Hayatım boyunca hep en kötü şeyler benim başıma gelmişti.Farkında olmadan resmen bu hayatın içine çekilmiştim suç işlemeyin ir kaç yıl sonra zevkli geleceyinden habersiz tüm kötülüklerin başında olacağımı ve hayatımı çok farklı bir noktaya çekeceyimi kim söylese inanmazdım.Ama şimdi bulaşmıştım tam olarak bu işlere Araza bu kötü dünyanın beni kabul biçimiydi.Şan şöhret para ve gücün bende olacağından habersiz işlemiştim bu suçu kendimi korumak için.Araz içeri girdiyinde paniklemiştim ağlamamı durduramıyordum sanki ağlama krizine girmiştim.Arazsa sadece bana bakıyordu bu adam benim ödülümdü bu hayatın bana sunduğu hem de benim sonum olacaktı.Araz bize yaklaşmıştı “Ne oluyor burda Furkana ne oldu?”
“Bana tecavüz etmeye kalktı” demiştim yakamı göstererk “Bana dokunmaya sahip olmaya çalıştı ben istemedim itdim onu ama o bırakmadı ben kendimi korudum yeminle” Arazın önünde diz çökmüş ağlayarak söylemiştim bunları.Arazsa hala Furkana bakıyordu olanları anlamaya çalışıyordu.O an adımı söylemişti “Asu” ben de ona bakmıştım önünde diz çökmüştüm ve başımı kaldırıp ona bakmıştım. “Asu Furkanın ailesi senin bunu yaptığını öyrenirse seni rahat bırakmaz seni öldürür yaşıyormu bu it?” diye sormuştu “Bilemiyorum az önce yaşıyordu şimdi bilemiyorum lütfen yardım et bana”
“Asu okulda her yerde kamera var senin olduğun hemen anlaşılır Furkan uyanır da senin yaptığını söylerse hiç iyi şeyler olmaz”
“Lütfen bana yardım et” ağlamaklı sesle söylemiştim.
O da “Tamam dur önce okulun kamera kayıtlarına ulaşmam gerek kayıtlarda oynama yapıp bunları silip başka tarihinkiyle deyiş tokuş yapa biliriz”
“Ama nasıl yapıcaz tüm bunları”
“Ben hall edicem hepsini sen merak etme hacklemekten başka çarem yok şu an”
Bilgisayarını çıkarmıştı onu unutmuştu qaliba almak için gelmişti çünki sandalyesinin üzerindeydi.Hemen bilgisayarı açmıştı uzun bir işlem yapmıştı onu bekliyordum.
“Asu bak bakalım nabzı atıyormu?” nabzına baktığımda atmıyordu ölmüştü onu öldürmüştüm.
“Ölmüş onu öldürdüm ben yaptım katilim ben” diye ağlamaya başlamıştım.Araz yanıma gelmişti ellerimden tutup beni kendi oturduğu sandalyenin yanındakı sandalyeye oturtmuştu. “Korkma ben hall edicem o şerefsiz zaten oksijen israfıydı” beni teselli ediyor bir yandan da hall etmeye çalışıyordu soğukkanlıydı hem de hiç olmadığı kadar çokmu ölü görmüştü acaba. “Sen korkmuyormusun?” dediyimde bana ufak bir bakış atmıştı
“Neden ölüdenmi?” dediyinde başımı sallamıştım.
“Asu sen benim şimdiye kadar ne kadar ölü gördüyümü bilsen nutkun tutulur ben bile artık sayını unutdum” çok ölü görmüştü. “Neden ölmüşlerdi?”
“Hepsini ben öldürdüm çünki şerefsizdiler hepsi aynı bunun gibi kanı bozukdu hepsinin” çok ölü görmüş hatta kendi öldürmüştü o yüzden soğukkanlıydı.
“Tamam bitdi kameralarla oynadım bin defa izleseler bile bir şey bulup çıkaramazlar ortaya sen de kendini ele vermezsin umarım bu kadar emek boşuna heba olmasın.Sakin ol tanımıyormuş gibi yap hiçbir açık verme okuldan çıktın eve gitdin haberin yok ondan tamammı çok dikkatli olman lazım”
Halletmişti kameraları benden bilen olmayacaktı “Peki o burdamı kalacak?” dediyimde “Evet sabah bulurlar ya da temizlikçiler bulur birazdan hadi çıkalım ben evde de lazım olan düzenlemeleri hall edicem merak etme kontrol altında herşey ben istemediyim müddetce kimse seni suçlayamaz deliller yalnız bende olucak”
Gömleyime bakmıştı düymeler kırılıp düşmüştü üç düyme yerden topladı ve bana gösterdi yine de önümü kontrol etdi delil bırakmamak lazımdı tabii ki de.
