UNUTULAN YEMİN PART1

541 Words
(Bölüm şarkımız Nükhet Duru'dan "Ben sana vurgunum") Nivisey’den Bazı yaralar kanamaz ama en çok onlar öldürür insanı. İyi okumalar dilerim. GEÇMİŞ İLAHİ BAKIŞ AÇISI Kuzey ve Mira hastaneden çıktıkları gibi birbirleriyle kavga ede ede onları bekleyen arabaya bindiler fakat arabada bile durmuyorlardı. Sürücü Necip bile onların bu kavga seslerine dayanamayarak radyoda çalan müziğin sesini yükseltiyordu. Her bir seste bir tık daha müziğin sesi art arda, ikisinin de sesi duyulmayana kadar yükselmişti fakat durmuyorlardı. “Beni bıçak olmadan bıçakladın, farkında mısın?! Hem de kızımızın önünde yaptın bunu, ona nasıl deriz?” Arka planda şarkı’nın sesi oldukça yüksekti ama Mira ve Kuzey’e göre sadece arka planda mini bir sinek vızıltısı gibiydi. Hani büklüm büklüm boynunda, Hani paramparça ruhunda, Hani soran gözlerle kapında bekleyen dargın anıların gibi. “Mira, ağzımı açtırtma şimdi. Sen beni her gün zehirlemeye çalışıyorsun—” “Ben en azından yaptım ya! Sen benim yapabildiğimi görünce kıskandın. Tabii hemen o kırdığın bardakla saldırdın. Oysa ki ben sana o bardakla su vermek istemiştim.” Mira arsızca gülümsedi Kuzey’e. “Ulan beni zehirleyip üstüne su uzattın bana! Bak, kızımızın yanında sakın saçma sapan şeyler konuşmaya kalkma.” Kuzey’in gür sesiyle yüzünü buruşturarak Mira hemen savunmaya geçti. “Sen benim anneliğime mi laf ediyorsun, yoksa bana mı öyle geldi? Umarım öyle bir şey yapmaya bile kalkmamışsındır, Kuzey." “Her şeyi söyle ama bunu söyleme, bilirsin annelere laf ettirmem.” “Bilirim, bilmez miyim canım kocam.” M harfini uzatarak söylemişti Mira. Kuzey ise onun sözleriyle yüzünü buruşturdu. “Kocam demeyi kes bari, manyak karı.” Mira ise Kuzey’in sadece son sözünde dudağını sarkıttı. “Benim kocam bana manyak karı mı dedi, yoksa yanlış mı duydum?” “Dedim, var mı bir şeyin lan?” Kuzey, Mira’nın sinirlendiğini görünce devam etti. “Ha, var olsa ne yapabilirsin ki? Sen kimsin, Mira? Benim için bile ikinci seçenekken nasıl bu kadar o çeneni boşa yoruyorsun?” Sonra… güldü. Kuzey, onun gerçekten delirdiğini düşündüğü anda Mira aniden hareket etti. Bir hamlede Kuzey’in kucağına çıktı Ellerini yakasına geçirdi. “Bana bak…” dedi dişlerinin arasından. “Benimle düzgün konuş.” Yaklaştı “Yapamadığım işi… tek hareketle bitiririm.” Gözleri bir gece kadar karanlıktı “Beni küçümsemeye çalışma. İki erkeksin diye beni aşağılayamazsın.” Nefesi Kuzey’in dudaklarına çarpıyordu artık. “Sınırlarını bil, Kuzey Karahalsan… Çünkü o sınırları geçersen—” Dudaklarından bir fısıltı düşüverdi Kuzey’in dudaklarına. “Sana o sınırın ne olduğunu ben öğretirim.” Kuzey’in yüzünden uzaklaştı Mira, daha fazla yakın durmak istemiyordu. Oysa Kuzey karısını hayranlık dolu gözlerle izliyordu. Ona göre Mira en çok sinirli olduğunda çok güzeldi ve ona bunu söylemekten asla çekinmezdi. Dudakları arasında sadece birkaç milim kalana kadar yaklaştı. “İşte karımın en sevdiğim seksi hâli bu,” diye fısıldadı. Dudakları Mira’nın dudaklarına çarptı her kelimede. Mira ise onun kucağından kalkmak için hareket etti fakat Kuzey onu kollarıyla sarıp sarmalamıştı kucağında. Mira, Kuzey’in sabitlemesi ile ona şaşkınca bakakaldı. Kuzey’in aklında ise bu kadar masum davranıp nasıl bu kadar şeytani planlar kurmasına şaşırıyordu. “Nasıl bu kadar saf dururken bu güzelliği yalanlarınla boğdun, Mira?” Mira, Kuzey’in sorusuyla ilk beş dakika öylece bakakaldı. Kendisi bile düşünmüştü. Kendini değiştirmişti. Etrafındakilere zarar gelmesini istemeyen Mira bile artık sadece kendini önemseyen bir bencil olmuştu. Kızına bile zarar vermişti, o olayı göstermesi bile bencilceydi Kuzey Mira’nın susmasıyla devam etti
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD