15.Bölüm

3534 Words
Rüzgar çayın boğazında kalmasının etkisi ile öksürmeye devam ederken ben Nebahat Hanıma dönüp "Onu nereden çıkardınız?" Şuan şok içindeydim ne demek tüm bunlar yeni bir oyun mu? "Asiye sizin odayı temizlemek için girdiğinde testi görmüş aldı bana getirdi." "Ne testi? Anlamadım ben. Neyden bahsediyorsunuz Allah aşkına. Torun falan karıştırdınız sanırım. Yok öyle bir durum” Kahretsin. Allah kahretsin banyodaki test! Karıştırmadı lavaboda unuttum onu bıraktım öylece bittim ben bittim. Ece'nin gebelik testi bizim banyoda kaldı hah Asiye yeme içme git yetiştir zaten. "Gebelik testi kızım çift çizgiydi işte." "Bakın durum öyle değil." O sıra Ece ile göz göze geldim yalvaran gözlerle bana bakıyor. Allah'ım benimde hamile olmam imkansız Rüzgar şoktan çıkmış olacak ki ani bir tepkime ile çıkıştı. "Ne bebeği anne ne saçmalıyorsunuz siz?" "Oğlum sizin banyoda gebelik testi varmış Asiye görmüş almış getirdi bana gelin hanım gebe diye." Rüzgar öfke dolu bana baktı. Resmen gözünde tek başına bebek yapmayı nasıl becerdin kutsal bakire bakışı vardı. Ya da teknoloji mi ilerledi aynı yatakta yatınca bebek mi oluyor ne işler peşindesin küçük şeytan bakışı. Ses çıkaramadım. Hapı yutmuştum ben ne yapacağım şimdi? "Çok sevindim torunumuz oluyor Ekrem Bey." Ekrem Baba "Tebrikler çocuklar Allah analı babalı sağlıklı doğup büyümesini nasip etsin." Allah neyi analı babalı büyütüyor. Yok bebek falan yok. Masadaki duran sudan bir yudum içtim. İçim yanıyordu vücudum şuan 50 60 derece ateşli alev topu var içimde. İşler boka sarmıştı ben bu boktan nasıl kurtulacaktım. Ben kime neyi nasıl açıklarım. Rüzgar öfkeli bir ses tonu ile. "Sen emin misin hamile olduğundan?" Cevap veremedim. Eminim tabiki hamile felan değilim ben. Adam soruyordu haliyle kendinden olmadığını bildiği bir bebek vardı ortada kaldı ki hamile değilim. Ne yapacağım ben şimdi. Rüzgar'ın uyaran tonu ile. "Sana diyorum?" "Şey ben..." "Oğlum test çift çizgi işte gebe diyoruz ya. Sen ne öyle istemez gibisin. Herkese söyleyeyim torunum olacak. Kızım sende ailene söyle şöyle hep birlikte bir yemek yiyelim. Vallahi bu kadar çabuk beklemezdin sizden bebek haberini." "Anne kimseye bir şey söyleme biz birde hastaneye gidelim kesin sonuç alınca konuşuruz." Bencede hastaneye gidelim benim hamile olmadığım çıksın ortaya. O sıra Asiye geldi. "Tebrik ederim" Aptal tebrik edermiş her şey onun burnu sokması yüzünden öfkeyle ona baktım. "Sen bu hadsizliği kimden alıyorsun?" "Efendim?" "Odaya girip bize ait şeyleri çıkarmak senin haddine mi?" "Şey ben." "Kes sesini. Bana bak Asiye bu tavrın hoşuma gitmiyor seni ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokma bundan sonra odaya gir temizle çık eşyanın yerini bile değiştirdiği görmeyeyim seninle fena bozuşuruz. Birkaç kez şahit oldum laf taşımana sustum ama yeter. Laf taşımayacaksın bundan sonra." Gözleri dolmuştu Nebahat Anne. "Aaa kızım neden bağırıyorsun kötü niyeti yoktu." "Vardı ya da yoktu ona vazife değil benim banyomdaki şeyi alıp size getirmek. Anladın mı beni Asiye?" "Özür dilerim. Anladım." "Dileme tekrarı olmayacak çekil şimdi." Asiye gitti. Asla yapmayacağım bir tavır kimseye böyle davranmayı da sevmezdim ama hak etti terbiyesizlikti bu. Beni zora soktu çaresiz bıraktı. Nebahat Anne "Yavrum kadını neden azarladın ne olmuş sanki öğrendiysek." "Nebahat Hanım kız belki sürpriz yapacaktı kocasına kendi söyleyecekti haklı böyle olmadı hiç. Sen canını sıkma kızım." Masadan kalktım. Ne sürprizi ne kocama söylemesi ya siz benimle ... geçiyorsunuz. Asarım kendimi şu villanın bahçesine görürsünüz sonra babama hesap verin bu kız neden öldü diye. Ece başıma neler açtın sen ben şimdi ne yapacağım. "Afiyet olsun." Hızlı adımlarla odaya çıktım. Ne yapacağım ben şimdi. Ece geldi arkamdan "Yengoş yalvarırım beni açık etme." "Ece bu yalanı ben nasıl devam ettireyim? Rüzgar öğrendi. Delirdin mi sen?" "Sen evlisin yengoş senin olmasını düşünmeleri daha iyi." "Ece Rüzgar'a ne diyeceğim. Evliyiz ya biz hamile sanıyor ama değilim. Bak bu normal değil Rüzgar anlar” Hayır adamla tek yakınlaşmamış öpüşmekten ibaret leylekler getirip karnıma koyamayacağına göre adam benim başka biri ile seviştiğimi düşünecek! Yemin ederim fenalık basıyor. Daha şimdiden hakaretleri kulağıma yankı yapıyor "Yengoş ne olursun söyleme test yanılmış dersin doktorda bir şey çıkmadı dersin. Uydurursun sen ne olur senin sanmaları daha iyi" Rüzgar'ın sanması iyi falan değil adama etikten yalanda olsa aldatılmanın olmamasından bahsedip aa sanırım hamileyim demekte pek etik değil hani. "Ah Ece ah." O sıra odanın kapısı sert biçimde açıldı. Rüzgar içeriye girdi. Öfke saçıyordu gözleri. "Ece dışarı." "Ne oldu?" "Dışarı." Diye bağırdı. Ece odadan çıktı. Rüzgar bana kötü kötü bakıyordu sonra hızla yanıma gelip kollarımdan tutarak duvara çarptırdı sırtımı. Yeşil gözlerine öfke hakim olmuş nefretle bana bakıyordu. Nefesi yüzümün her yerine yayıldı parmakları koluma hayrı sayılır bir baskı yapıyordu "Bu ne demek oluyor?" Cevap veremedim adam haklı bence de bu ne demek oluyor yani. "Beste." Çok öfkeliydi. "Şey ben." Kaşları çatıldı. "Sen kutsal bakire değil miydin? Beni ne ara kiminle aldattın?" "Ne aldatması ne saçmalıyorsun?" "Aldatmadıysan bu bebek nereden çıktı sen Meryem Ana değilsin ya gökten kendi kendine gelmedi karnına bu bebek." Haklı şimdi ben ihanet etmiş gibi oluyorum senin desem öpüşmeyle çocuk mu oluyor Allah'ım! Öleceğim... "Açıkla kiminle ne halt karıştırdın?" "Ben yani Rüzgar göründüğü gibi değil." İyice sinirlenmişti bana hakaretler etmeye devam etti. Gözleriyle dövüyor resmen bu adamdan bunu beklemezdim "Sen gerçekten sandığımdan daha basit bir kızmışın. Tek gecelik o gece kulübü güzellerinden farkın yokmuş." "Benimle doğru konuş." "Neden beni aldattığın için madalya mı takayım?" Aldatmak aramızda bir bağ yoktu olmayacaktı da bunu en başında konuştuk. "Sen beni hiç aldatmadın sanki bana burada kelime oyunu yapma." "Her seferinde bana kızan sendin ama kınadığın şeyi yapıp üstüne bebek mi peydahladın? Ben başka tenlerde avunmam Rüzgar benim cinsel hayatım yok Rüzgar maşallah bebek yapacak kadar yoğun bir cinsel hayatın varmış." "Bana bak." Bileğimi sıktı. "O karnındaki veledi bana yediremezsin annemle babam torunları sanabilir ama ben gerçekleri biliyorum. Bu çocuğu doğurma niyetin varsa boşanırız sen bebeğin babasına gidersin." Öfkelenmiştim. Kimdi bu kendini ne sanıyordu hamile olmuş olsam bebeğimi ona kakalayacağımı mı zannediyordu gerçekten. Gerizekalı öyle olsa zaten senin gibi embesili baba diye seçer miyim? Senden çocuk yapacak kadar salak kadın var mı acaba yeryüzünde. "Sen kendini ne zannediyorsun?" "Büyük bir aptal zannediyorum. Hep diyordun ya aptalsın, gerizekalısın diye haklısın tam da öyleyim ben. Seni saf, masum kız zannederken şeytanmışsın gebelik testini bu evde yapmana ne demeli büyük cesaret. Ailene ne diyeceksin herkese açıklaman ne olacak?" Terbiyesiz herif sanki ona muhtaçtım hayır böyle bir halt yesem başkasından çocuk yapsam zaten sen kimsin de benim çocuğuma baba olarak seni seçeyim gerizekalı adam! Çok sinirlenmiştim. Ukala bencil bir domuzdu. "Yeter kes şunu sana ya da başkasına bir şey ispatlamak zorunda değilim. Umurumda değilsin." "Benimde sen ve karnındaki piç umurumda değil kakalayacak başka baba bul." Tokat attım o anda. Nasıl bu kadar fütursuzca konuşabilirdi. Tepki vermedi tek kelime etmedi odadan çıktı ve gitti. Nasıl sözlerdi onlar karnındaki piç dedi. Ben hamile olmuş olsaydım karnımdaki günahsız ve masum bir bebeğe piç diyecekti yani. İğrenç mahlukat. Yatağın üstüne oturdum ağlamaya başladım ben ne yapacağım böyle bir yalan dolandı kaldı. Şeyma'yı aradım üçüncü çalışta açtı. "Şeyma." "Kuzum iyi misin?" "Değilim." Şeyma'ya her şeyi anlatabilirdim. "Ağlıyor musun?" "Çok kötü şeyler oldu?" "Ne oldu?" "Ece hamile." "Ne?" "Bugün test yaptık ve testi banyoda unuttuk bizim meraklı hizmetçi testi Nebahat Anneye göstermiş odaya temizlik için girdiğinde görmüş Nebahat Anne kahvaltıda testi gördüğünü söyledi bebeği benim zannediyorlar. Torunum olacak diye mutlu kadın Rüzgar şaşırdı tabi adamla sadece öpüştüm ee öpüşülerek çocukta olmadığına göre bebeğin kendinden olmadığına adı kadar emin bana bir ton hakaret etti resmen bana ucuz kadın muamelesi yaptı." "İnanamıyorum ee?" "Karnındaki piçi kakalayacak başka baba bul dedi bende tokat attım ve gitti oda." "Rüzgar'a bak terbiyesiz herif." "Aptal tam bir aptal." "Bu yalandan nasıl kurtulacaksın?" "Bir bilsem." "Beste söylesen mi Ece hamile diye bak bu büyük bir mesele o kız küçük zaten bunu aileden gizlemesi doğru değil. Kaldı ki sen burada zan altında kalıyorsun Ece gerçek evliliğiniz olduğunu sanıyor ama değil." "Evet değil bilmiyorum söylemek doğru mu bana güvendi. Hem 19 yaşında yani kararı tek başına verebilir." "Of oda doğru valla bilmiyorum bende." Normalde ikinci beynim olurdu kendisi çıkmaz sokaklardan çıkarırdı beni ama oda tıkandı kaldı haklı bence haklı yani bu konu iki ucu boklu değnek durumu asla işin sonunda güzel bir şey yok. Odanın kapısı açıldı o sıra Rüzgar girdi içeri beni süzdü baştan aşağı. "Neyse canım konuşuruz yine kapatıyorum." "Tamam haber ver merak ederim." "Tamam." Telefonu kapadım. Yanıma geldi. "Ne haltlar karıştırıyorsun sen küçük şeytan?" "Hiç." Ayağa