KÂBUSUN GÖLGESİNDE

1033 Words
gözlerimi açtığımda yanımda bir sıcaklık aradım ama bulamamıştım telefonumu açıp saate baktım bugün hafta sonuydu ama baran neden yoktu ki ayağa kalktığımda ayaklarımin altındaki soğuklukla yatağa geri oturdum terliklerim burada olmalıydı kafamı yatağın altına doğru uzattım evet tüylü terliklerim tam da buradaydı biraz daha uzansam alırdım gibiydi tam elini uzandığım anda kapı açıldığı için tam kafamı kaldırıp bakacaktım ki yere yığıldım kafamı fena vurmuştum! girecek zamanı mı buldun kiraz kafam yarılmıştı galiba bu kadar acımamalıydı. kiraz koşarak bana geldiğinde biraz düşündüm bişey olmuştu kesin çünkü Baran hafta sonları evde olurdu sağolsun ay sağolmayasınca sevimsiz kayınvalidemden öğrenmiştim tabi birazdan o yüz ifadesiyle bana bakacaktı. bende hemen cevabını verecektim ışınlanmayı bulduğunu düşündüğüm kocişim de gelip kayınvalidemi çatlatacaktık artık alışmıştım alıştım dediğimde üç güncük bir zaman dilimiydi karnımın gurultusuyla kiraz'a baktım "ne diye geldin odama senin yüzünden kafamı çarptım yoksa canı gönülden sevdiğim kayınvalidem bensiz yemek yiyemiyor mu?" kiraz sanki söylediklerim çok komikmiş gibi gülmeye başladığında öylece durdum komik miydi şu zamanda kim kayınvalidesi ile otururdu ki? tabiki sen salak beril dedi içimdeki nerden geldiğini bilmediğim o ses. kirazın gülmesi durmuş oda öylece bana bakıyordu "kiraz terliklerimi verir misin ayaklarım üşüyorda." sinirlenmeye başladım o neden gülmüştü bu konaktaki herkes bilirdi bence kayınvalidem beni sevmiyordu. Bende onu gülünecek bir durum olsaydı keşke ama bende birazdan kayınvalideme gülerdim o çatlak karıyla uğraşmak zorundaydım uğraşmasam o bana bulaşıyordu . "şey…abla Güldüm diye sinirlendin galiba gözün seğiriyor da" hemen cevap verip baranın nerde olduğunu sormam gerekiyordu "evet sinirlendim ve bara-" sözümü tamamlayamadım çünkü kiraz ağzında biseyler geveleyip baranın isminide o geveledigi şeylerde duymak beni huzursuz etmişti "sesli söyle kiraz" diyebildim üzerime kuma mı gelmişti yoksa? kuma geldiyse bu konağı baranın üzerine yıkardım. "Baran bey sabah erkenden gitti kayınvalideniz aşağıda sizi bekliyor kahvaltı için ve beril hanim gülme sebebim kayınvalideniz de 'cânı Gönülden sevdiğim gelinimi getirin kahvaltı edelim ' dediği için gülmüştüm beril hanim isteseniz de istemeseniz bile kayınvalidenize benziyorsunuz" benzemek asla neremiz benziyordu di? "kiraz kayınvalidem yani kayınbabamı nasıl kaybetti?" "şermin hanım kocasını genç yaşta öldürdü sinirlerine hakim olamadı onu yani kocasının ismini bile anmamızı yasakladı kocasını herkesin içinde öldürdü tek bildiğim bu birde kocasının haklı olduğu ve sonra şermin hanımın çok pişman olduğu" "neden böyle bir şey yapsın ki?" diye mırıldanırken buldum kendimi "benim bildiğim bu kadar beril hanım" ayağa kalktım üzerimde bir ağırlık yoktu ama öğrendiklerimin ağırlığı vardı üzerimde. neden yapmıştı? bu olay nasıl başlamıştı? terliklerimi giyip aşağıya indim biraz buz alabilirdim kafam için ama mutfak kapısının önüne geldiğimde mutfaktaki konuşmalar kafamdan aşağıya kaynar sular dökmüştü bu su normal bir su değildi bu su barana olan ne kadar sevgim varsa yok yakıp yıkmıştı "Baran bey beril hanımın babasını gerçekten öldürürse neler olur düşünsene " "Baran bey öldürürse beril hanım neler yapar çok sakin bir kadına benziyor ama" "bakmayın öyle sakin durduğuna öğrenirse baran beyi aynı şermin hanım gibi öldürür " kocam erkenden yanımdan kalkıp gidip babamı öldürmeye mi gitmişti. ona güvenmiştim. ama oda herkes gibiydi beni sevdiğine inanmıştım inandırmıştı ne olursa olsun izin vermeyecektim eğer onu yaptıysa… babamı öldürdüyse onu kendi ellerimle gebertecektim mecburen kendimi toparlayıp Salona girdiğimde, sessizlik... O alıştığım keskin bakışlar, iğneleyici sözler, alaylı gülümsemeler