bc

Mavi Yaşam

book_age12+
4
FOLLOW
1K
READ
family
mystery
like
intro-logo
Blurb

Ana karakterin hayatını anlatıyor. Edindiği çevre, aşk, sevgi, arkadaş... Peki bu aşkı unutursa? Aynı hisler olacak mı? Oğlanın yaşadığı duygu, arkadaşlarının yaşadığı hüzün... Peki her şeyi hatırlayacak mı yoksa sonuszluga mı karisacak?

chap-preview
Free preview
Yeni Bir Sayfa
Merhabalar ben Mavi evet değişik bir hayatım var. Bir babadan iki farklı anneden çocukları olur mu? Muhtemelen olur evet bu da benim hikayem hayatıma hoş geldiniz. Evet birkaç gün önce babamın vefat ettiğini öğrendim zaten annem hayatta değildi. ARTIK KURTULMUŞTUM. Kurtulmuştum deyince muhtemelen şaşıracaksınız evet ev hapsi sizi yaşıyorum küçüklüğümden beri. Ama bunu sadece Ecem biliyor bir de kuzeni Kerem artık her kimse. Avukatım Mina evime geldi olanları anlattı ve üvey bir abim varmış 2 yaş büyük, gıcıktır kesin. Aynı baba farklı anneler. Ya da o evlatlık belgeleri? Ya evlatlıksam. Evet onunla görüşmeye gideceğim maalesef pek istemesem de. Avukatım Mina ile yola çıktık buluşacağımız yere geldik orada farklı bir avukat daha vardı sanırım üvey ikizimin gelmesini bekliyorlardı. HADİ AMA DAHA NE KADAR BEKLEYECEĞİZ ÇÜNKÜ YAKINDA PATLAYACAĞIM SIKINTIDAN! Doru'dan Avukat Aylin Hanım tüm bilgileri aktarmıştı. Babamın kızı varmış. Neden hiç bahsetmedi ki? Mutlu muydu yoksa mutsuz mu? Beni sever mi ki? Net sever Doru. Sen susar mısın iç ses. İyi ama sevecek göreceksin. Bla bla bla. Yakışmıyor Doru. Seni ilgilendirmez iç ses. Şiddet görmüş duydun mu? Aylin hanımın dediğini. Ağlamıştır... Canı çok yanmıştır iç ses... Mavi'den Ve babamın tek isteği varmış. -Merhaba ben iç ses doğru değil bu.. Mavi evlatlık gerçek babası değil ama Doru'nun gerçek babası. Mavi bu açıdan şanslı ama bu acıları çekmek için çok küçüktü...- 'Birbirimize sahip çıkmamız.' Hepsine bakmıştım. Ve sorduğum tek şey oldu. "Bunca zaman tek kalmışım zaten sevende olmamış zorunlu mu?" Sahte gülümseme takınmıştım yüzüme. 'Bunca zamandır varlığından haberim olsaydı seni çoktan yanıma almıştım Mavi' Seviliyor muydum? Oyun muydu yoksa her zaman ki gibi? Gülümsemiştim. 'Çocukluktan olunca bu zor hayat alışıyor insan...' Acımış mıydı bana? Acımasın. İstemiyorum. 'Bunları yaşadığın için üzgünüm. Kabul edersen seni de yanıma almak isterim. Beraber yaşarız Kabul mü?' 'Kabul diyorum o zaman.' 'Evinden almak istediğin şeyler var mı?' 'Hazırladığım bavul evde kaldı uğrayıp alma şansımız var mı?' 'Tabii birini yollatırım alırlar onlar.' Sanırım o iyi biri... 'Yabancı geliyor, sokaklar ya da yıllarca yaşadığım şehri hiç tanımamışımdır.' 'Şehrin dışarısında kalıyor biraz evim ondandır.' Şehrin dışı güzel mıdır acaba? Acaba merak ettiğim her yeri görebilir miyim? 'Evde hapis tutulsan hiç çıkmasan, sokaklara bilemezsin ki?' Dank diye söyledim ve geldik şimdi dananın kuyruğunun koptuğu yereeee! 'Nasıl yani?' Öyle yaniiii 'Evde hapis tutulsan, hiç çıkmasan sokaklara bilemezsin ki?' Sesim mi titremişti kahretsin! Anlamasın lütfen... 'Kim seni eve hapis etti Mavi?' Baban... 'Ben aile demiyorum o yüzden o senin aile olarak gördüklerin yaptı bunları...' Buruk şekilde gülümsemiştim. 'Keşke olmasaydı ama olmuş bitmiş işte belki de o yüzden insanlarla iletişime geçmeyi beceremiyorum... Ecem haricî' 'Senin gibi birine nasıl kıymışlar anlayamıyorum...' Ben gibi biri? Hı? Şaka yapıyor olmalı... 