TANIŞMA
Annesi ile İstanbul gibi bir yerde yaşayan Mavi tam bir istanbul kızıdır. Annesi onun neredeyse her isteklerini yapmış, el bebek gül bebek büyümüştür.
Babasızlığı yaşadığı için kızının hayatında başka hiç bir şeyden mahrum kalmaması için elinden geleni yapmıştır.
Annesi Sevgi hanım bu zamanlara gelebilmek için büyük savaşlar vermişti.
Ne yazıkki kızına babasının onları terk ettiğini söylemek zorunda kalmıştır.
Gerçek ise bambaşkadır.
ˆˆˆˆˆˆˆˆˆˆˆ
Sevgi hanım mimarlık fakültesinden yeni menzun olmuş, genç bir kadındır. Okulu bittikten sonra büyük bir şirkette çalışmaya başlamıştır. Bu iş onun geleceği için dönüm noktasıdır. Gel zaman git zaman şirketeki genç delikanlıya gönlünü kaptırmıştır. Ne yazık ki bu kişi Azad Aladağ'dır. Uzun bir süre genç delikanlı, kızın onu sevdiğini bile anlamamıştır.
O sabah şirkette bir toplantı vardı. Sevgi hanımın şefi olan Tuğrul bey rahatsızlandığından dolayı toplantıyı kaçırmıştı. Azad Aladağ ile babası Hazar bey, Tuğrul bey'in toplantıya katılamadığını öğrendiklerinde paniğe kapıldılar. Çünkü sunumu Tuğrul bey yapacaktı. Azad Aladağ mimarlık departmanındaki diğer çalışanları yanına çağırdı.
"Evet arkadaşlar biliyorsunuz bugün önemli bir toplantı var ve bu işi muhakkak almamız gerekiyor. Ancak Tuğrul bey ne yazık ki rahatsızlandığı için toplantıya malesef ki katılamıyor. Evet bu projeyi müşterilerimize bir kişinin sunum yapması gerekiyor. Öneriniz nedir? "
Sevgi hanım odaya girdiğinden beri Azad'ın gözlerinin içine bakıyordu. Azad Aladağ ise hala onu görmüyordu. Bakışları bile ona değmiyordu. Sevgi hanım onun bu tavırlarına içten içe kendisini yiyip bitiriyordu. Çünkü karşılıksız olan aşk nitekim daha zordu. Bir süredir, onu unutmak için çaba harcıyordu ama malesef başarılı olamıyordu. Dalmış öyle patronunu izlerken Azad Aladağ'ın sesi ile daldığı düşüncelerden koptu.
"Sevgi hanım, Tuğrul bey sizin sunum yapabileceğinizi, projeye hakim olduğunuzu söyledi ama ne diyorsunuz bu işin altından kalkabilecekmisiniz?"
"Tabiki de Azad bey hiç şüpheniz olmasın. Tuğrul bey ile kordineli olarak çalıştık."
"Emin misiniz? Buradan bakınca projeye hakim olduğunuz belli olmuyor. İşimiz çaylak bir mimara kaldı. Aklınız bir karış havada gibi ve bu durum hiç hoşuma gitmedi açıkçası."
"Azad bey şuan zaten yapacak başka bir şey gözükmüyor. Evet daha bi yılım dolmadı ama bun işin altından kalkacağıma inanıyorum. Tuğrul beyde güvenmese zaten size böyle bir öneride bulunmazdı. Şuan zaten yapacak bir şey kalmadı. Müşteriler 15 dakika içinde burada olur. Vakit kaybetmektense izin verin bu süre zarfında tekrar projeyi incelemek isterim. "
" Kendinizden çok eminsiniz Sevgi hanım, umarım dediğiniz gibi olur, aksi takdirde bugün şirketteki son gününüz olur. "
Bu sözler Sevgi hanımın kalbine bir hançer gibi saplanmıştı. Sevdiği adam neredeyse ilk kez onunla bu kadar uzun iletişim kurmuştu ve oda kalbini paramparça etmesine yetmişti. Sevgi hanımın boğazı düğümlenmiş zorlukla nefes alıyordu. Derin nefes alarak kendisini sakinleştirmeye çalıştı.
Bu geçen zamanda Sevgi hanım kafasını projeye vermeye çalıştı. Bu iş onun için önemliydi. Eğer işten kovulursa kaldığı bir odalı dairesinin kirasını ödeyemezdi. Arkasında destek olacak kimsesi kalmamıştı. Ailesiyle birlikte büyük bir kaza geçirmiş. Annesini ve kardeşini kazada kaybetmişti. Babası ise bu kazadan sağ çıkmış ama kızına sahip çıkacak durumda değildi. Kazadan kendisini suçlu gördüğü için kendisini dış dünyaya kapatmıştı. Sevgi hanım ise babasının zaten umrunda olmadığı için küçük yaşta bu acımasız hayatta ne yazıkki tek başına kalmıştı.
Hem okuyup hem çalışmış. Aynı zaman da okuduğu bölümüde birincilik ile bitirmişti. Yaşadığı acıları ders çalışarak unutmaya çalıştı. Bu da onun başarırılı bir öğrenci yaptı. Arkadaşları gezerken Sevgi hanım okuluna daha fazla asıldı ve derslerine daha yoğun çalıştı.
Sevgi hanım dalmış bir şekilde projeyi incelemeye devam ederken sekreterin sesi ile kendisine geldi. Projeyi ve sunum dosyasını alarak toplantı salonuna ilerledi. Toplantı salonuna geldiğinde Azad bey ile babasının baş köşede oturduğunu gördü. Sevgi hanım projektörün önündeyken azad bey ise tam karşısındaydı.
Müşteriler gelmiş onlarda yerini almıştı. Azad beyin kısa bir konuşmasının ardından sözü Sevgi hanıma bıraktı.
Sevgi hanım ciddi bir profesyonellik ile sunumu sundu. Hatta sunarken kendi fikirlerini de dile getirdi. Müşteriler onun fikirlerine de önem vererek projeye dahil etmek istediler. Azad bey ise büyük bir şaşkınlık ve merak ile Sevgi hanıma gözlerini dikmiş, ağzından çıkacak cümleleleri bile merak ediyordu. Gözleri ona kitlenmişti. Ondan böyle bir performans kesinlikle beklemiyordu. Çünkü onu ne zaman görse aklı bir karış havada olarak görüyordu.
Sunum bittiğinde Azad bey müşteriler ile konuşup proje için anlaşmayı sağladılar.
Azad bey müşterileride alıp yemeğe götürecekken erkek olan yarım türkçeli Daniel Sevgi hanımında yemeğe çıkmasını teklif etmiş. Sevgi hanım reddetmek istesede Azad beyin de ricası ile oda yemeğe katılmaya karar verdi. Restoranta geldiklerinde Sevgi hanım arkada kalmıştı. Azad bey ise Sevgi hanıma söyledikleri yüzünden kendisini mahçup hissetmişti. Olduğun yerde durarak Sevgi hanımın yanına gelmesini bekledi. Yanına geldiğinde ise kolundan tutup durmasını sağladı.
Sevgi hanım ise bu temas ile elektirik çarpılması yaşar gibi irkildi. Azad bey ise ne yaptığını fark edip usulca elini çekti ve özür diledi. "Sevgi hanım bugün olanlar için yani şey.. Kusura bakmayın lütfen. Tuğrul bey gelemeyeceğini söyledikten sonra biraz gerildim. Sanırım bu sinirimi de sizden çıkarmış oldum."
"Önemli değil Azad bey umarım sizde bir daha fevri davranmazsınız anlayıp dinlemeden."
Azad bey, onun sözleri karşısında dudakları kıvrıldı ve gülmesine engel olamadı. İlk kez birisi karşısında ona dikleniyordu. Bunu yapan bir kadındı. Nedense onun bu cesur hareketi hoşuna gitmişti. Aylardır onlarla çalışıyordu ama kız hep sessizdi. Genelde dalmış olur sanki dinlemiyor gibi gözükürdü. Azad bey bugün gördüklerinden sonra aslında kızın gerçekten başarılı olduğunu tecrübeli olduğunu anlamıştı. Fırsat verilse diğer mimarlardan bile daha üstün olabilirdi. Yolda gelirken dosyasını insan kaynaklarından istemiş, okulunu birincilik ile bitirdiğini görmüştü.
Toplantıdaki tavırlarıda hayran olunmayacak gibi değildi. Azad bey yemekte kızı dikkatlice incelemeye başlamıştı. Yalnız Daniel'in kıza yaklaşmaya çalıştığıda gözünden kaçmamıştı. Masanın altındaki eli sıkmaktan beyazlamıştı. Azad bey her ne kadar diğerleri ile konuşsa bile çaktırmadan bir gözüde kızdaydı. Aylardır yanlarında çalışıyordu ama dikkatini çekmeyen kız nasıl olmuştuda bugün gözlerini alamıyordu. Daniel'in hareketlerinden rahatsız olduğu için yemeği fazla uzatmak istemedi. Adamın harketlerine ayar olmuştu. Sevgi hanımında rahatsız olduğunu fark ettiği için kısa sürede yemeği sonlandırdı.
Sevgi hanım herkes toparlanana kadar lavaboyu kullanmak istedi. Masadan kaltıktan bir dakika sonra da Daniel'in de lavabonun olduğu tarafa doğru ilerlediğini görünce oda arkasından ilerledi. Lavabonun oraya geldiğinde Daniel'in Sevgi hanımın kolunu tuttuğunu gördü. Sevgi hanım ise kolunu kurtarmaya çalıştığı her halinden belliydi.
O Azad Aladağ'dı. Yapılan saygısızlığı ödetmeden bırakmazdı. Daniel'i yakasından tuttuğu gibi kafayı gömmesi bir oldu. Sevgi hanımın kolunu tuttuğu elini ters çevirerek kırdı. Kimse masasındaki kadını taciz etmeye çalışan adamı elinden alamazdı. Restoran zaten kendilerine ait olduğu için adamı arka kapıdan paket ettirdi. Adamlara müşteriler ile ilgilenmelerini söyleyip onları otellerine bırakmalarını istedi.