Berfin gözlerini ağır ağır açtı. Kısa bir uyku… ama yorgunluğu almamıştı. İçinde garip bir boşluk vardı. Yanına döndü. Hasret mışıl mışıl uyuyordu. Kızını izledi bir süre. Elini uzattı, yanağını okşadı. “Sen varsın ya…” dedi içinden, “ben her şeye dayanırım güzel kızım…” Yavaşça kalktı. Bebeğini kucağına aldı. Kokladı… öptü… Sonra oturup emzirmeye başladı. O an tek huzur buydu. Aşağıdan sesler geliyordu. Yemek hazırlanmıştı. Berfin Hasret’i uyutup aşağı indi. Babası masadaydı. Sessizce oturdu karşısına. İkisi de bir süre konuşmadı. Sonra kapı açıldı. Velat girdi. Berfin başını kaldırdı. Gözleri direkt ona kilitlendi. İçinde biriken her şey… o an dile geldi. “Velat abi…” dedi soğuk bir sesle, “sen bu kızı baştan tanımadın mı?” Velat durdu. Bir an cevap veremedi.