kaldırdı beni. Ne oluyor buna yine. "Sen regl değil misin?" Yani son günümdü bugün ama evet regl sayılırım. "Evet." "Dün baya bi içtin." "Bu ne hafıza tazeleme oyunumu oynuyoruz?" Kolumdan tuttu. "Dün baya alkol aldın yani değil mi?" "Aldım ne var aldım?" "Hamile olman teorik olarak imkansız. Şüphelenirken alkol almazsın değil mi ya da benim bildiğim regl olunca hamile olamazsın yanlış mıyım? Ne işler peşindesin dökül. Bilerek mi yaptın boşanalım diye?" Cevap veremedim. Doğrusun doğrı. Adam haklı yemin ederim zehir gibi kocam var. Kafası nelere çalışıyor değilim tabi hamile filan. Ben bu kadar pratik düşünemezdim kriz anında aslında boşanabilmek için iyi bir bahane sayılır ama babam kalpten gider bu kez "Bilerek yapmadım boşanmak için böyle bir şey mi seçerim sence?" "Bu test neyin nesi Beste Şeyma'nın filan mı yoksa senin çantada kaldı sende çöpe mi attın?" "Hayır Şeyma'nın değil saçmalama." "Eğer Şeyman'nın göütünü topluyorsan söyle." Nereden çıktı Şeyma akla gelen ilk isim hemen benim masum arkadaşım. Onun değildi benim de değildi zaten of Allah'ım... "Hayır diyorum hayır onun değil." "Kimin o zaman sen regl iken nasıl hamile oluyorsun." "Şey ben." "Sen ne? Evlendiğimizden beri gece dışarı çıkmadın bile. Bir yerde kalmadın gündüzleri genelde Şeyma ilesin ne ara bebek yapmaya vakit buldun?" Hesapladığı şeye bak ulan aldatmak istesem kaşla göz arasında zaman yaratır yine yapardım. Bu öyle bir şey değil ki. Kolumdan tutup odadan çıkardı "Ne yapıyorsun?" "Gidiyoruz." "Nereye bırak kolumu." "Hastaneye şu bebeği birde yakından görelim bakalım." "Ya bırak beni istemiyorum. Bırak." Bırakmadı merdivenlerden zorla indirdi evden çıkartmak için çekiştirirken Nebahat Anne gördü "Oğlum nereye?" "Hastaneye anne bebeği yakından göreceğiz." "Tamam tamam resmini de alın getirin bize." Oldu çerçeveye koyalım istersen. Bu kadında beni öldürüyordu. Evden çıkardı arabaya zorla bindirdi ve çalıştırdı. "Zorba mısın sen? Bırak beni" "Sus küçük şeytan." "Bana hakaret etme yeter." "Hak ediyorsun üzgünüm." Aptal ya bundan nefret ediyorum insan olamaz yani. Yol boyunca boş boş konuştu neler karıştırdığımı öğrenecekmiş her şey açığa çıkacakmış. Oyun olan evliliği erkenden bozmak için uydurmuşum bunu salak evliliği bozmak için hamileyim teorisi mi atarım ortaya bu daha çok beni boka batırırdı. Kendisi gibi salak olduğum sanıyor Araba durdu geldi arabadan indirdi yine çekiştire çekiştire içeri soktu danışmaya gittik. "Buyurun." "Eşim hamile bebeğe baktırmaya geldik." "Tabi daha önce geldiniz mi doktorunuz kim." "İlk gelişimiz kim olduğu önemli değil işimiz acil." "Peki şuanda Orhan Bey'in hastası yok karşıdaki ikinci kapıya gidebilirsiniz." Kapıya doğru yöneldik. Resmen kakışlıyordu beni rahatsız olmuştum muayenede olmak istemiyorum ben "İstemiyorum bırak beni." "Kapa çeneni." İçeriye soktu beni. Doktor bizi görünce gülümsedi. "Hoş geldiniz." "Hoş bulduk." "Evet şikayetiniz neydi." "Eşim hamile biz bebeğe bakmak istiyoruz." "Tabi kaç aylık hanımefendi." "Şey ben... Bilmiyorum." Yok ki ayı olsun olmayan bebeğin neyine bakacaksın bom