GÜVENİN KÜLLERİ

1248 Words
BERİL KORKMAZ Saatler geçip gitmişti genede bir haber yoktu. Baran ya da babam yoktu. Güvenlik şefi olan serhat bile hiçbir şey demiyordu kocam yoktu ve ben kendi kocamdan şüphelenmiştim babamı öldürebileceğini düşünmüştüm kendi kocamdan şüphelenmiştim Yapmıştım Başkalarına güvenip ona güvenmemiştim Güven ihanet ile aynı şeydi Ve ben ona güvenmemiştim Bulacaktım ondan özür dileyecektim ama neden oraya gittiğini de öğrenecektim. Neden oradaydı? Ve bunu kim yapmıştı? Öğrenecektim ne olursa olsun kocamı kimseye bırakmayacaktım. Ona güvenmemiş olabilirdim ama o beni anlardı.Hak verirdi. Ama önce sıkı sıkıya ona sarılacaktım. Bırakmayacaktım onu. Aşağıya inip serhatı aradım bahçede uzun yapılı bünyesiyle barana benzese bile barandan kısaydı. “serhat bana ne olursa olsun baranın yerini bul araçları silahları ne lazımsa hepsini hazırla bende geleceğim.” Bende Şermin hanımla konuşacaktım ne olursa olsun sakladığı şeyleri öğrenecektim. “şermin hanım! Çıkın ve bana o sakladığınız tozlu saklı sırlarınızı dökün. Dökün ki baranı yani kocamı bulacağım” haykırdım yukarıdan kapının çarpma sesi geldi. Geliyordu “senin kocan öldü! Baran öldü benim oğlum öldü anladın mı gelin hanım” Duyduklarım gerçek değildi değil mi? Baran ölemezdi Şaka yapıyordu beni sinir etmek için öyle söylüyordu “duydun doğru onu öz babası öldürdü duydun mu? Benim bile öldü sandığım babası kendi oğlunu öldürdü duydun mu beril ?!” Duymamalıydım böyle birşeyi Sağır olmak istiyordum O ölürse bende ölürdüm baran olmazsa bende olmamalıydım. Yalandı. Baran ölmezdi beni bırakmazdı. Aynı en başta olduğu gibi barana iftira atıyorlardı.ama inanmayacaktım Barana güvenecektim onun güvenini kırmayacaktım bulacaktım onu kendi ellerimle kurtaracaktım omuzlarındaki o yükü hafifletecektim. “babası aradı beni kendi oğlunu öldürdüğünü itiraf etti. ‘öldürdüm oğlumuzu kurtuldu senden de benden de’ dedi bana hiç sesi titremedi duydun mu gelin babası beni aradı öldürdüm dedi bana oğlumu öldürdüğünü söyledi anlıyor musun beni gelin hanım?” O benim üzerime yürürken bende onun üzerine yürüdüm. Etraftaki eşyalar yok oldu karşımda kocamın bana öldüğünü söyleyen biri vardı o biri kocamın baranın annesiydi. Ama benim için herkes şuandan itibaren bir tehditti “bana herşeyi anlatacaksın en baştan ve tek bir şeyde yalanını yakalarsam. Şermin hanım,sizi o yalanlarınızda yakarım çünkü söz konusu şuandan itibaren bende Baran Korkmazın eşi Beril Korkmazda” Sesim nasıl çıkmıştı bilmiyordum ama sesimize gelen korumalar bile put kesmişti. Vücudumun titrediğini hissediyordum ama bu korkudan dolayı değildi evet,birazda olsa korkuyordum ama karşımdaki kişiden değildi Baranın öldüğü düşüncesindendi. “baran eskiden askerdi babasının öldüğünü duyduğunda herşeyi hiçe sayıp gelmişti. Tabi hiçbirimiz ölmediğini bilmiyorduk” Asker miydi? Bundan hiç bahsetmemişti Uzun uzun yüzüme bakıp devam etti “belli ki bahsetmemiş babası için hayallerinden vazgeçti babası ise intikam için ondan vazgeçti” Baranın omuzlarındaki yük değildi acı gerçeklerdi.ve bende şuanda o acı gerçekleri tek tek öğreniyordum. Hemde en istemediğim şekilde kocam kayıpken annesinden öğrenmek istediğim şeyler düşmanlarından biri olmasıydı ama Asıl düşmanının babası olduğundan haberim yoktu. “devam et herşeyi söyle her bir ayrıntıyı” Devam etmesi için gözlerinin içine içine baktım “o...yani babası böyle değildi oğlunu çok severdi o asker olmak istediğini söylediğinde ona oyuncak silahlar alır birlikte oynarlardı bazen babası hain olur beni kaçırırdı baran hemen beni kurtarırdı. En eğlendiği oyun gerçek oldu ama kaçırılan ben değilim senin baban” Devam etmesini bekledim kolay değildi ama dayanmaya çalışıyordum “ben babanla çok eskiden sevgiliydik tabi o sırada baban evliymiş ben bunu bilmiyordum. Ben evlendikten sonra peşimi bırakmadı baran doğunca dahada delirdi baran 6 yaşında top oynamayı çok sevdiği futbol kursuna gönderiyorduk . Birgün gene onu kursa bırakıp eve geldim kapıda kavga seslerini duyunca nasıl eve girdiğimi bile bilemedim kavgayı durdumaya çalıştım ama olmadı. En sonunda çekmeceden silah buldum babana doğrulttum ‘ya gidersin ya da seni vururum’ dedim gitmedi baban elimden silahı nasıl aldı bilmiyorum ama mirana doğrulttu tabi bende miranın önüne atlayınca anında duvarı vurdu miran kıskançtı bana birşey olsa kendinide arkamdan vururdu. miran bana doğrulan silahı alıp babanı göğüs kafesinin tam üzerinden vurmuştu. Tabi babana bunu yaptığı için mirana kavga etmeye başlamıştık bir an öyle sinirlendim ki masanın üzerinden vazoyu kırıp miranın kalbine saplamıştım.hastanede miran ölmüştü baban ben hapise girmeyeyim diye suçu o üstlenip hapise girdi tabi bu sırada annen kardeşine hamileymiş o zamanlar ama beril ben onun evli olduğunu bile bilmiyordum kızım gerçekten” Öğrendiğim her bir cümle kalbime bir bir saplandı hemde çıkmamak üzere. Babamın anneme yaptığı haksızlık kalbimi söküp atmıştı. Ne yapacağımı bile bilemezken o devam etti. “baran seni hastanede gördüğü andan beri o kızıl periyi görmek istiyorum diye tuturmuştu baya sana aşık olmuştu hemde delicesine ortaokulda eve hep geç geldiği için peşine adam taktım sen bale kursuna gidiyormuşsun o zamanlar evinden çıkıp bale kursuna gittiğin tüm yol boyunca izliyormuş tabi ben adam takmadan önce neden baleye gitmek istediğini anlamıyordum sonradan anladım. O seni görmek için gitmek istiyordu tabi sonradan senin bale kursunun karşısındaki futbol kursuna gönderdikten sonra bir anda vazgeçti.” Aklıma bir bir düşen gerçekliklerle kas katı kaldım beynimdeki sis bulutu uçuşup gittiği an sorular esir aldı her bir soruya yanıt ararken konuşmak istedim boğazım düğümlenmişti konuşacak birşey bulamıyordum bulmak istiyor istediğim tüm herşey yok olup gidiyordu benden . Ama benden gitmesine izin vermeyeceğim biri vardı. Ve izin vermeyecektim bu sefer istediğim şeyi söke söke alacaktım. aklımdaki soruları bir köşeye attım sorularımın cevabını bulacağım kişiyi bulmam gerekiyordu önce “serhat herşey hazır mı ?” Öğrenmek istediğim şeylerin cevabını bana verecek tek kişiye gidecektim. burası adı üzerinde bir evdi ama nefes alamıyordum benim tek huzur bulduğum onun kollarıydı bu duvarlar yıkılsa bile o yıkılmazdı... “yenge hanım hazır ama baran abim sana birşey olursa benide hazırlar” Beni güldürcek şey bulmasına bile gülmüştüm. Serhat kafa dengiydi diğerleri bana pek alışamamışlardı normal olarak ama genede saygılılardı. Ve evet baranın sinirli yanını daha önce hiç görmemiştim ama duymuştum az çok. düşündükce dahada güldüm. “gülme yenge ciddiyim sana birşey olursa beni didik didik eder beni eğitimde ki köpeklerin yanında uyutur.abim elini bile sürmez ama arvena beni gebertir” Arvena kim ve neden gebertsin ki ? Kadın mıydı yoksa asker miydi Içimden sadece bir asker olduğunu geçirip Askılıktan ceketimi aradım ama bulamayınca baranın ceketini giydim kollarım içinde kaybolurken spor ayakabılarımı giydim neyle karşı karşıya kalacağımı bilmiyordum o yüzden ayakabılığın en alt kısmında olan tabancayı aldım. Içindeki mermileri kontrol edip. Serhat ve diğerleriyle arabalardan birirne bindim serhat solumda ve ismini yeni öğrendiğim ferhat vardı serhat ve ferhat kuzenlermiş ailesi onların birbirlerine benzediklerini görünce birbirine benzeyen isimler vermişler ne yaparlarsa yapsınlar genede birbirlerine benzeyen şeyleri yaşadıklarından şikayet edip duruyorlardı yanımda onlarla konuşmak iyiydi karşımda eralp,okan,yalçın oturuyordu onlar sohbete arada girip şaka yapıyorlardı ama çok komik ve samimilerdi sanki kırk yıllık arkadaşlarımla konuşuyormuş gibi hissetmiştim. Araba durduğunda köhne binalara baktım adamların yarısı bizi bekliyordu. “kocam nerde?” sesimin titrememesi için kendimi zor tutum serhat elini omzuma koyup adamların arkasındaki binayı gösterdiğinde herşeyi bırakıp koştum ama binanın içinden çıkan sedyeyle ayaklarım tutmaz oldu yere kapaklandım. Sedyedeki kişi kimdi bimiyordum ama üzerine örtülen beyaz örtü bile kana bulanmıştı konuşmaya gücüm bile yokken tek bir cümle çıktı ağzımdan kalbimin içi kavrulurken “baran mı?” cevap gelmedi kimseden herkes kafasını yere eğmişti “HAYIR! OLMAZ BARAN DEĞİL OLAMAZ BIRAKMAZ BENİ!” Haykırışlarım yükseldikçe yükseldi ama kimseden bir ses çıkmadı . Soğuk havanın arasında bacak aramda ki sıcaklıkla kafamı yere eğdim kan akıyordu korumlar görüntüyle endişe içinde bana doğru geldikçe ben yere doğru yapıştım sesler birbirine dolanıp akan sulara karıştı karnımda bilemediğim bir acı vadı ama bu acıyı bastıran şey baranın olmayışıydı... BÖLÜM SONU Selamlar kendimi bu bölümü yazmak için çok moral verip öyle yazmaya çalıştım çünkü benim için hiç iyi değil onların mutlu olmalarını seviyorum ama olacaklar böyleydi sizi bekletmemek için attım ne de olsa eninde sonunda bunu atacaktım keyifli okumalar dilerim Diğer bölümde görüşmek üzere :)
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD