O gecenin üstünden tam üç gün geçmişti. Lanet olasıca üç gün! Alparslan'ın bu süreçte aklına kancayı takmış çıkmayan o kız, sinirlerini bozuyordu. Ayrıca Rüya'ya olan benzerliği zihnini iyice bulandırıyor ve eskiden gördüğü kabuslarını tetikliyordu. Elindeki kalemi masaya atan Alparslan, içindeki öfkeyi örselemek istercesine kendini işlerine vermişti. Oysa ki bırak işi, şu an nefes alma isteği bile yoktu. Meva denen o sinir bozucu kız, aklından çıkmadığı gibi sinir katsayısını da durmadan yükseltiyordu. Alparslan o gece duyduğu güzel sesten mest olmuş, rakıyı su içeri gibi içmeye başlamıştı. Bir şey vardı, boğazını düğüm düğüm eden canını yakan bir duygu vardı içinde. O gece gözlerini, Meva'nın üstünden alamamıştı. Tırnaklarını saklamış uysal kedi haliyle ne kadar da güzel olduğunu düşünü