boş bir karın görürsün ancak doktor... "Tamam geçin şöyle yatın ultrasonla bakalım." Öylece dikiliyordum. Rüzgar arkadan yanaştı hafifçe itti. "Hadi." Bacaklarım titriyordu. Sedyeye doğru yürüdüm yattım. Doktor geldi. "Kan sonuçlarını ne zaman aldınız?" "Şey." Rüzgar atıldı. "Test yaptı o sonuç pozitif çıktı." "Keşke kanda verseydiniz. Gebeliğin başıysa gözükmez ultrasonda neyse bakalım buradan yine de. Karnınızı açın." Zorla karnımı açtım resmen. Jeli karnıma döküp aleti karnımda gezdirmeye başladı bir süre ekrana baktı sonra dönüp bana baktı ve yeniden ekrana. "Testi ne zaman yaptınız?" Rüzgar atıldı yine sanki ona soruyorlar konuşmama fırsat vermedi. "Bugün." Aleti gezdirmeye devam etti ve sonra çekti. "Üzgünüm bebek gözükmüyor bazen testler yanıltabiliyor. Dediğim gibi başıysa zaten ultrasonda gözükmez hemen." "Ama pozitif çıkmıştı." "Kan ve idrar testi verin bence en sağlıklısı o." "O yaptığı test pozitif çıktı ama eşim hamile değil mi şimdi?" Doktor bana döndü. "Reglin kaç gün gecikti eğer olmazsan bir hafta sonrada kan testi yaptır istersen" "Şuan regliyim." Doktor şaşırdı. "Regliyken test yapmanızın anlamı yok ki hamile olmadığınız zaten açıkça belli iken neden test yaptınız?" "Şey bilmiyorum." Benim değil o regl iken test yapacak kadar aptal değilim çok şükür Ece ah Ece nelere bulaştım böyle. "Anne olmayı çok istiyoruz demek ki ama regl durumunda gebelik çok düşük ihtimaldir yani test nasıl pozitif çıktı bilmiyorum ama hamile değilsiniz. Hormonel olabilir siz içiniz iyice rahat etsin istiyorsanız reglinizden bir hafta sonra tekrar test yapın pozitif çıkacağını zannetmiyorum ama." "Tamam sağolun." "Regl iken idrar tahlili veremezsiniz ama kan verip baktırın isterseniz dediğim gibi hamile değilsiniz bence." "Teşekkürler." Değilim ya değilim kan falan veremem korkuyorum zaten. Hemen odadan çıktım arkamdan Rüzgar ölmek istiyorum şuan utançtan. Kolumu sıkıca tuttu. "Açıkla!" "Ne açıklayayım?" "Sen neler karıştırıyorsun o test kimin?" "Sanane. Bırak kolumu." Bana insan gibi sorsaydı açıklardım tane tane bir şekilde konuşurdum onunla ama o beni suçladı. "Sen nasıl bu kadar ucuz olabiliyorsun şu yaptıklarına bak basit, sıradan... Regliyken neden test yaptın açıkla o zaman." "Canım istedi keyfimin kahyası mısın sen?" İyice sıktı kolumu canımın acısı ile inledim. "Bana bak kiminle ne haltlar karıştırıyorsun sen?" Etraftaki gözler bize doğrulmuştu. "Rüzgar herkes bize bakıyor. Evde konuşalım." "Evde konuşacağız zaten." Hastaneden çıktığımız anda kapının önünde magazin ordusu ile burun buruna geldim. Hemen Rüzgar'ın elini tuttum bunlara kim haber verdi şimdi biranda geldiler. "Beste Hanım hamilelik iddiaları doğru mu?" Eh yuh kesin hastaneden biri aradı bu kadar olmaz. Hasta gizliliği, mahremi denen bir şey var. "Rüzgar Bey bebeği istemediğiniz için içeride tartışmışsınız?" "Kaç aylık acaba?" "Beste Hanım doğuracak mısınız?" Arabaya doğru giderken sessizlikten yanaydım ama sorular devam ediyordu bitmiyordu. "Arkadaşlar ufak bir sağlık problemim oldu onun için kontrole geldim. Hamile değilim." "İçeride tartıştığınız iddiaları doğru mu bir açıklama yapacak mısınız?" Arabaya bindik ve hızla oradan uzaklaştık. "Senin yüzünden gazetecilere de yakalandık bak hemen haber uçurmuşlar." "Benim yüzümden mi senin yediğin haltlar yüzünden." Öfkelenmiştim. Ben bir halt etmedim yeter artık buna haddini bildirmek gerekirdi. "Benimle doğru konuşacaksın Rüzgar yeter. Hadsizlik yapamazsın." Ani frenle arabayı durdurdu. "Benimle evliyken her ne kadar sahte bir evlilikte olsa başka adamla yatıp birde hamilelik şüphesi duyuyorsun bu kadar aptal mısın en azından korunsaydın? Adamla deliler gibi sevişip içine boşalmasına izin verirken aklın neredeydi? Kızım prezervatif diye bir şeyin varlığından haberdar mısın sen ya da doğum kontrol hapı sen salaksın adamda mı salak!" Dişlerimi sıktım. Maşallah iki dakikada burada cinsel konularda ders verdi. Korunmaymış korunmayı biliyoruz herhalde salak değilim. "Senin kadar profesyonel bir cinsel hayatım yok ayrıntıları atlıyorum demek ki." Madem böyle şeyleri yaptığımı düşünüyordu öyleyse çok güzel karşılığını alırdı. "Adam kim?" "Ne?" "Beni aldattığın adam kim? Tanıyor muyum?" "Saçma sapan konuşma sür şu arabayı." "Kaan mı?" Ne Kaan'ı hangi Kaan'dan bahsediyor. "Hangi Kaan?" Gözleri büyüdü. "Ha ikisindne de olma ihtimali var yani? Eski sevgilin Kaan'dan bahsettim ama yoksa yeni rol arkadaşın mı? Havalara uçmuştun duyduğunda zaten." "Sen iyice terbiyesizleştin. Adamla yüz yüze gelmedim bile diğeri yani eski sevgilim olanı bir yıldan fazla oldu görmeyeli. Sus artık." "Kim o zaman?" "Sanane yeter." Koluma dokundu. "Anlat bana tamam konuşalım. İlk seferin miydi?" İttim elini. "Ne diyorsun sen ya ilk seferim falan." "Beste bakire olduğunu biliyorum en azından biliyordum." Güldüm neden bunu sadece yanıma yanaşıp beni köşeye sıkıştırmakla mı anladı. "Nereden biliyorsun sana o kadar emin olma demiştim." Güldü yüzümün önüne düşen saçlarımı geriye attı. "Kötü bir şey yok değil mi? Beste eğer biri sana isteğin dışında dokunduysa siker atarım o orospu çocuğunu. Kim yaptı sana bunu söyle güzelim hadi?" Gözlerimi devirdim adam delirdi yazdıkça yazıyor az önce aldatan kaltaktım, sonra deneyimsiz cinsel hayatı olan bir aptal şimdi tecavüze uğrama ihtimali olan mağdur. "Saçmalama kimse bana bir şey yapmadı yeter kes artık. Sür şunu." Cevap vermeden arabayı yeniden çalıştırdı. Adam yok ki olsa çıkar derim şu diye yedim bir halt derim de vallahi billahi masumum ben bebekler gibi masum, saf ve bakire bir kızım. Neler oluyor böyle hayatım bir ay içerisinde Dallas'a döndü Rüzgar kalbi taş bir adamdı sözlerini söylerken hiç acımadan öylece savuruyordu. Kalbim onun söyledikleri karşısında tuzla buz oluyordu onu bu kadar önemsememem gerek ama içimde ona karşı bazen anlamsız bir sevgi ya da adı her neyse bilmiyorum bir iyilik beliriyor. Kokusu, gözleri, gülüşü... Beni baştan çıkarıyor gibiydi. Bir adım atsam ulaşacak ama dokunsam yanacak gibiyim beni parçalara bölecek bir adam zaten o asla aşktan anlamaz kalpsiz biriydi onu sevmemem lazım. Araba tekrar durdu kafamı çevirip Rüzgar'a baktım. "İn hadi geldik." Arabadan indim. Duygusuz hayvan onu beklemeden bahçenin merdivenlerinden iniyordum ki arkamdan gelip elimi avucunun içine sabitledi. Eve girdiğimiz anda kapının önünde Nebahat Anne bizi bekliyor. "Ultrason resmini aldınız mı? Kaç haftalık torunum." Aldık aldık Melahat! Her şeyden çıkma bir zaten sen ve o yardakçın Asiye'nin bok yemesine olay buralara geldi ay ben dayanamayacağım söyleyeceğimmiş geveze. "Oğlum nerede torunumun resmi?" Rüzgar öfkeli sesle. "Torun yok anne!" Nebahat Anne'nin gülen yüzü soldu. "Nasıl yok test yapmış kız." "Yanıltmış işte hamile filan değil." Beni bırakıp odaya çıktı Nebahat Anne yüzüme dokundu "Üzülme kızım olur daha yeni evlisiniz?" Ya nasıl üzüldüm nasıl. Kaderimden uyuyamam bugün ben. Gülümsedim ve merdivenlere yöneldim o sıra ısrarla çalan telefonumu açtım "Annecim." "Aşk olsun Beste evlendin değiştin sen kızım." "Anne ne oldu?" "Huyun suyun değişti senin." Alla alla teker teker gelin be yeter. Annem bile Nebahat'e benzemeye başladı. "Ne alakası var ne oldu?" Odaya girdim o anda Rüzgar koltuğun üstünde telefonu ile oynuyordu annemle konuşmaya devam ettim. "Hamileymişsin." "Yok öyle bir şey anne." "Nasıl yok test yapmışın işte annene söyleme kızım sen hiçbir şey." "Anne hamile filan değilim!" Bu cümlem üzerine Rüzgar kafasını kaldırıp bana baktı. Onu umursamadım bile. "O test ne hem hani Rüzgar'dan nefret ediyordun öyle bir şey olmamıştı. Kız siz ne ara o raddeye gelediniz." "Olmadı anne of lütfen üstüme gelme." "Kızım beni delirtme sen ne haltlar karıştırıyorsun Rüzgar'la birlikte olmadın mı sen şimdi?" "Hayır anne hayır!" Herkes ayrı ayrı soruyor herkes kendi merakını gidermeye çalışıyor her biri Beste'yi eziyordu. Kimse Beste nasılsın ne hissediyorsun demiyordu. Yeterin bir nefes alayım izin verin. "Beste kızım sen nasıl bir yoldasın bak babandan önce ben kalpten gideceğim." Orospu olacağım anne kötü yola düştüm gece 12 dedim mi E-5 çıkarıyorlar beni alla alla o nasıl bir sorgu sual nasıl bir yoldaymışım vallaha beni soktuğunuz evlilik saçmalığı yolundayım. "Anne sakin olsana lütfen." "Yavrum sen neden test yaptın o zaman Rüzgar'la olmadıysa kimle oldu aman Yarabbi aldattın mı yoksa?" Delireceğim birazdan. Aldattım diye bas bas bağırasım var anca öyle rahat bırakırlar. Herkesin aklına gelen ilk şey tamam haklılar ama kimse beni gerçekten dinlemek için sormuyor hepsi kendi kafasına göre. "Anne saçmalama." "Kız baban duyarsa ölür ölür hem o Nebahat var ya seni parçalara ayırır Rüzgar'ı aldattın diye ah benim akılsız kızım sen kimlerle yatıp kalkıyorsun." İyice öfkelenmiştim bu yargısız infazlar iyiden iyiye canımı sıkmaya başladı. Annem bile ya annem bile bana sen kimlerle yatıp kalkıyorsun dedi sen kendi doğurduğunu tanımamışsın daha. "Anne yeter anladın mı yeter! Baban ölür, baban mahvolur, bana baban ölür diye diye bu evliliği yaptırdınız şimdi kalkıp bunu neden yaptın diye hesap sormayın?" Kurduğum cümle üzerine Rüzgar kaşlarını çatarak ayağa kalktı. Bana doğru bir adım attı. "Kızım sen ne diyorsun?" "Diyorum ki beni bu evliliğe zorladınız bu evde sizden uzaktaysam sorumlusu sizsiniz şimdi istediğimle yatarım, istersem çocuk yaparım bu evlilik zaten bir gün bitecek kimse kimseye bağlı olmak zorunda değil. Yeter bunaltmayın beni artık. Nasılsın mutlu mısın kızım diye sormak yerine hesap soruyorsun. Sıkıldım herkesten ve her şeyden.” Telefonu kapadım. Rüzgar yanıma gelip kollarımı sıkmaya başladı. "Sen ne biçim konuşuyorsun? Sesini ayarla evde koparırım o dilini. Oyun falan diye konuşmayacaksın evdeyken. Temkinli olacaksın” "Sanane sana mı soracağım?" Kolumda olan elleri çenemi buldu bu kez kocaman elleri ile yüzümü sıkmaya başladı. "Bu ses tonu ile konuşamazsın eğer annem ya da babam bu söylediklerini duyarsa mahvolursun." "Banane ben neden mahvoluyorum acaba asıl sen mahvolursun." Beni dolabın kenarına sıkıştırdı. "Seni gebertirim küçük şeytan inan bana bunu yaparım." "Bırak beni." Diye çığlık attım. Kollarını gevşetti. "Sen hayatını istediğin gibi yaşarken ben sana hesap vermek zorunda değilim." "Bana inat olsun diye mi yapıyorsun bunları? Onun için mi yattın o adamın altına?" "Sanane öyle ya da değil seni ilgilendirmez." Öfkeyle ellerini yumruk yaptı gözlerimden ateş çıkıyordu sanki. Bana mı vuracaktı. Vurmadı yumruğunu dolaba geçirdi. "Kimse kimseye bağlı olmak zorunda değil lafını sana ağır ödeteceğim. Pişman olacaksın." İtekledim onu bu kez öfkem galip gelmişti ve onu kendimden uzaklaştırabilecek güçteydim. "Senden nefret ediyorum defol." "Bende senden nefret ediyorum." O anda odanın kapısı açıldı Nebahat Anne, Ekrem Baba, Ece. Ekrem Baba sinirli bir sesle "Neler oluyor ev inliyor sesinizden?" O kadar öfkeliydim ki. "Onu oğlunuza sorun kendisi hadsizlik yapmaya bayılıyor." İşaret parmağını bana sallayarak üstüme yürümeye başladı Rüzgar, Ekrem Baba "Rüzgar uzak dur kızdan." Rüzgar'da çok öfkeliydi. "Siz karışmayın baba aramızda bu konu." "Madem aranızda bu kadar gürültü yapmayacaktınız o zaman." "Bu kız sakin kalmamı imkansız bir hale getiriyor." Ona doğru yürüdüm "Bana bu kız diyemezsin." Bileğimi kavradı Rüzgar "Kapa çeneni." Nebahat Anne bağırdı bu kez. "Neler oluyor size daha bir iki saat önce iyiydiniz. Bebeğinize bakmaya gittiniz." "İyi filan değiliz anne gördüğün gibi Beste her zaman sorun yaratır." Öfkelenmiştim devamlı beni suçluyordu. Yerde duran çantamı aldım. "Sorun yaratmayım ben gideyim o zaman." Rüzgar öfkeyle elimdeki çantayı alıp yere attı Nebahat Anne tiz bir sesle. "Nereye gideceksin kızım kavga oldu diye ev terk edilmez barışırsınız." "Anne odadan çıkar mısınız tamam biz Beste ile konuşacağız." "Ama." "Anne." Ekrem Babanın sesi duyuldu. "İyi çıkıyoruz şimdi ama eğer kızın canını acıtırsan seninle fena bozuşuruz." Herkes odadan çıktı Rüzgar bana yaklaştı. "Kimse kimseye bağlı değil artık ne yapmak istiyorsan yap umurumda değilsin gözümde böcek kadar değerin yoktu zaten şu saatten sonra da olmaz." Beni odada böylece bırakıp gitti. Ne demek böcekkadar değerim yoktu terbiyesiz pislik asıl senin benim gözümde değerin yok. Kendimiyatağa atıp ağladım. Delirecektim bana bunları nasıl söyler. Sensin böcek, sensindeğersiz pislik.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD