Sabah gözlerini Behram'ın kollarında açtı Dilda. Sebebini bilmediği bir huzur vardı içinde genç kadının. Belki de gerçekten sevilmenin verdiği bir huzurdu bu. Her koşulda yanında olacağını hissettirmişti Behram karısına, her şeyi, herkesi karşısına alacağını... Beline dolanmış kolların arasından yavaşça çıkmaya çalıştı ama Behram öyle sıkı sarılmıştı ki sanki kaçacaktı Dilda. Zar zor da olsa çıkmıştı yataktan. Üstüne sabahlığını alıp geçti mutfağa. Çayı koyup güzel bir kahvaltı hazırladı kocasına... Masayı kurduktan sonra Behram'ı uyandırmaya gitti. Öyle derin uyuyorduki, hiç uyanmaya niyeti yoktu genç adamın. Yanına oturup seslendi ama bana mısın demiyordu kocası. İyice yaklaştığı anda nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde kendini Behram'ın altında buldu Dilda. "Hani uyuyordun sen?" ded

