gerek. Eğer şimdi gitmezsen bir daha hiç gidemezsin. Eğer abimi birazcık sevdiysen ve ona ihanet etmek istemiyorsan, git buradan!” Dedi ve sonra “Şimdi gel benimle,” deyip tuttu elimi, beni içeri soktu. Yüzü örtülü duran sedyenin önünde kalakaldık ikimiz de. Yaklaşıp yavaşça açtım örtüyü. O an içimden bişey kopup gitti sanki Cihan’ın Gözleri açıktı. O halini görür görmez ağlamaya başlamıştım. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına. “Cihan, ne olur uyan!” dedim. “Bak, ben buradayım, ailen burada, o çok sevdiğin Ezman da. Ne olur kalk!” Ama kalkmadı. “Hadi, gitmen gerek,” diyen Ezman’a, “Ne olur, 5 dakika daha kalayım,” deyip eğildim kulağına. “Biliyorum, beni duyuyorsun,” dedim fısıldayarak. “Sakın korkma, olur mu? Seni çok sevdiğimi de unutma,” deyip elimi yüzüne götürdüm. Gözleri kapanmıştı. Yanağına küçük bir buse kondurup, “Hoşça kal,” dedim. “Hoşça kal sevgilim.” 8 ay sonra Onu toprağa koyalı tam 8 ay olmuştu. O gün, orada kaçmam gerektiğini söyleyip beni apar topar ilk uçakla İstanbul’a göndermişlerdi gerisin geri. Ne mezarına gidebilmiştim ne de bir daha Mardin’e. Zaten döner dönmez de çok sevgili babam, böyle bir olayda adının geçmemesi için beni apar topar yurtdışına göndermişti. Sağ olsun, onlardan gizli evlenmem umurunda değildi. Sevdiğim adamın öldürülmüş olması da. Umurunda olan tek şey, lanet olası soyadıydı. Ama bugün dönüyordum ülkeme. Aylar boyunca bir kez bile benimle iletişime geçmemişti Mehri. Bana, “Sakın, ben seni aramadan arama,” yazıp yollamıştı fake bir hesaptan. Nedenini merak etsem de o zamanlar sorgulayacak halim olmadığından kabul etmiştim. Uçaktan inmiş, elimde bavulum, orta yerde taksi bekliyordum. Ne annem ne de babam beni karşılamaya gelme gereği bile duymamışlardı, her zaman olduğu gibi. Tam taksiye binecekken, sırtımda hissettiğim sertlikle döndüm. “Sakın ses etme ve yürü,” demişti kim olduğunu bilmediğim biri. “Kimsin, nesin?” diyemeden, “Konuşma, yürü! Ferman Ağa seni bekliyor,” deyip beni çuval gibi fırlatmıştı siyah bir minibüsün içine. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken, kendimi tekrar havalimanı pistinde bulmuştum. Kolumdan tutup beni piste duran jet’e doğru sürükleyen adama, “Kimsiniz, Ferman kim? Ne istiyorsunuz benden?” deyip kurtulmaya çalışırken, adam beni çoktan sokmuştu uçağın içine. “Bırakın beni ya, bırak!” dediğimde ise bu kez kendimi yerde, daha önce hiç görmediğim bir adamın ayak ucuna fırlatılmış olarak buldum. Başımı kaldırdığımda, bana öfkeden kararmış gözlerle bakan adama, “Kimsin sen?” deyip kalktım ayağa. “Kim olduğumu yakında anlarsın,” deyip arkamda duran adamlara, “Her şey hazırsa gidelim,” demişti. “Ne gitmesi ya, nereye gidiyoruz? Bir şey söylesenize! Kimsiniz siz, ne istiyorsunuz benden?” diye bağırmaya başlamıştım. “Eh yeter be! Bana bak, İstanbullu, kes sesini!” deyip kolumdan tutmuştu bana öfkeyle bakan adam. “Kim olduğumu mu merak ediyorsun? Ben, senin ölümüne sebep olduğun Cihan’ın abisi Ferman Selimoğlu. Senin de bundan sonra hem kocan hem de kabusun olacak adam!” demişti. “Ne kocası, ne sebebi? Delirdiniz mi siz?” deyip kurtulmaya çalışırken, burnumun dibine kadar girmiş, “Cehenneme hoş geldin, Mahi Selimoğlu,” demişti. Şimdi anlamıştım Mehri’nin, “Cennet de bu şehirde, cehennem de,” demesinin nedenini… Siz siz olun, hayatla ilgili planlar yaparken iyi düşünün; çünkü planlar plan olmaktan çıktığında, gerçek hayat tokat gibi çarpar yüzünüze. Ağlamaktan gözümde yaş kalmamıştı. Uçağın tekerleri piste değdiğinde, yüreğim korkudan yerinden fırlayacak gibiydi. “Haydi kalk,” diyen koruma kolumdan tuttu; uçaktan indim, pistte bekleyen arabaya bindik. Ferman denen adam yoktu, bizimle gelmemişti. Midyat’ın sokaklarına girdiğimizi, daha önce gelişimde gözümü alan o kocaman konağı görünce anladım. Zaten araba gelip konağın önünde durdu. Kapıda Ferman bekliyordu. “Bundan sonrası bende,” deyip bu kez o kolumu kavradı. Kapı açıldı, birlikte içeri girdik. Adımımızı atar atmaz merdivenlerin başındaki kadına seslendi: — Ana! Al, getirdim gelinini! Beni bir eşya gibi yere fırlattı. Dizim taş zemine çarpınca acıyla yüzümü buruşturdum. Bana doğru yürüyen kadının vuracağını düşünüp başımı korkuyla eğdim. Ama kadın tam tersini yaptı. Çenemin altından tutup başımı kaldırdı, yüzüme uzun uzun baktı; sonra sıkıca sarıldı: — Hoş geldin kızım. Oğlumun emaneti… Evine hoş geldin. Bir anda bütün ev ahalisi avluya döküldü. Ezman beni görür görmez koştu: — Mahi! Konakta tanıdığım tek insan oydu. Yanıma oturur oturmaz ona sarıldım, fısıldadım: — Ezman, ne olur bir şey yap… — Sakin ol, hadi kalk, içeri geçelim, dedi; beni yerden kaldırdı. O sırada Ferman’ın sesi yankılandı: — Alın, yukarı götürün. Hazırlansın. Bu iş bugün bitecek. Ezman’ın omzuma giren koluyla yukarı çıktım. Odaya girer girmez sordum: — Neler oluyor Ezman? Beni niye getirdiler buraya? — Sana “git” demiştim. Neden döndün? dedi. — Sonsuza kadar nedenini bilmediğim bir şeyden kaçamazdım, dedim. — Haklısın, diye mırıldandı. — Uçakta abin, “Müstakbel kocan olacağım,” dedi. Bu doğru değil, değil mi? Ezman gözlerini kaçırdı: — Mahi, burası senin dünyana benzemez. Burada “olmaz” dediğin ne varsa olur. Eğer yaşamak istiyorsan, onların dediğini yapacaksın. Yemin ederim seni kurtarmak için elimden geleni yapacağım. Çünkü sen bana abimin emanetisin.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD