İlk gün

940 Words
Okuldan sonra yine restorana gitmiştim bu gün çok iş vardı alın terimle para kazanıyordum onlar keyif çatken hem çalışıyor hem de okuyordum.Geceler soğuktan ayazdan uyuyamıyordum.Yarın okulda son günümdü ve tabii ki de bunu onların bilmesine gerek yoktu.Onlar için ben sadece para kaynağıydım parayı verdikten sonra bana ne olacağını umursayan yoktu açıkçası on sekiz yaşıma geldiyimde beni de babam gibi öldürecekmiydiler beni de yakıp kül edecekmiydiler ?Kafamda bin tane fikir vardı.Babamın yakılışını yok oluşunu izletmişlerdi o günü hafızama kazıtmışlardı ve yaşamam gerektiyini söylemişlerdi.Ölen ölüyordu sonrası derin bi sessizlik olurdu yaşanaydı acı ıxdırap.Babam ölmüştü onun cezası böyle kesilmişti benim cezamsa tüm olanları görüp bilip yaşamaktı.Yaşarken öldürmekte tam olarak buydu ben böyle tanımlamıştım.İşten yorğun arğın çıkmıştım bu gün müşteri çoktu geceye kadar çalışmış mutfağı derleyip toplamıştım.Bazı günlerde yemek yemeyi unutduğum oluyordu.Bu günde o günlerden biriydi eve gidip sadece ekmekle karnımı doyurmalıydım.Eve geldiyimde yatmıştılar mutfağa geçtim ve yavan ekmeyi küçük parçalar haline getirdim ve sürahiden bardağa su doldurdum.Ekmeyi ağzıma atdığım gibi su içiyordum ardından yumuşamasını ve boğazımı tahriş etmemesi için yapıyordum bunu.Bitirdiyimde ayağa kalktım ve odama gitdim soğuktu çok soğuktu dışarısı bundan sıcaktı.Hemen üzerimi deyiştim ve üzerime en kalın hırkamı geçirdim ve yorğanın altına girdim.Zihnim durgundu heyecanlı deyildim okul için yani en fazla ne ola bilirdi ki hiç arkadaşım yoktu yapa yalnızdım.Bu dünyada beni seven bir kişi bile yoktu beni seven tek kişi de toprağın altındaydı.Bu dünya benden sevdiyim tek insanı almıştı babamı almıştı benden keşke babam yerine o kadın ölseydi.Uyku bastırmıştı çok yorulmuştum bu gün.Uyudum ve hiçbirşey düşünmemeye çalıştım çünki düşünürsem delirirdim şimdiye kadar delirmemek için kendimi hep teselli etmiştim intikam yeminim için yapmalıydım bunu o kalleşlere o katillere babamın emeyini alın teriyle kazandığı parayı yediremezdim.Soğuk bir dövme gibi tenime işlenmişti resmen uyku benim kurtarıcımdı.Sabah kalktığımda hazırlandım ve kolej için hazırlamalı olduğum evrakları toparladım ve okula gitdim.Okul müdürü de bana destek çıkmıştı herşey hazırdı.Acaba ben hazırmıydım yeni okulum için tabii ki de hayır sadece bir okuldu partiler, arkadaşlar gezme, tozma gibi alışkanlıkların bir isteyim zaten yokru hayatım zaten boktandı biran önce babamdan kalanları alıp kaçmaktı tüm planım hiç bir işe dahil olmayacaktım okuyup gidecektim burdan parayı alıp ünversite okumak için başka şehire taşınacaktım.Uzaklara çok uzaklara belki de yurt dışına giderdim yeter ki onlardan o katillerden uzakta olayım.Okuldan sonra restorana gitmiş çalışmıştım bu gün erken ayrılmıştım işten eve geçip duş almak istiyordum yarın okula çeki düzen verip gitmek istiyordum.Restorandan çıktığım gibi eve gelip duş alıp odama geçtim üzerime kalın pijamalarımı ve ayağıma da çorap giymiştim pijamanın üzerine de hırka geçirmiştim dışanda kıyamet bir rüzgar vardı hava her zamankından daha soğuktu rüzgarın şiddeti pencereyi bile zangır zangır titretiyordu sanki olacaklardan haberdarmış gibi önceden beni uyarmaya çalışıyordu.Kopacak kıyametin ilk çanlarıydı.Yorganın altına girdim ve uyumaya çalışıyordum heyecan yoktu çünki yanımda babam yoktu duyğularım da alınmıştı onunla beraber kimse nasılsın diye sormamıştı bu güne kadar kimse görmüyordu görünmezdim herkes için.Olan biteni kimseye anlatmamıştım yalnız taşıyordum bu yükü onlsr mutlu mesutdular hiç vicdan azabı çekmiyorlardı.Bense her gece babamın toprağına yatıyordum.Sabah olmuştu bile uykudan uyandığım gibi kalktım ve üzerimi giydim kayıt için tüm evrakları teslim etmiş formayı da almıştım.Formayı üzerime giydiyimde eteyin kısa olması beni rahatsız etmişti ne kadar aşağı çekersem çekeyim yine de kısa kalıyordu dersten çıkınca tuvaletde deyiştirmek için yanıma kot pantolon kazak almıştım yanıma da çantamı hazırladıktan sonra çıktım evden zaten sabahları kahvaltı etmezdim.Makyaj da yapmıyordum hiç makyaj malzemem bile yoktu.Tenim çok solğundu cildim bem-beyazdı bazen aynada bakınca kendime bir ruha benzediyimi farkederdim solğun beyaz ten geceden bile siyah saçlarım vardı uzun.Boyum normale göre çok kısa deyildi ama çok uzunda değildi 170 boyum vardı inceydim ama çelimsiz değildim asla bakımsızdım sadece vaktim yoktu kendime vaktim yoktu hiç.Kimdim ben ne seviyordum en sevdiyim renk neydi yokru bunların hiç biri bende karanlığa gömülmüştüm sanki varla yok arasıydım olmak ya da olmamak sorusuna hep olmamak derdim çünki olmak bana fayda sağlamamıştı hep ezmiş beni param parça etmişti ruhuma bir zincir vurulmuş ve yaşamam gerektiyi söylenmişti.Keskin yüz hatlarım dolayısıyla hep sert ve soğuk görünürdüm kimse yaklaşamaz korkardı benden.O sert ve soğuk bakışların ardında ölüm gizliydi.Okula varmam kırk dakika sürmüştü.Okula geldiyimde kapıda duran korumaya yeni nakil olduğumu söylemiştim ismimi söylediyimde bir liste çıkarmıştı ve adımı görünce de bana tebessüm ederek içeri geçmemi söylemişti.Müdüre hanımın odasını evrak teslim etmeye geldiyimde öyrenmiştim ve sınıfımı öyrenmek için yanına çıkmıştım beni götünce sevinmiş ve okulun benim hayatımı nasıl deyiştireceyi nasıl fırsatlar sunacağını söylemişti konuşmanın ardından sınıfımı söylemişti.Onun söylediyi gibi sınıfımı arayarak bulmuştum içeri geçmiş arkada boş bir sıra bulup oturmuştum.Dersin başlamasını bekliyordum.Oturduğumda tüm bacağım resmen gözler önüne serilmişti.Çok kötü forması vardı bu okulun.Herkes gelmişti bense kimseye aldırış etmemiş sadece yeni aldığım kitabı okumaya davam etmiştim.Zil çaldığında kafamı kaldırmamla bir çift göz hiss etmiştim üzerimde ama aldırış etmemiştim.Hoca geldiyinde ayağa kalkmıştık arkada oturduğum için hoca beni farketmemiş ders anlatmaya başlamıştı ilk ders tarihti.Hoca yoklamayı sona bırakmıştı.Yoklama yaparlen dikkatini çekmiştim “Asu Sarlı kim yeni öyrencimi adını duymamıştım hiç” Ayağa kalktım “Evet benim hocam yeni nakil oldum okula bu gün” diye istifimi bozmadan resmi bir üslupla konuşmuştum. “Hoş geldin Asu sen o sınavda yüz elli sorunun hepsini doğru çözen kızsın değilmi?” “Evet hocam” “Senin için matematik dehası dediler bravo tebrik ederim ederim seni kendini sınıfa tanıtmak istermisin?” “Hayır hocam” dediyimde beni üstelememişti.Dersi işlemeye devam etmişti.Ders bitdiyinde kimseyle muhattap olmamıştım dersler bitdiyinde tuvalete üzerimi deyiştirmek için girmiştim.Üzerimi deyiştiğim zaman “O kız neydi öyle kezban bi havalarda matematik dehasıymış ilgiyi kendi üzerine çekmeye çalışıyor tanıtmak istemedi kendini haspam birşey sanıyor kendini burslu pis ezik işte ya” diye arkamca konuşuyorlardı.Kapı sesi duyduğumda çıktıklarını anladım ve kabinden çıktığım gibi okuldan ayrıldım ilk gün pek de iyi değildi çok kötü de değildi normal okul normal hocalardı işte ne olacaktı ki.Yine işten eve yorğun dönmüş ve uyumuştum ilk günü böylece atlatmıştım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD