5.Bölüm

726 Words
Oy ve yorum atmayı unutmayın💗🗝️ . . . . Hava yine aynı soğukla devam ediyor du. Gökyüzünde diğer günlere nazaran daha kötü bir hava vardı. Gök resmen yere inmişti. Kimi evin çatısı bile uçmuş tu. "Allah'ım sen yardım et ben bu hava da nasıl gideceğim" diye dua ediyor du. O sıra'da evin çalışanı Fadime elzem'e kahvaltı getirmişti. Fadime içten içe ona hiç bir zararı olmayan elzemi kıskanıyor du. Giyimi kuşamı ondan iyiydi ne diye hizmet ediyordu. Fadime nin düşünceleri bu yanda idi. "Al" diyip tepsiyi önüne vurmuştu resmen "Teşekkürler yemeyeceğim" elzem de aynı sert ses ile ona cevap vermişti. Fadime ne yaptığını anlayıp gözlerini kaçırdı. "Siz bilirsiniz" diyip tepsiyi alıp çıktı. O aşağı indikten sonra elzem eşyalarını eline aldı. O sıra'da içeriye Asaf ağa girdi. "Hayırdır yolculuk var gibi kahvaltı yapılmadı" "Biz çıkacağız ağam kahvaltı ya gerek yok" Asaf ağa elzemin sözlerine kaşlarını çattı. "Elzem hadi kahvaltıya ineceğiz" "Ağam biz gideceğiz hem yol uzun şimdi çıksam anca yarın akşama orada olurum" "Bu hava'da mı gideceksin elzem çocuk şu hava da gitseniz hasta olur yazık değil mi bu soğukta?" Elzem Asaf Ağa'nın dediklerini haklı bulduğu için bir şey diyemedi. Haklıydı bu havada dışarı çıkarsa bebek 1 saat içinde ölürdü. "Yağmur dindiği an gideceğim!" "Tamam" Asaf ağa içinden 'Bu hatun gitmeyi kafaya koymuş Allah'ım sen şu yağmuru 1 ay kadar falan sürdür bende onu ikna edim" " Hadi gel kahvaltıya inelim" "Sağol ağam ben kahvaltı etmem Ömer'i de emzirdim" "Ne demek kahvaltı etmem hatun kucağında bebeğin var gerekirse onun için yiyeceksin bebeğini düşün" "Bu odada yesem sorun olur mu" "Olur, ilk önce aşağı ineceğiz ardından dün sana yapılan yanlıştan dolayı hepsi senden özür diliyecek. Affedip affetmemek sende kalmış ama onlar özür dilemek zorunlu" elzemin duydukları ile nutku tutulmuştu. Ya yanlış duyuyordu yada rüyada idi. "Ağam olur mu hiç öyle şey oradaki herkes benden çok büyük nasıl benden özür dilesinler" "Elzem sen kendinden küçük biri ile kavga ettin sen hatalısım ve pişmansın özür dilermiydin" Elzem anında "dilerdim sonuçta hatalı olan benim" dedi. "İşte onlarda hatalı ve pişmanlar pişman olmayanlarda söke söke pişman olacak hadi üstünü giy Ömer'i de sıkı sıkı sar soba yı yeni yaktılar hasta olmasın" elzem itiraz etmedi kafa salladı. Asaf ağa odadan çıkıp kapının önünde beklemeye başladı. Aşağı elzem ile inmeye karar vermişti. Ve adı kadar emindi ki herkes Asaf Ağa'nın korkusu ile elzemden özür diliyecekler di. Elzem üstüne yanında getirdiği poşetlerden bir elbise çıkarıp giydi.  Bu tür elbiseleri köyde pek kimse giymezdi. Genellikle parası olanlar giyerdi. Elzemde evde kendi dikmişti bu elbiseyi. Lakin babası kıyameti koparmıştı elbiseyi giyince. Asaf elzemin odadan çıkması ile yutkundu. İçinden 'Gerdanı'nı bu kadar açmak zorundamıydı bu hatunun' "Ağam buradamıydın" "Evet seni bekledim" dedi Asaf ağa elzem daha ne kadar şaşırtabilir di. "Yanlış-" "Umurumda değil hadi aşağı inelim" diyip merdivenleri inmeye başladı Asaf ağa. Bugün ayrı bir özenli giyinmişti. Siyah bir takım elbise giymişti asaletin rengi. Elzem ise utana sıkıla kucağında bebekle aşağı indi. Herkes Asaf ağa ile elzemin gelmesi ile ayağı kalktı sofrada sadece 2 kişi eksikti. Ayşe üstüne bütün altınlarını takıp 'ben ağa karısıyım bana bir şey olmaz' imajı vermeye çalışıyor du. "Günaydın" hepsi bir ağızdan onlar da günaydın dedikten sonra. En küçüğünden en büyüğüne orada olan herkes elzemden tek tek özür diledi. Elzem ise hepsine başını sallamaktan başka bir şey yapmadı. Tek kişi özür dilemesi oda Ayşe idi. "Ayşe diyecek bir şeyin yok mu?" Diye sordu Asaf ağa. "O kimki diyecek bir şeyim olsun ağam" Asaf ağa kafasını yukarıya doğru kaldırıp sabır çekti. "Öyle mi Ayşe" "Öyle ağam" "Ana Ayşe'yi anasının evine yollayın o KİMKİDE benim misafirimi dövüp hadsizce konuşuyor" "Ağam" "Tek kelime daha Etme eşyalarını topla ve ananın evine aklını başına devşirine kadar orada kal Ayşe" diyip yerine oturdu. Ayşe hızlıca kalkarak sofrayı terk etti. "Gelsene elzem yanıma otur ka kahvaltı edelim" elzem Asaf Ağa'nın yanına oturdu ama ağzına bir şey sürmedi. Asaf ağa ise elzemin tabağını doldurdu. Herkes şaşkınlıkla Asaf ağayı izliyor du. " yemezsen ben yediririm ve sofradaki herkes daha da şaşırır" diyip ağzına domates attı. Elzem ise el mecbur yedi. . . . . Dışarıda da yağmur acayip hızlı yağıyor du. Akşam olmak üzereydi Asaf ağa konaktan yeni çıkmıştı. O sıra konağın kapısı hızlıca vurulmaya başladı. Herkes çığlık çığlığa bağırmaya başladı. O sırada içeriye elzemin babası girdi. . . . .  Elzem Demir 17yaşında ______________________________Bölüm biraz kısa idare edin yarın müsait olursam tekrar bölüm yazıp atacağım oy ve yorum atmayı lütfen unutmayınız🎀
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD