
Biri İstanbul'un en hızlı adamıyken Urfanın en büyük aşiretinin reisi olmak zorunda bırakılmış Kaya Akyürek ve diğeri henüz gerçek kimliğinden bile bir haber olan güzeller güzeli Doktor Karaca Aydın'ın tesadüfler ve zorluklarla dolu aşk hikayesi onlardan bile habersiz başlamıştı...
O gece otelin King Suitine geldiklerinde, Karaca kendinden geçmiş bir vaziyetteydi ama hala ayakta durmak için direniyordu 29 yaşındaydı ama daha önce hiç bu kadar sarhoş olmamıştı...
Kaya ise hemen baş ucunda durmuş diğerlerinden bir farkı olduğunu sezinlediği ama henüz ne olduğunu bulamadığı bu kızı izliyordu...
Pencereninin kenarına ilerlemiş orda duran bar deskinden dolu dolu iki kadeh viski doldurmuş hem kendine almış hemde kıza uzatmıştı.
Onunda kafası zaten çoktan güzel olmuştu öğlen birden beri içmeye devam ediyordu, şuan da yıkılmaması bile bir mucizeydi.
Bardağını tek bir dikişte bitirip, karşısında kadehle birlikte öylece sabit duran kızın elinden kadehini alıp komidine bıraktı.
Tek hamlede kızı kolundan tuttuğu gibi yatağa fırlatıp üstüne çıktı.
Karaca daha ne olduğunu anlamadan kendisini yatakta üstünde 90 kiloluk bir adamla bulmuştu.
İçinde ne kadar tereddüt olsada bu gece hiç tanımadığı bir adama bekaretini vermesinin iyi bir fikir olacağına kendini inandırmıştı, eski sevgilisinden hem intikam alacak hemde bir daha bu adamı görmeyecekti. Kendini usulca adamın kollarına teslim etti.
Kaya kızın boynuna sokulup öpmeye başlamıştı. Büyük ve güçlü elleri dolgun sayılan kalçasını sıkıyor kendi erkekliğine daha da bastırıyordu. Karaca daha önce böyle bir duyguyu ve hazzı hiç tatmadığı için, hem şaşırmış hemde tüyleri diken diken olmuş bir şekilde küçük küçük inliyordu.
Kaya kafasını kaldırıp kızın yüzüne baktığında onun gözlerinin kapalı olduğunu gördü ama umursamadan kızın üzerinde doğruldu bir eliyle hızlıca kendi kemerini çözüp fermuarını açtı.
Kız öylece sabit altında duruyordu...
Bir çırpıda kendi üstündekilerden kurtulmuştu, şimdi sıra kızın elbisesindeydi.
O kadar azmıştı ki kızın üstünü çıkartmak için hiç çaba sarf etmedi, dolgun gögüslerini önüne seren dekolteden aşağı doğru ilerledi. İki eliyle elbisenin bitişinden tutup hızlıca üstünden çıkarttı. Karşısında gördüğü kırmızı dantelli iç çamaşırlarından belli olan gögüslerin güzelliğiyle büyülenmiş adeta ağzı sulanmıştı. Karaca çıkan elbisesini fark edince utançla kızarmış ama artık buradan dönüşü olmayacağını düşündüğü için sesini çıkartmamıştı. Gözlerini açtığında karşısında kalkmış erkekliği ve çırılçıplak teniyle ağzından sular akarak onu izleyen adamı gördü. Sanki kadınlığından gelen sıcak bir ıslaklık vardı yada o öyle hissediyordu. Tam bunları düşünürken adam onu boğazından tutup üstüne tekrar ağırlığını vermiş ve diğer eliyle de, kızın kırmızı tangasının altından soktuğu kalın parmaklarıyla da kadınlığını okşamaya başlamış zevk suyunu oradan oraya doğru yayıyordu.
Karaca şuan sadece anın büyüsüne kapılmış zevk almaya bakıyordu ve tuhaf bir biçimde adamın dokunuşlarını onu zevke getiriyordu. Kaya kızın üstünde duran çamaşırlarından rahatsız olmuş ten tene değsin istiyordu. O kadar usta bir şekilde hızlıca çıkartmıştı ki hem sütyeni hemde kilodu, kız şok olmuştu. İşte şimdi adamın önünde uçları kabarmış dolgun gögüsler duruyordu. Kaya hemen o kalkan gögüs uçlarını öpüp emmeye yalamaya başladı...
Karaca zevkin ve alkolün verdiği cesaretle adamın kafasını iyice göğüslerine bastırıyor Kayanın güçlü vücudunun altında kıvranıyordu...
Kaya kızın hareketlenmesiyle iyice azmış,
-"demek sonunda istediğim hale geldin yavrum" diye homurdanıp sırıtıyordu.
Tek hamlede kızı bastırarak tam erkekliğinin hizasına çekti, şişmiş erkekliğinin başını kızın içine yavaşça iteklediğinde o kadar zorlandı ki Karacanın kendini sıktığını zannettiği için yavaş yavaş sokmaya çalıştı...
İşte şimdi tam kafası girdiğinde demir gibi olan erkekliğinin yarısından fazlasını da peşinden sokmuştu, inanılmaz zevk alıyordu.
"ne lan bu böyle çok dar" diye düşünüp kendinden geçmişken, Kızın tiz çığlığıyla daha fazla zevke geldi.
Bu sefer daha da hızlanmış git gel yapıyordu.
Karacaysa, her şeyin ilk defa olmasına rağmen, çektiği acının yanında yoğun bir haz dalgasıyla iyice kenetlenmişti Kaya'ya.
Bedenini alev alev yakan bu yeni tutku, Kaya’nın güçlü kollarında daha da çıldırtıcı bir şekil almış, kendinden geçmesine sebep olmuştu...
Kim bilebilirdi ki bu tek gecelik ilişkinin bir aşka döneceğini, nereden bilebilirlerdi ki hayatın onları Urfada karşı karşıya getirebileceğini....