bile yoktu. Kayınvalidem oturuyordu ama yüzünde taş kesilmiş bir ifade vardı. Göz göze geldik, ama bana hiçbir şey söylemedi. Sessizlik, bağırıştan daha ağır bir yüktü. Kendi yerime değil tam karşına oturdum baranın yerine "kocanızı neden öldürdünüz şermin hanım?" bu sorunun cevabını almam gerekiyordu "bu şeyler seni ilgilendirmez" bu konu bile onu sinirden deliye döndürmüştü ama belli etmemeye çalışıyordu "ilgilendirir çünkü bende bu evin geliniyim sonuçta değil mi kayınvalidecim" öğrenecektim bunun sonucu ne olursa olsun "yalanlar yüzünden oldu ona inanmadım daha doğrusu inanmak istemedim ben öldürmesem bile zaten beni kurtarmak için yaptığı şeyden ölecekti " "bu çok saçma belki kimse fark etmeyecekti belkide yaşayacaktı" "baban biliyordu ve Baran şuandan itibaren babanın onu öldürdüğünü sanıyor ki zaten babanında payı var " öğrendiklerimle ayağa kalktım baban ne yapmıştı ben nasıl bir yalanın içindeydim Bir an kalbim durdu sandım. Ayaklarımın altındaki zemin kaydı, nefesim boğazımda düğümlendi. Bütün dünya üzerime çöktü. "Hayır..." sesim kısık çıkıyordu bu ben değildim, "Hayır, bu olamaz..." bu benim hayatım olmamalıydı O an içimdeki acı bir çığlığa dönüştü. Etrafımdaki her şey bulanıklaştı. Elim masanın üzerindeki kristal vazoyu kavradı, yere fırlattım ama aslında öğrendiklerimi kavrayıp atmak istemiştim. Parçalanan camların sesi içimdeki fırtınanın yankısıydı. Perdeleri çektim, sandalyeleri devirdim, ne elime geçtiyse kırıp döktüm. Çünkü başka türlü içimdeki yangını susturamıyordum.susamazdı Gözlerimden yaşlar süzülüyordu, ama gözyaşları bile ateşi söndüremiyordu. Sadece bir soru beynimde yankılanıyordu "Ya gerçekten doğruysa? Ya sevdiğim adam, bana hayat veren tek ışık... babamın katili olduysa?" O an, kalbim ikiye ayrılmış gibiydi. Bir yanım Baran’a koşulsuz inanmak istiyor, diğer yanım şüpheyle boğuluyordu. İçimdeki çığlık susmadı. salonda ki eşyaları kırmaya devam ettim aslında içimde ki oluşan şüphe duvarlarını kırmaya çalışıyordum ama kırdıkca Yeni bir duvar örülüyordu örüldükçe barandan şüpheleniyor onun böyle birşey yaptığına inanıyordum ama tam başka bir tabloyu kıracakken "şermin hanıma çok benziyor" hayır benzemiyordum ben baranı öldürmeyecektim benim sonum bu olmayacaktı ben şermin değildim gözlerimin önü karardı artık ayaklarımın altındaki zemin tamamen kaymıştı… son sesler geliyordu ama o sesler bile boğuk cızırtılıydı sanki hayatım bir film gibiydi ama bu filmin sonu öyle mutlu bitmeyecekti tek bildiğim buydu… ._._._. gözlerimi açtığımda yanımda bir sıcaklık vardı bir zamanlar huzur bulduğum iyi hissettiğim ama şimdi huzursuz olduğum sıcaklık vardı. Baran yanımdaydı yanı başımda babamın katili olduğunu söyledikleri kişi vardı "iyi misin?" iyi miydim? değildim hemde hiç değildim bu kadar yüzsüz olması bile içimde bir şeyleri söküp atmıştı. "babamı öldürdüysen seni gebertirim Baran herşey biter bu sefer affetm-" sözlerimi tamamlayacaktım ama kıyafetlerine baktığımda kan lekeleri vardı doğruydu ama inanmak istemedim "Baran bunlar kan" "evet kan" doğru muydu? içimde azda olsa var olan Umut kırıntılarına tutundum "babamı öldürdün mü? Baran bana cevap ver öldürdün mü?" "diyelim ki öldürdüm ne olur?" ne demek ne olurdu babam ölmüş müydü? "Baran bana cevap ver öldürdün mü "evet öldürdüm hemde kendi ellerimle öldürdüm babanın boğazını sıktım aynısını görmek ister misin " ney görecektim? tam o anda Baranın elleri boğazıma yapıştı bir zamanlar beni sevmek için boğazıma dolanırdı şimdi ise öldürmek için dolanmıştı öyle bir sıktı ki nefesim kesildi gözlerim doldu taştı aniden bir ses duydum kirazın sesiydi "beril hanım uyanın kâbus görüyorsunuz " gözlerimi araladığımda kiraz elindeki suyu bana uzattığında alıp hızla içtim rüyaydı ve yanı başımda Baran yoktu ._._._. BÖLÜM SONU
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD