Bugün iki bölüm paylaşacağım dedim ama bu bölümü zor yazdım canlar. Hatalarım kalmıştır, lütfen kusuruma bakmayın. Beklemeyin diye paylaşıyorum. Yağmur şiddetli bir şekilde yağarken Miray odaya getirilen kocasının üzerinden gözlerini bir saniye çekmiyordu. Henüz tam anlamıyla ayılmayan Mirza bir şey söylüyordu ama ne dediğini kimse anlamıyordu. Hasta bakıcılar dikkatli bir şekilde onu yatağına alırlarken hemen yanına geçti. Üşüyordu genç adam. Dudakları titriyordu. Yatağın ucunda duran battaniyeyi alıp, hemşireye engel olmadan üzerini örttü. “Serumda ağrı kesici iğne var. Beş saat bir şey içip yememesi gerekiyor.” Başını salladı. “Mirza’m, iyi misin?” “Soğuk.” “Birazdan ısınır,” diyen hemşire odadan çıkınca Nurdan Hanım odanın içinde bulunan dolabın kapağını açtı. Kahverengi battaniy