'Ama artık yeni bir sayfa açtın kendine her şey yeni ve güzel olacak.' Umarım Doru umarım... 'Bir şey isteyebilir miyim?' Hattımı değiştireceğim ki rahatsız edilmeyeyim... Ama bunu dile getirmeyeceğim, zamanı gelince... 'Tabi ki söyle bakalım ufaklık.' Ufaklık deyince iki saniye bakıp geri çevirmiştim bakışlarımı. 'Hat değiştirmek istiyorum senin halletme şansın var mı? Gereksiz insanlarla dolu telefonum ve sürekli meşgul ediyorlar daa...' 'Tabi ki eve gidince elinde olur. Zaten geldik bile. Yeni evine hoş geldin ufaklık.' Hoş buldummm. Derin nefes aldım ve mırıldandım 'Lütfen artık mutlu olayım lütfen.' Kafamı gökyüzüne çevirdim daha önce de böyle güzel miydi acaba? Eve doğru yürümeye başlamıştı 'Aç mısın?' 'Fazla değil 1 ekmek yedim sadece' eh kısacası sürekli söylediğim yalanlardan biri olacakkkkk! 'Beraber kahvaltı ederiz artık.' Eve girdi ve içeriye seslendi. 'Valide abla 2 kişilik kahvaltı hazırlar mısın? İçeriden onay geldi ve Doru bana baktı. Odanı görmek ister misin? Onaylamak için kafamı sallamıştım. Evin üçüncü katına çıktık. 'Karşıdaki oda senin odan hemen yanında benim odam var' Kafa sallayarak onayladım. Yandaki sehpaya uzandı ve elindeki telefon kutusunu bana verdi. 'İçinde yeni bir hat var.' Gülümsedim. 'Teşekkür ederim.' Odama geçtim KOCAMANDI BURASI yatağa attım kendimi sanırım asla canım yanmayacak burada... Son günlerden kalan morluklar vardı kremlerini sürdüm fondöten ile kapattım bu iş tamamdır kimse fark etmeyecek umarım. Kahvaltıya çağırdı indik kahvaltı ettik. 'Benim şimdi işim var çıkmam lazım. Yarın arkadaşlarım yemeğe gelecekler. Senin için sıkıntı olur mu? Onlarla tanışabilir misin?' 'Deneyeceğim' Çıktı ve gitti acilen uyumam lazım önceki günlerin hatırına... Uyumuştum hava mı kararmış owwww! Aşağı indim. Gelmişti ve sanırım herkes gibi o da varlığımı unutmuştu. 'İyi misin?' 'Konuşmak istemiyorsan anlarım ben biraz daha uzanayım rahatına bak yokmuşum gibi' Mırıldandım. Herkes gibi işte... 'Özür dilerim eve geldiğine alışamadım.' Gülümsedim. 'Olur öyle şeyler çoğu kişi alışamadı ki.' Derin nefes aldım. 'Gerçekten özür dilerim. Günüm kötü geçti biraz' 'Bir şey olmaz, olabilir' 'Sen ne yaptın yokken?' 'Stres yapınca yorulmuşum sanırım az önce kalktım desem inanır mısın?' 'İyi uyudun mu bari?' Uykulu çıkıyordu sesim eee bir zahmet çıksın, yeni uyandım. 'Mükemmel uykuydu böyle uyku hayatımda uyumamışımdır.' 'Evin sana iyi geldi o zaman' sırıtıyordu. Çok mu yakışıklıydı lan çıkart şöyle şeyleri... Yapma Mavi yanarız. 'Sen akşam yemeği de yemedin o zaman?' 'Öyle oldu... Sanırım' 'Dışarıda mı yemek istersin? Eve mi söyleyeyim?' 'Dışarı mekan olur mu? Merak ediyorum da...' 'Tabi ki sen hazırlan o zaman' Odama çıkıp hazırlandım ve aşağı indim. O da Spor takım elbise giymişti Bana bakıyordu. 'Çok güzel olmuşsun.' 'Teşekkür ederim.' Gözleri kaçırma ihtiyacı duymuştum. Utanmış mıydım? Sanırım. 'Eee gidelim o zaman.' Kapıyı açtı ve geçmem için yol verdi. Neden kalbim hızlı atıyor? Geçtim gökyüzü çok güzeldi izlemeye başladım. 'Yıldızlar çok güzelmiş. Mükemmel parlıyorlar...' 'İlk defa görmüyorsun değil mi?' Sustum. Cevap veremedim çünkü. İlk defa oluyordu sanırım. 'O zaman bu da son olmasın.' Arabanın kapısını açtı binmem için çoğu erkek böyle miydi? Sanmıyorum. 'Umarım denizi seversin.' Ona baktım deniz kenarına mı gidiyorduk? 'Deniz de senin gibi çok güzel.' yanaklarım kızarmıştı işte bunu görmemeli! 'Fotoğraflarda güzel gözüküyor yakından görmedim ama hayatım bir evden ibaretti hayatım ne kadar iyi bilemem.' Keşke yaşamasaydım bu olayları... 'Ben sana hepsini göstereceğim, nereyi istersen.' Lunapark en istediğim! Söylesem mi ki? Söyleyeyim ne olacak. 'Lunapark olur mu bir sonra kii!' Neşe ile ona bakmıştım. Gözlerimin içine gülümseyerek bakmıştı. 'Tabi ki olur.' 'Yarın bütün günüm senin.' 'Nereye gitmek istersen.' 'Bir tek akşam yemekte arkadaşlarım olacak.' 'Böyle akşamları ışıl ışılmış öyle mi? Mahalledeki çocuklardan duymuştum.' Gerçekten öyle mi acaba? 'Evet ışıl ışıl oluyor. Senin gibi.' Benim gibi? Işıl ışıl mıyım? Sanmıyorum. 'Bu yaşımda çocukluğumu yaşayabilir miyim ki?' 'Tabi kii ufaklık' Kemerimi açtım. Doru da kapımı açtı. 'Bak mavi seni tanıştıracağım kişilerden birini gördüm gidelim mi yanına?' Ayak uydurmak zorundayım. 'Olur' Onun yanına gittik. Konuşmaya başladılar ben ise denizi seyrediyordum. 'Sende hoş geldin.' Onlara döndüm. 'Hoş buldum.' Gülümsedim. Elini uzattı. 'Begüm ben.' Elini tuttum. 'Mavi sadece Mavi' 'Memnun oldum' dedi. Tanışınca söylerler sanırım. 'Bende öyle' demekle yetinmiştim. 'Kendisi babamın bana bıraktığı bir mucize.' Mucize... 'Ayakta kalmayın oturun.' Çok tatlı bir kıza benziyordu güven olur mu? Sanmıyorum. Belki sonra. Sandalyemi çekti yavaşça oturmuştum saygı öyle olurmuş... 'Teşekkür ederim.' 'Rica ederim' sırıtıyordu. Gülümsedim. O kız ise bizi izleyip yemeği ile oynamaya başlamıştı. 'Deniz ışıl ışıl gözüküyor.' 'Öyledir' farklı yerden gelmişim gibi söyledi. Bilmiyordu ki hiç deniz görmediğimi. 'Sevdin mi?' Kafam ile onaylamıştım. 'Fotoğraflardan daha güzel çok sevdimm!' Neşeli ses ile konuşmuştum. Telefonunu çıkartır notlar kısmını açar 'deniz dedikleri şey gece mükemmel ötesi oluyormuş ışıl ışıl' yazar ve telefonu kapatır. 'Mavi sormayı unuttum kaç yaşındasın?' 'Hesaplamak var mı? Hatırlamıyorum...' Kafadan hesaplamaya çalışıyordum. Olmuyor! '22 yaşında' Doru'ya bakmıştım. 'Ay iyi yaşıtmışız!' Güzel... 'Ben kendi yaşımı hatırlamıyorum sen nasıl hatırlıyorsun?' 'Ben senin her şeyini biliyorum.' 'Ne kadar her şey mesela? Gerçi bilirsin bir sürü adamın var. Sorduğum soru mu ki.' 'Doğduğun günden itibaren her adımını öğrendim.' 'Evden çıkamadığım her adımımı yani...' sahte bir şekilde gülümsemiştim. 'Biri sayesinde hepsini öğrendim.' 'Anladımm.' Denizi izler kendi kendime mırıldanmaya başladım. 'Keşke deniz kadar özgür olsaydım.' Beni kendine doğru çevirdi. Ve ellerini yüzüme koydu. 'Artık özgürsün güzelim...' 'Şimdiye kadar yetişemesem de' 'Artık yanındayım.' Gözlerim dolmuştu tavana çevirdim başımı. Kendine çekti kafam tam göğsüne denk geldi. Kokusu... Değişik gelecek ama portakal kokuyor. Gerçi şampuanı portakallı olabilir. Merak ettim neyse böyle durayım az daha... Sımsıkı sarıldı. 'Teşekkür ederim.' 'Rica ederim ufaklık' -BÖLÜM SONU-

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

The Forgotten Princess & Her Beta Mates

read
155.7K
bc

Part of your World

read
88.7K
bc

Her Regret: Alpha, Take Me Home

read
20.3K
bc

The Luna Who Does Not Kneel

read
7.3K
bc

Seriously, There Are Werewolves?

read
4.0K
bc

The Betrayed Luna's Shadow

read
34.8K
bc

Their Bullied and Broken Mate

read
644.2K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook