Bir kadın hemen önündeydi onu izlemeye karar verdi. Kadın girişte sağda bir makineye “Evde iki kişiyiz” dedi. Sonra makineden bir ses çıktı “Kodunuz dört bin sekiz yüz elli beş.” Kadın marketin içinde yürümeye başladı duvarların üzerinde ki resimlerin önünde duruyor makinenin kendine verdiği kodu tuşluyordu. Murat’da aynısı yaptı “Evde tek kişiyim” makinenin söylediği kodu aklında tutarak marketi dolaşmaya başladı. Günlük alışverişi yapmıştı. Fazla şey seçmemeye dikkat etti eve nasıl götüreceğim diye düşünmüştü. Kadında alışverişini tamamlamış marketin çıkışına doğru gelmişti. Marketin çıkış kapısında bir kolide kadının alışverişi hazırdı. Hemen yanında kendi alışverişi. Kadın koliyi aldı ve marketten çıktı. Murat kolinin içine baktı aldığı her şey kolinin içindeydi. Koliyi kucağına alıp eve doğru yürümeye başladı. Butiğe daha sonra gelecekti. Elleri dolmuştu. Bu teknoloji çok şaşırmamıştı Murat’ı, kendi dünyasında da bu teknolojiyi kullanan büyük markalar vardı. Ama mahalle marketine bu teknolojinin gelmesi için en az bir elli sene geçmesi gerek diye düşündü.
Eve doğru yürürken etrafı incelemeye başladı. İnsanlar aynı kendi dünyasında ki gibiydiler. Yollarda sohbet ediyorlar, sevgililer sarmaş dolaş yürüyorlardı. Madem şimdilik buralardaydı bu dünyayı öğrense iyi olacaktı. En azından gidene kadar rahat ederim diye düşündü.
Bahçe kapısından girdiğinde çimler bitmek üzereydi.
“Bitirmişin bile İsmet. Çok hızlısın”
“Evet bitti sayılır, Haziran ayındayız Ekim’e kadar çimler yemyeşil kalır.”
“Çimler bitince kışın ne iş yapıyorsun peki?”
“Kışın haftada dört gece gitar çalıyorum. Gündüz saatlerinde de isteyenlere gitar dersi veriyorum”
“Harikaymış, hep böyle bir yeteneğim olsun istemişimdir ama çocukluğumdan beri sadece ders çalıştım. Özel öğretmenler, dershaneler. Lise bitti Boğaziçi İşletme, oradan Amerika’da yüksek lisans. Sonra İngiltere’de doktora sonrası malum işte on senedir şirketin başındayım.”
“Sana ne güzel fırsat işte ne yapmak istiyorsan burada yapabilirsin! Keyif aldığın şeylerin listesini yap sonra içlerinden birini seç ve o işi yapmaya başla. Gerekirse o iş için eğitim alabilirsin burada.”
“Bu yaşta mı?”
“Evet bu yaşta, ben iki sene müzik eğitimi aldım burada. Harika bir deneyimdi benim için.”
“Keyif aldığım şeyler…” Aklına bir şey gelmemişti. Hakikaten ne yapmaktan keyif alıyordu Murat? Liste yapmayı bırak tek bir şey bile gelmemişti aklına. “Bu akşam et yemeği yemek istedi canım, ama et almadım butik için gittiğimde et alacağım Jurten ile gelmek ister misiniz? Sonra dışarı çıkarız.”
“Olur Jurten’e söyleyeyim geliriz. Laf aramızda buradakilerin tek beğenmediğim yemekleri et yemekleri. Asla pişiremiyorlar. Dünyamızda ne özledin dersen et yemeği derim.”
“Anlaştık o halde şimdi kahvelerimizi yapıyorum. Dışarda mı içelim.”
“Evet bahçede içelim hava çok güzel”
Murat kahveleri yaptı bahçeye çıktığında İsmet bahçedeki koltuklardan birine oturmuş gözlerini kapatmış derin derin nefes alıyordu.
“Yoruldun mu İsmet?”
“Hayır yorulmadım sadece gün içinde birçok kez nefes egzersizi yapıyorum. Burada ki insanların rutini bu. Nefese çok önem veriyorlar. Mutlaka iki üç saatte bir derin nefes çekerek meditasyon yapıyorlar. Ben de alıştım buna.”
“Anlıyorum, markette alışverişi yapabildim.”
“Ben sana anlatmadım değil mi marketi. Ama yapabileceğini tahmin etmiştim. Akşam için dört kişilik de et alabilirsin.”
“Dört mü? “
“Meksilana’da davet edeceğini zannetmiştim”
“Doğru ya gittiği yerden akşama gelir mi Meksilana?”
“Bazen gelmediği oluyor ama bugün yakın bölgelere gittiğini biliyorum gelir akşama.”
“Tamam dört kişilik derim.”
“Bak akşama eti güzel pişirirsen belki et yemeği yaparsın burada ne dersin?”
“Ben ve aşçılık mı? Çok zor bir ihtimal.”
“Bana çim biçtirip, şarkı söyleten bu dünya sana bakalım ne yaptıracak.”
İkisi de sesli kahkaha attılar. Murat yıllardır bir dostu ile böyle sohbet etmediğini düşündü. İsmet ile sohbetten çok keyif almıştı. Hele arkadaş gurubu olarak en son belki üniversite yıllarında dışarı çıkmıştı. İş hayatına girdiğinden beri dünyası tamamen iş olmuştu, Akşam yemeklerinde iş öğlen yemeklerinde iş. Hafta sonları iş ile ilgili seyahatler. Arkadaşları kimlerdi ki bir an hepsinden ne kadar uzaklaştığını fark etti.
“Dünyamızda senin için özel biri var mı?” Diye sordu İsmet.
“Hayır yok, takıldığım kadınlar var ama benim için özel biri uzun süredir olmadı.”
“Belki burada aşıkta olursun Murat.”
“Güldürme beni İsmet. Burada âşık olmam çok uzak bir ihtimal. Benim kriterlerim çok yüksektir kadın söz konusu oldu mu?”
“Mesela nedir kriterlerin?”
“Bir kere çok bakımlı olmalı, fit olmalı, eğitimli olmalı, birkaç yabancı dil bilmeli, iyi bir mesleği ve işi olmalı. Özellikle elleri tırnakları çok önemli benim için.”
“Bu söylediklerin hepsi fiziksel özellikler, ben kriter derken fiziksel özelliklerden ve eğitiminden bahsetmemiştim.”