Rahatlamıştım bir nebze de olasa. “Okulun ön kapısından değil arka kapısından çıkalım orda kamera da yok hem de kimse bizi görmemiş olur”.Onun dediyini yapıp toparlanmıştım yüzüm bem-beyazdı betim benzim atmıştı herşey bir anda olup bitmişti.Araz kurtarmıştı beni arabasına bindirip evime kadar bırakmıştı beni.Yarın sabah olaylar patlayacaktı Araz onun yere düştüyünü düşünmeleri için herşeyi ayarlamıştı delilleri de yok etmişti yalnzı onda vardı beni tutsak edicekti kendine ama yapamazdı Büge vardı.Ona bakarken gözleri ışıldıyordu hiç olmadığı kadar neşeliydi hep nazikti ona karşı hayatının aşkıydı orta okuldan beri seviyorlardı bir birlerini hep aşkla bakıyorlardı.Arazın gözlerindeki o pırıltı aşk pırıltısıydı masal gibi bir aşk yaşıyorlardı.Araz Büge için canını verirdi hatta Büge rahatsızlandığında onlarda kalmış herşeyiyle ilgilenmişti kızlar konuşuyordu bunu.Destansı bir aşk yaşıyorlardı bunu görmemek için aptal olmak gerekirdi.Araz olmasa şimdi beni kurşuna dizmişlerdi ya da o sapık herif çoktan beni alt edip bana sahip olmuştu.Zihnim karışıktı eve geldiyim gibi duşa girmiştim sıcak suyla kendimi yıkamış defalarca onun o pis nefesini üfürdüyü yerleri vücudumu koparırcasına keselemiştim.Ben sadece on yedi yaşındaydım ama artık yorulmuştum herşeyle savaşmaktan çalışmaktan sevilmemekten herşeyden bıkmıştım.Belki de Araz gibi biri tarafından sevilseydim tüm yaralarım iyileşir kabuk bağlardı yeniden nefes alırdım.Bügeyi kıskanmıştım onun yerinde olmak isterdim onun gibi sevmek sevilmek isterdim.Hayatımda ilk defa birini kıskanmıştım birinin yaşadığı aşkı dilemiştim kendim için Araz gibi biri beni kurtarmıştı beni Bügeden başkasını sevmeyen adamdı o tüm hücresiyle Bügeye aitdi onundu onun aşığıydı.Seven insan güzelleşirdi Büge pırıl-pırıl parlıyordu cıvıl-cıvıldı hayatında renkler vardı bir ailesi onu seven sevgiligi hiçbir derdi yoktu benim gibi değildi.Ailesizdim katilerle aynı evde yaşıyordum artık evde iki değil üç katil vardı hepimiz suçluyduk hepimiz birer can almıştık.Ellerim titremeye başlamıştı panik atak geçiriyordum nefes alamıyordum banyonun ortasına düşmüştüm.Nefesim kesilmek üzereydi ne oluyordu bana sesim de çıkmıyordu aynı onun boğduğu gibi boğuluyordum.Nefesimi düzenlemeye çalışmıştım dakikalardır ayağa kalkmaya çalışmış başaramamıştım.Sonra gözümün önüne Araz düşmüştü birden istemsizce olmuştu bana tebessüm etmişti ellerini bana uzatmıştı halisünasyonmu görüyordum ben ne olmuştu bana.Ne olmuştusa iyi olmuştu nefesimi düzene soka bilmiştim sonunda Araz sayesinde ona hayatımı borçluydum resmen.Bu gün ikinci defa kurtarmıştı beni ayağa kalkmıştım ve üzerime bornoz alıp çıkmıştım.Odama geçtiyimde soğuk bir bıçak gibi vücudumu kesmişti resmen üzerimi giydim ve saçlarımı kurutdum çoraplarsız bu odada uyumak olmuyordu üzerime de hırka geçirmiştim ve yorganın altına girmiştim bu gün olanlar zihnimi çarman çorman etmişti.Yaşadıklarım ağırdı katildim ben Asu Sarlı birini öldürmüştü resmen ve olayın üzerini de Araz kapatmıştı Arazın söylediyi gibi kendimi açık etmeden sıyrılmam lazımdı bu olaydan.Arazın yardım etmesini beklememiştim aslında ama o bana yardım etmişti sonuçta okula yeni gelen bendim Furkan onların kaç yıllık arkadaşıydı.Arazın bir suç örgütünün oğlu olduğunu biliyordum çok güçlüydü kimse onunla ters düşmez hep ona sayğı gösterirlerdi ben onların korktuğunu düşünürdüm hep.Araz ne de olsa ürkütücü görünüyordu bakışları tıpkı bir şahin gibiydi etrafında olan biten herşeyden haberdardı.Ben nasıl işlere bulaşmıştım böyle sonum ya Arazın ya da babamın katillerinin elinden olucaktı.Ne yapacaktım ben her iki ihtimalde de hapsi boylayacaktım.Araz ne derse yapmak zorundaydım yaşamak istiyorsam itaat etmek zorundaydım.Hayatımın tek bir günü mutlu geçmemişti yedi yaşımdan sonrası yoktu bende karanlıktı aynı zihnim gibi on yıl sadece itaat etmiştim onlara hayatımın ipleri hep başkalarının elindeydi.İstemediyim kadar çamura batmıştım ve çıkışım da Arazdı.Araz Kırhan benim hem kurtarıcımdı hem de hayatıma hükm etmeye yemin etmiş adamdı.Hayatın benim için daha çok süprizleri vardı buna emindim.